20 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sakıp Bey müzesini kurdu

Sakıp Sabancı’nın 11 Haziran’da halka açılan müzesi, iyice paspasa dönen müzecilik standartlarını bir hayli yükseltecek gibi görünüyor.

     LEVENT ÇALIKOĞLU

     Fermanlar, çağdaş bir görselliğe sahip sülüs yazılar, altın varaklı imzalı eşsiz Kuran - ı Kerim’ler, Osman Hamdi’den Cevat Dereli’ye oryantalist, empresyonist ve kübik - konstrüktürist üslûp çeşitliliği sergileyen Türk resim seçkisi üzerine kurulu Sakıp Sabancı Müzesi, görünüşte birbirinden bağımsız iki ayrı alanı yan yana getiriyor. Eskinin atlı, yeninin hatlı köşkü kendisine yazı ile görüntünün biçimsel ve söylemsel imkânsızlığını hedef seçmiş durumda. Araştırmacılar ve izleyiciler için ilginç ve merak duyulacak bir söylem zenginliğine sahip bu karşıtlık, zaman dizinsel olarak da neredeyse 500 yıllık bir kültür dilimini uzmanlık alanı olarak belirlemiş.
     Sahil yolunun kenarında yüzü boğazın maviliğine bakan müze, tıpkı barındırdığı yapıtlar gibi iki karşıt mekânın uyumlu birlikteliğinden oluşuyor. Daha önce Louvre ve Metropolitan müzelerinde sergilenen hat kolleksiyonu Sabancı ailesinin yaşadığı ve şu an için kısmen öyle korunan Atlı Köşk’e yerleştirilmiş. (Louvre’daki sergiyi izleme olanağına sahip oldum. Yapıtların, yerlerini yadırgamadıkları bu sergi hem çok geziliyordu hem de etkileyici bir atmosfere sahipti.) Sergi trafiği buradan başlıyor. Girişte yer alan gift shop (yapısını ve yerini pek bulamamış) ve duvarlarında Civanyan ve Ayvazovski’nin peyzaj görünümlerinin asılı olduğu anı salonlarının ardından üst kata çıkıyorsunuz. Burada, vitrin içlerinde Kuran - ı Kerim’ler, duvarlarda ise hat kolleksiyonundan örnekler yer alıyor. Bilgisayar odasında kolleksiyonun geri kalanını izledikten sonra kış bahçesinden resimlerin sergilendiği modern galeri mekânına ulaşıyorsunuz. Kolleksiyon, Hüseyin Zekai, Osman Hamdi, Şeker Ahmet ve Süleyman Seyyit’ten başlayarak 19. yy. sonu - 20. yy. başının seçkin eserlerinden oluşuyor. 1914 Kuşağı ressamları içerisinde özellikle Nazmi Ziya’nın 20’ye yakın yapıtı görülmeye değer. Avni Lifij’ler de bir o kadar göz dolduruyor. Türk resminin kendisini natürmort, peyzaj ve figür üzerinden nasıl görünür kıldığını merak eden araştırmacı ve sanat tarihçileri için bu iki katlı salon iyi bir gözlem sahası. Hat kolleksiyonunun yer aldığı salonlar köşkün doğal odaları olduğu için özel birşey söyleyemeyeceğim ama resimlerin sergilendiği mekân bence şu an için İstanbul’un en kullanışlı galerisi durumunda. Duvarlar natür ve yalın, suni ışıklandırma ne baskın ne de gözü yoruyor. Tavanlar ve salon genişliği resimlerle diyalog kurulabilecek yükseklik ve genişlikte. Dolayısıyla sadece koleksiyona değil hazırlanacak ve dışarıdan getirilecek pek çok sergiye de ev sahipliği yapabilir bu mekân.
     Müzenin bahçesi ise, iç mekânlar kadar ayrıntılı düşünülmemiş. Suratları birbirine benzeyen Sabancı ailesinin heykelleri ve girişte mekâna adını veren at heykeli dışında bahçeye kimlik kazandırabilecek üç boyutlu bir çalışma yok. Umarım bu eksiklik en kısa sürede giderilir.
     Kültür kapitalin yerini alıyor
     Belli ki kültürün, kapitalden çok daha prestijli ve erk sahibi kılan yönünü keşfeden Sakıp Bey ve etrafında yer alan danışma kurulunun özenli ve özverili çabalarıyla kurulan müze, bir kaç sanat yazarı ve eleştirmeninin uzun süredir gözlemlediğini ispatlar nitelikte. Batı’da burjuva sınıfı sanata yaptığı yatırımı, kısmen iktidara ortak olma kısmen de bir bilinç sorunu olarak açtığı müzelerle görünür kıldı. Bu görünür kılmanın tarihi neredeyse 80 bilemediniz 100 yıllık. Bizde bu ayrıcalığın ve sorumluluğun farkına varabilmiş sadece iki aile mevcut. Koç grubunun Sanayii ve Sadberk Hanım müzelerine karşılık Sabancı’nın Hat artı Resim Müzesi çıtayı iyice yükseltmiş durumda. Bundan sonra bu işe soyunacak aile veya kurumlar vizyonlarını epeyce genişletmek zorunda kalacaklar.
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


İlahi kürelerin saltanatı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bayrağın yeni bekçisi
Peter Pan’in dönüşü
Adada aşk başkadır
Büyümek istemeyenlerin kahramanı
Güneş, Koç Burcu’na girerken
Sakıp Bey müzesini kurdu
Haliç’e nazır bir sergi
Psikiyatrın takıları
Keder arzuya ayak basınca
"Kırılmış bilek gibi"
Müzikte muhteşem hafta
"65 milyon bizi izliyor"
İki yüz yıllık sorular
"Aşk bir ateştir"
Kutularını bomba sandılar
Karşıt kutuplar
Hangarlarda sanat
Sezonunun ardından
Avşar’dan beraber ve solo türküler
Oy oy Eminem!
Nostaljik tren gezisi
Ayasofya’nın gizli detayları
Alacakaranlık kuşağında gündüz düşleri
Umudun resimleri
"Karagöz, aslında yetişkinler içindir!"
Zor işlerin adamı
Haftanın albümleri
Çağdaş sanat seçkisi
Fütürologlar yalan söylerse
Hayat atölyesi
Mağara - Forum - II
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet