27 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



16 sermaye grubunun hayatı karardı

     Son beş yılda 20 banka battı. Bunların 3’ü çok ortaklı bankalardı. Diğer 17 banka, 16 müteşebbisin ve sermaye gruplarının bankasıydı. Bu 17 bankanın 15’i, banka sahiplerinin banka fonlarını grupların verimsiz işletmelerine yönlendirilmesi nedeniyle güç duruma düştü.
     Bankalardan aktarılan para ile işletmeler verimli hale getirilebilse idi, paranın geri ödenmesi mümkün olabilirdi. Fakat bankadan önce bankanın kaynaklarını emen işletmeleri batmıştı... Bankaların büyük ortakları, bankadan aktardıkları para ile batmış durumdaki işletmelerini yaşatmaya çalışmışlardı. Yapılan yanlış, bankaların sahiplerinin bankalardaki mevduatı kendi kaynağı gibi görmeleri, bu parayı kendi işlerinde istedikleri gibi kullanma cesaretini göstermeleri idi. Bir bankanın batması demek, o bankanın halktan topladığı mevduatı ödeyemeyecek duruma düşmesi demektir. Devlet "halkın zarar görmemesi" için, batan bankalarda buharlaşan mevduatın eksiğini tamamlıyor ama, kimin kesesinden tamamlıyor? Halkın kesesinden...
     Batan bankada, halkın gönüllü tasarrufları (mevduatı) banka sahibi tarafından harcanınca, devlet halkın zorunlu tasarrufları (vergisi) ile açığı kapatıyor.
     Geliri düşük olan halk, tüketimini kısma pahasına bu gelirin bir kısmını gönüllü tasarrufa ayırıyor. Tasarrufların bir bölümü bankalara "mevduat" olarak gidiyor. Halkın gelirinin bir bölümünü de devlet vergi adı ile topluyor. Gönüllü ve zorunlu tasarruflar bu ülkenin kaynağını oluşturuyor. Yatırım ve üretimin artması bu kaynağa bağlı. Halkının geliri az olduğu için tasarrufu da az. Tasarruf az olduğu için "kaynak" az.
     Her batan banka ülkenin kıt kaynaklarının israf olmasına, yok olmasına yol açıyor.
     Bankalar, yönetime hakim kişi ve grupların, bankadaki kaynakları yanlış kullanması nedeniyle batıyor. Ama, kaynak israfı, bankaların batması ile bitmiyor. Yanlış kaynak tahsisi ile yapılan yanlış yatırımlar, yanlış işletilen şirketler de çöküyor. Ülkenin kıt kaynakları yok olup gidiyor. Bitmedi... Aşağıdaki tabloya bakınız. Son beş yılda Türkiye’nin isim yapmış kaç müteşebbisinin, kaç aile şirketinin, kaç sermaye grubunun da hayatının karardığını görünüz...
     
Beş yılda batan bankalar 16 sermaye grubunu "salladı"
Yıl Banka Bankanın büyük ortağı
1998 Bank Ekspres Korkmaz Yiğit
1999 İnterbank Cavit Çağlar
1999 Egebank Murat Demirel
1999 Yurtbank Ali Balkaner
1999 Sümerbank Hayyam Garipoğlu
1999 Esbank Yavuz Zeytinoğlu
1999 Yaşarbank Selçuk Yaşar
2000 Etibank Dinç Bilgin
2000 Bank Kapital Ceylan Ailesi
2000 Demirbank Halit Cıngıllıoğlu
2000 Ulusal Bank Halit Cıngıllıoğlu
2001 İktisat Bankası Erol Kerim Aksoy
2001 Sitebank Sürmeli Ailesi
2001 Bayındırbank Kamuran Çörtük
2001 Kentbank Mustafa Süzer
2001 Toprakbank Halis Toprak
2002 Pamukbank M. Emin Karamehmet
1997 T.Ticaret Bank. Banka Emekli Sandığı üyeleri
2001 Tarişbank Tariş Kooperatifi üyeleri
2001 EGS Bank Egeli sanayiciler
     
     
     guras@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Yine de güzel

Çetin ALTAN
Borazan ve zurna

Melih AŞIK
Çekik gözler...

Fikret BİLA
Ecevit: Sorumsuzluk

Hasan CEMAL
Hüzünle sevinçle kutlamak gerekiyor bu başarıyı!

Yılmaz ÇETİNER
Yarattığı yıldızları acımasız yiyen, vefasız medya!..

Güneri CIVAOĞLU
Dev adamlar

Hurşit GÜNEŞ
Hem şanslıydık, hem de başarılı

Mehmet Y. YILMAZ
Türk gibi başladık, Türk gibi bitirdik...

Meliha OKUR
Yapı Kredi hisselerini kimler satıyor?

Hasan PULUR
Hayır, hiç ayıp olmadı...

Derya SAZAK
Alkışlar Milli Takım’a

Meral TAMER
50 milyon dolar yetmez, yok mu artıran ANAP’lı?

Güngör URAS
16 sermaye grubunun hayatı karardı

Serpil YILMAZ
Pisliklerin üstünü örtme şampiyonuyuz

M. Ali BİRAND
DSP, dernek mi, kurum mu?

© 2002 Milliyet