20 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Karamehmet neden sermaye koymadı?

Türkiye’de ilk kez 40 - 45 bin çalışanı olan dev bir grubun kurumsal olarak yeniden yapılandırılması durumuyla karşı karşıyayız

     Sabahtan beri Çukurova Grubu bankalarının eski yöneticileri ve Mehmet Emin Karamehmet’in kolej arkadaşlarından, onunla hiç çalışmamış profesyonellere onlarca kişiyle telefonla konuşup durdum.
     Bir kısmının sesinde garip bir hüzün, diğer bir kısmında öfke, kimisinde burukluk, kiminde ise şaşkınlık vardı. Ve birden kafama dank etti ki, söz konusu olan Pamukbank’a el konulmuş olması falan değil, 40 - 45 bin kişinin çalıştığı Çukurova Grubu!
     Zaten bu arada BDDK Başkanı Engin Akçakoca’nın açıklamalarından da, Karamehmet ve Osman Berkmen’in sadece Pamukbank Yönetim Kurulu’ndan değil, Yapı Kredi üst yönetiminden de uzaklaştırıldıklarını ve bundan böyle bankacılık yapamayacaklarını öğrendik. Pamukbank’ın diğer yönetim kurulu üyeleri gibi onlara da yurtdışı yasağı gelmişti.
     
     Hortumlama da var
     BDDK’nın kararında Pamukbank’a sadece 14/3’ten değil, 14/4’ten de el konduğu belirtiliyordu. Yani üst yönetim bankanın sadece gelir - gider dengesinin bozulmasından (14/3) değil, hortumlamanın kibarcası olan bankadan grup şirketlerine para aktarmaktan da (14/4) sorumlu tutuluyordu.
     Çukurova Grubu’nun bütün şirketleri iç içe geçmiş vaziyette oldukları için BMC, Turkcell, Digitürk, Show TV gibi diğer grup şirketlerindeki Pamukbank hisseleri de otomatikman TMSF’ye geçmiş oluyordu. Dolayısıyla Türkiye’de bugüne kadar örneği hiç yaşanmamış, çok büyük bir grubu ilgilendiren kurumsal bir yeniden yapılanma ile karşı karşıyaydık.
     
     Neden para koymadı?
     Sermaye yeterlilik rasyosu tutmayan bankalara ya sahibi ya da TMSF tarafından para konup ortak olunacağı aylardır biliniyordu. Nitekim Garanti’den Finansbank’a, Koçbank’tan Alternatifbank’a 2001 krizinin erittiği sermayeler, hissedarlar tarafından kısmen de olsa karşılandı. Örneğin Pamukbank’a oranla çapı çok küçük olan Koçbank’a geçen yıl 100, bu yıl da 150 milyon dolar olmak üzere toplam 250 milyon dolar, daha da küçük bir banka olan Alternatifbank’a 90 milyon dolar sermaye kondu. Anadolu Grubu bu bağlamda Honda’daki hisselerini Japonlara sattı.
     Pamukbank’ın durumunun iç açıcı olmadığı ne zamandır biliniyordu. 64. maddenin yürürlükte olduğu dönemlerde, bu banka için de işletildiği ve bir kayyumun sürekli bankada oturduğu konuşulurdu. Karamehmet neden diğer patronlar gibi davranıp da bankasına taze kaynak koymaya yanaşmadı?
     Bu soruma aldığım yanıtlar birbirinden ilginç:
     
     MHP’ye güvendi
      Kimine göre delik, 2 milyar dolar gibi çok büyük bir rakam olduğu için, nasıl olsa buna el konulmaya cesaret edilemez diye düşünüldü. Devr - i ANAP’ta ekonomiden sorumlu bakan Güneş Taner aracılığıyla sorunlarını çözen Karamehmet, son dönemde MHP’ye yöneldi ve başarılı da oldu. Böylelikle Pamukbank’ın durumu IMF iyice boğazımıza basıncaya kadar ertelenebildi. Zaten Devlet Bakanı Kemal Derviş’in, tüm hatlarının kopuk olduğu MHP lideri Devlet Bahçeli’yi dün sabah ziyaret edip onayını almış olmadan "IMF’ye bu iş tamam" dememesi de aylardır süren MHP direnişini bir bakıma doğruluyor.
     
     O kadar parası yok!
      Bir diğer görüş ise "Karamehmet’in o kadar parası yok ki Pamukbank’a koyabilsin." Sermaye yeterlilik rasyosu tutmayan diğer banka patronlarının tümünün koyduğu paranın toplamı 1.1 milyar dolarken Pamukbank’a konacak para ise 2 milyar dolar! Bu parayı kim olsa çıkartamaz. TMSF yarısını ben koyayım, yarısını sen koy dese bile Karamehmet’in 1 milyar doları da yoktur.
      Bu görüşe hiç itibar etmeyenlere göreyse Karamehmet, 80’li yılların başında İsviçre’de kaçak olarak yaşadığı yıllardan da kalma deneyimle ve bu el konma ihtimalini de hesaba katarak, şahsi servetiyle ilgili gerekli operasyonları çoktan tamamlamıştır. Pamukbank’taki açık da biz vergi mükelleflerinin sırtına binecek, TMSF Pamukbank’tan Çukurova Grubu’na kaydırılmış kredilerin önemli bir bölümünü geri tahsil edemeyecektir. Bu tahminde bulunanlar, şu notu da düşüyor: "Tabii İsviçre bankaları, bir sürpriz yaparak Karamehmet’in şahsi hesaplarını açıklamakta sakınca görmezlerse..."
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İran’da değişim

Çetin ALTAN
Sakıncasız çiftleşme, şiiri öldürdü mü?

Melih AŞIK
FT’nin hakkı...

Fikret BİLA
İdam konusu ertelenebilir

Hasan CEMAL
Unutmayın, top artık ekonomide değil siyasette!

Yılmaz ÇETİNER
Eşdeğer ilaçların fiyat farkı korkunç!

Can DÜNDAR
Otomatik şiir makinesi

Sami KOHEN
Ankara İran konusunda AB gibi düşünüyor

Mehmet Y. YILMAZ
Bankacılık sistemimiz güçlüdür (mü acaba?)

Meliha OKUR
Çukurova Holding nereye koşuyor?

Tuncay ÖZKAN
Amerika’daki El Kaide militanı Bursa’yı işaret etti

Hasan PULUR
Ufak tefek, ıvır zıvır...

Derya SAZAK
İyi ki futbol var

Meral TAMER
Karamehmet neden sermaye koymadı?

Güngör URAS
Mevduat ‘garanti’ olan ‘kredi’ye oluyor

M. Ali BİRAND
Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?

© 2002 Milliyet