Dün geceki yarı final maçında çok güçlü rakibimiz karşısında zoru başaramadık. Oyuna süratli, hırslı ve topa hükmederek başladık. Ve bu bölümde deneyimli Brezilya savunma güvencesini ön planda tuttu. 15. dakikadan sonra kontrolü kaptırdık. Devre sonuna kadar çok ciddi kale önü tehlikeleri yaşadık. Saha içindeki yanlışlardan takım savunmamız büyük arızalar gösterdi. Emre gereksiz yerlerde pres yapıp Ergün’e yardımcı olmadı. Dolayısıyla Cafu bu kulvarı istediği biçimde kullandı. Sağda da Ümit, Fatih’e gerekli desteği vermeyince Roberto Carlos etkili oldu. Orta saha defans bütünleşmesini sağlayamayınca ortadan da tehlikeler yaşadık. Ama Rüştü mükemmel kurtarışlarla skoru tuttu.
İkinci yarının ilk 20 dakikası çok önemliydi. Çünkü yüksek tempoda oynayan Brezilya diğer maçlarda olduğu gibi son bölümde oyundan düşecekti. Ama çok erken talihsiz bir gol yedik. Onun şoku ile oyun disiplininden koptuk. Hücum ederken geriye dönemeyip kendi alanımızdaki genişlik yüzünden tehlikeli rakip ataklarla karşılaştık. Son 25 dakika temposu düşen Brezilya skor avantajını da düşünerek savunma tedbirlerini artırdı. Son dakikalara kadar gol aradık. Pozisyonlar da bulduk. Ama golü atamadık. Brezilya son sekiz dakikayı tecrübesiyle, kenarlarda oyunu öldürerek bitirdi.
Danimarkalı hakem Nielsen çok başarılı bir maç yönetti.
Maçı kaybettik ama, çok şey kazandık. Yarı final oynayarak tam anlamıyla Dünya takımı olduk. Gelişmekte olan Türk futbolunun çıtası daha da yükseldi. Ülkemizi bütün Dünya’ya tanıttık. Bu başarıda emeği geçen herkesi gönülden kutluyoruz.