
|

Güneş, Koç Burcu’na girerken
Koç Kültür Sanat Tanıtım’ın çıkardığı "Aries", iştahlı kültür sanat takipçilerinin kütüphanelerine girmeye aday bir dergi.
SEMA ASLAN
Genel Müdür M. Özalp Birol, Genel Yayın Yönetmeni Samih Rifat, Yayın Koordinatörü ve Yazı İşleri Müdürü Melis Şeyhun Gürün ile kültür sanat yayıncılığından tanıdığımız önemli isimleri bir araya getiren Aries, üç ayda bir yayımlanacak olan bir edebiyat, sanat ve düşünce dergisi. Sadelik, derginin karakteristik özelliği. Görsellerin metinler ile iç içe girmediği, uzun söyleşiler ve özgün metinlerin yer aldığı Aries, bugünden itibaren kitapçılarda satışa sunulacak. Her sayıda bir temanın ele alınacağı Aries’te ilk tema "Kitaplık".
Bir dergi fikri nasıl oluştu?
M. Özalp Birol: Koç Kültür Sanat ve Tanıtım Hizmetleri A. Ş.’yi hizmete geçirirken kültür sanat etkinliklerimizi yayıncılık omurgasında şekillendirmeyi düşündük. Bu bağlamda çalışmalarımızı yaparken bir süreli yayın aracılığıyla hedef kitlemizle iletişim içinde olma zorunluluğu ortaya çıktı.
Samih Rifat: Bazı etkinlikler birbirini çağırıyor. Birkaç yıl önce Fol diye bir dergi çıkıyordu; ben de onun yayın kurulundaydım. Orada, derginin yanında yayıncılık yapsak, kitaplar da yayımlasak diye düşünüyorduk. Ama başarılamadı. Burada da bir yayın etkinliği planlarken hemen ikinci üçüncü adımda, bir dergi çıkarsak dedik. İlk projelerle birlikte çıktı dergi fikri. Sonra da o dergiyi tarif etmeye geldi iş; nasıl bir dergi çıkarsak? Alanımız kültür sanat ve düşünce yayıncılığı şeklinde projelendirildiği ve tek bir dergi yapacağımız göz önüne alındığında hepsini kapsayan bir yayın olmasına karar verdik. Piyasadaki bütün dergilere benzemesin istedik, farklı yanları olsun; gerek tasarımında gerek kuruluşunda.
Özellikle kaçındığınız şeyler nelerdi?
S. R.: Tasarımı farklı başta. Çok sade, saydam, görselle metnin birbirine karışmadığı bir dergi. Okunacak yerleri gerçekten okumak için hazırlandı. Resme bakarak okunacak yazılar değil. Bir "kitap - dergi" zaten.
Üç aylık bir formatı tercih ettiğinize göre gündemle örtüşmek gibi bir kaygınız yok?
Ö.B.: Dergiyi bir "kitap - dergi" olarak konumlandırdık. İçindeki konuların günceli yakalamak gibi bir derdi yok. Ama derginin yayımlanacağı süreye rastlayan konular olduğunda onlar da dergide yerlerini bulacak. Mesela ilk sayımızda futbol konulu bir yazı var. Fakat özellikle güncellik gibi bir kaygımız yok. Her sayımızın bir teması olacak. İlk sayımızın konusu "Kitaplık". İlk sayımızın içeriğiyle ilgili çalışmaların yarısından fazlası tamamlandığında ikinci sayısının çalışmaları da zaten başlamıştı Samih’in takım kaptanlığında. Bu arada Ahmet Cemal, Cevat Çapan, Ferit Edgü, Doğan Hızlan ve Tahsin Yücel’den oluşan bir yayın danışmanları kurulumuz var. Deneyimli bir ekipten oluşuyor dergi ki o ekip sahada operasyonu yürütüyor, öteki tarafla da zaman zaman paslaşılıyor; iyi bir takım oyunu olduğu kanısındayım.
Samih Rifat denilince akla gelenlerden biri de "çeviri". Aries’in çeviriyle ilişkisi nasıl olacak?
S.R.: Çeviri de olacak ama çeviri eksenli bir dergi olmayacak. Biz, yazılarımızı "yazdırmak" istiyoruz. Bir de Fol’de yabancı yazarlara yazı yazdırmaya başlamıştık. Yabancı yazarlara doğrudan bir yazı yazdırmak ve onları çevirmek... Bir yerden bir yazı bulup daha önce yayımlanmış bir yazıyı ikinci kez yayımlamak çok hoşumuza gitmiyor. İlk sayımızda bir tane var: Alberto Manguel’in "Robinson Crusoe’nun Kitaplığı" isimli yazısı, bir de Rene Char şiiri...
Ö.B.: Yayınevi için telif eser yayımlamamak yönünde bir kararımız var. Büyük ustaların eserlerini büyük çevirmenlerin çevirileriyle yayımlamak istiyoruz. Aslında bunun altında biraz kendi kulvarını belirleyebilme kaygısıyla yayıncılık pazarında da lüzumsuz bir transfer hareketine neden olmamak gibi bir amacımız da var.
Nasıl bir okur kitlesi hedefliyorsunuz?
S.R.: İyi dergiler var piyasada. Bu dergilerin konseptleri farklı bile olsa okurları ortak. Ortalama bir "iyi okur" profili var; sayıları pek fazla değil maalesef. Bizim okurumuz da aşağı yukarı o okur diye düşünüyoruz. Kitap okuyan, sergilere giden, Lorca’nın senaryosunu, Mehmet Güleryüz’ün nasıl desen çizdiğini, Ferit Edgü’nün kitaplık üzerine yazdıklarını okumak isteyecek nitelikli bir okurdan söz ediyoruz. Biraz da meraklı bir okur.
İlk sayıda Mehmet Güleryüz ile yapılmış bir söyleşi var. İlk sayının konuğu olarak neden Mehmet Güleryüz’ü seçtiniz?
S.R.: Biraz zar atımı. "Bir söyleşiyle başlayalım," düşüncesi bize iyi geliyordu. Kim ile ya da hangi alanla başlayalım diye düşündüğümüzde önümüze bir kaç isim geldi. Ama yazı ağırlıklı bir dergi olduğu için söyleşiyi başka bir alandan bir isimle yapmayı tercih ettik. Güleryüz söyleşisinden sonra kitap yazıları, felsefi ya da bilimsel yazılar yer alıyor örneğin. Bir denge meselesi. Bir de Mehmet Güleryüz çok parlak bir kişilik. Ben Güleryüz’ü 30 - 40 yıldır izliyorum; doğrusu konuşmak istiyordum. Oturup ders çalıştım bu konuşma için. Elimizde hazır söyleşiler de var; Terry Eagleton mesela. Sanırım önümüzdeki sayıda yer vereceğiz.
Ö.B.: Birinci sayıya "kötülüköle başlamak istemedik. Eagleton, Türkiye’ye "İngiliz Edebiyatında Kötülük" konulu bir panel için gelmişti.
Neden "Aries"?
S.R.: Koç. Latince olması, Koç Burcu olması, ana kurumumuzu anıştırması hoşumuza gitti.
KÜLTÜR & SANAT


İlahi kürelerin saltanatı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bayrağın yeni bekçisi
Peter Pan’in dönüşü
Adada aşk başkadır
Büyümek istemeyenlerin kahramanı
Güneş, Koç Burcu’na girerken
Sakıp Bey müzesini kurdu
Haliç’e nazır bir sergi
Psikiyatrın takıları
Keder arzuya ayak basınca
"Kırılmış bilek gibi"
Müzikte muhteşem hafta
"65 milyon bizi izliyor"
İki yüz yıllık sorular
"Aşk bir ateştir"
Kutularını bomba sandılar
Karşıt kutuplar
Hangarlarda sanat
Sezonunun ardından
Avşar’dan beraber ve solo türküler
Oy oy Eminem!
Nostaljik tren gezisi
Ayasofya’nın gizli detayları
Alacakaranlık kuşağında gündüz düşleri
Umudun resimleri
"Karagöz, aslında yetişkinler içindir!"
Zor işlerin adamı
Haftanın albümleri
Çağdaş sanat seçkisi
Fütürologlar yalan söylerse
Hayat atölyesi
Mağara - Forum - II
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|