
|


Sezen Aksu konserinde Zeynep diye bir kız
KAYNAMA NOKTASI
Ahmet Salih
İstanbul Şehir Tiyatroları’nda köşe yazarları ve gerilim Açıkhava Tiyatrosu’nda çokkültürlü ve etnik bir konser
Sezen Aksu’nun artık bir geleneğe dönüşmüş olan yaz konserleri festivaller diyarı İstanbul’da (festival programlarından) ayrıksı ama önemli bir sosyal olaydır. Ve entelektüel ajandalarda da kayıtlıdır. Aksu bu konserlerde her sene karşısına seyirci olarak tam bir İstanbul mozayiği oturtur. Geçen çarşamba gecesi Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki ilk konserinde Sezen Hanım’ın izleyicileri türbanlı genç kızlardan mankenlere, ünlü işadamı ve kadınlarından sol sosyete mensuplarına uzanıyordu. Bu yıl Yılmaz Erdoğan’ın sahibi olduğu Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) tarafından düzenlenen Açıkhava Konserleri BKM yöneticisi Necati Akpınar’ın güleryüzüyle ferahlamıştı.
Sezen Aksu’nun her yılki yaz konserlerinin ilki popüler dünyanın bir çeşit "sezonluk vaftiz töreni" olduğu için protokol sıraları da yine mekanın tümü gibi "ful çekmişti". Deniz Akkaya kaynak yaptırdığı saçları ile konsere daha başlamasına bir saatten fazla kala gelmişti. Ayşe Hatun Önal ise geç geldi. Emel Sayın protokoldeki yerini kızı yerine koyduğu yeğeni ile aldı. Selin Denizli hasret şarkılarını dinlemeye Dünya Kupası’nda olan sevgilisi İlhan Mansız’ın hasretiyle geldi. Sezen Hanım’ın teknik direktör olarak İtalya’ya gitmeden kısa bir süre önceki bir karşılaşmalarında "Uzak diyarlarda evli barklı, mutluluk en çok onun hakkı" şarkısını fısıldadığı Fatih Terim’in kızları Merve ve Buse de protokol konuğuydu. Cem Boyner, Açıkhava Tiyatrosu’na karanlıkta girdi. Cem Özer ise aydınlıkta. Özer’in eski eşi Esin Maraşlıoğlu, Sezen Hanım’ın modacısı olarak protokoldeydi. Emre Aköz-Nur Çintay ikilisinden ilki Sezen Aksu’yu (sosyologlar arasında çok trendy bir vaka olduğu üzre) sosyolojik açıdan, ikincisi ise moda ve trend açısından dikkatle izliyor olmalıydılar ki çok ciddiydiler. Şehrazat’ın poposunda koca bir Amerikan bayrağı olan jean’i şıktı. Bir ara ayrı yaşadıklarını deklare eden Atıf Yılmaz-Deniz Türkali de konsere birlikte (ve Deniz Hanım’ın torunuyla) geldiler. Deniz Hanım özellikle heyecanlıydı. Çünkü kızı Zeynep Casalini, Aksu’nun arkasında vokal yapacaktı. Zeynep tam bir sahne canavarı. Sezen Aksu’nun "Şımarık" parçasının İngilizcesini beline zilli bir kumaş parçası bağlayıp yaptığı oryantal dans eşliğinde söyleyişi izlenmeli. Muhteşem. Zeynep aynı parçayı Sezen Hanım’ın bugünkü İngiltere konserinde de söyleyecek.
Sezen Aksu’nun bu yılki konserinin son yıllardaki en şahane performansı olduğu, seyircisine duyduğu saygının konserin her aşamasında hissedildiği, tam bir "comeback" yaptığı yolundaki değerli yorumumuzdan sonra bu mevzuyu kapatalım.
* * *
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nden sonra şimdi de İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları kaynamaya başladı. Sekiz yıl içinde beş kez yönetim değiştiren kurumda huzursuzluk iyice arttı. İstanbul Belediyesi Kültür Daire Başkanı Şenol Demiröz’ün oyuncuların iddiasına göre bir dekoratörü genel sanat yönetmenliğine ataması, yönetim kuruluna ise Al Baraka Türk adlı finans kuruluşundan bir şahsiyeti ya da Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinden iki köşe yazarını ataması (meslektaşlarımız da her işi başarıyla yapabileceklerini sanıyorlar), yönetim ile sol ağırlıklı oyuncu kadrosunun karşı karşıya gelmesine neden oldu. Sanat kurumlarımızda sular acilen durulmalı ve repertuvar ve performans çalışmalarına konsantre olunmalı.
* * *
Özel kuruluşlar bu işi gayet iyi götürüyor. Mesela Yapı Kredi Sanat Festivali kapsamında bir önceki cumartesi akşamı yapılan Hevia konseri de çok iyiydi. İspanyol gaydacı Hevia’nın sahnesine konuk ettiği Birol Topaloğlu ("gaydanın kardeşi" tulum çalıyordu), darbukacı Mısırlı Ahmet ve Yeni Türkü grubu ile iyice coşan bu çokkültürlü, etnik konsere, saydığımız bu kavramlara rağmen sol sosyetenin ilgisi azdı.
Merkez sosyetenin ilgisi ise geçen perşembe akşamı Ortaköy’e yönelmişti. Aksel Goldenberg’le Club Med’in sahibi Jeremie Trigano’nun ortak olarak açtığı Dada, paparazziler için verimli bir yer olmayacak gibi. Paparazziler kapıda bekliyorlardı ama konuklar televole kapsamına uygun değildi. Berna Yılmaz-Berna Tokar, Cem Duna, Burhan Karaçam gibi iisimler de gençlerin çoğunlukta olduğu açılıştaydı. Dada medyatik olmak istemeyen kremanın mekanı olmaya aday.
Geçen hafta haberini verdiğimiz Ahmet Altan-Everest Yayınevi transfer görüşmesinden bir anlaşma çıkmamış; Altan yayınevlerinin iştahını kabartmayı
sürdürüyor.
Yazara e-mail
PAZAR


Edebiyatta ve mutfakta Selim Usta
‘Sayın Apo’ ağzımdan kaçtı
Çocukluk arkadaşlarının ‘gerçeküstü’ restoranı
Cezam konuklara keman çalmaktı
‘Küçük Madonna’ küçük Osbourne
"Tony Curtis’in dublörüydüm"
Şehre gece yarısı kurulan köy pazarı
Okulumuz depreme hazır
Rakı içmenin farklı yolları
Babalar için bol köpüklü şampanya
Anadolu kültürleri Nostalji Bahçesi’nde
Yeniköy’de bir İsviçre kahvesi
Al Dente futbol
İngiltere’yi idare eden güçlü aileler
Tarih eğitimi, politikaları ve tarihçiler
Değerli dokunuşlar
Sezen Aksu konserinde Zeynep diye bir kız
Yeniden hoş geldin, Sait Faik...
Sirk, Jumbo ve Babalar Günü
Gotti’yi özlemek
SAYFA BAŞI

|
|

|