
|

"Eğlenceli bir gece"
Devasa H2000 partisinin şöhretli assolisti, İngiliz grup Suede, 3 Temmuz’da Ömerli’de sahneye çıkacak. Yakında da yeni albümleri "A New Morning"... Grubun iki kurucusundan Matt Osman ile telefonda söyleştik.
NOYAN AYAN
Albüm tamam mı?
Aşağı yukarı. Bir iki parça kaldı kaydetmediğimiz. Toplam 11, 12 şarkı olacak. İlk single da "Positivity". Eylül başı gibi çıkarmayı planlıyoruz.
Albümde ‘yeni’ olan ne var?
Geçen yaz bir albüm kaydetmiştik. Ve olduğu gibi çöpe atıp baştan başladık. Bilinçli bir tercihti. Önceki albümde ("Head Music" - 1998) olduğu gibi bol miktarda drum machine ve loop vardı. Birden bir karar verip hepsinden vazgeçtik. Stüdyoya girdik ve tüm albümü sekiz hafta gibi kısa sürede akustik ağırlıklı olarak baştan kaydettik. Bolca gitar, piyano vs. Oldukça armonik şarkılar çıktı. Taze ve pozitif bir albüm oldu.
İngiliz pop müziği elektronikten uzaklaşıyor mu? 7-8 sene önce bolca kullanılıyordu sanki.
Evet doğru. İşe elektronik desteğiyle başlayan çalışkan müzisyenler bir kez de onsuz neler yapabildiklerini görmek istiyorlar belki de. Bizim için öyleydi. Elektronik enstrümanları bir süre bırakınca, yeteneklerini daha iyi görüyor insan.
Bu haliyle iyi satacak mı dersiniz?
Satış patlaması yapacağını sanmıyorum. Neticede yaşlarımız ilerledi. "New Kids On The Blockötaki çocuklar değiliz. Çok satmak için de bilhassa magazin basınının yoğun ilgisi şart. Ama biz magazin konusu değiliz. Samimi müzik yapıyoruz.
Brett bir dergiye diyor ki "Suede olmasaydı, Oasis ve Blur gibi gruplar bugün tamamen farklı bir tarzda müzik yaparlardı". Katılıyor musunuz?
Tamamen doğru. Biz ün salmaya başladığımız zamanlarda İngiliz gitar grupları çoklukla ‘elitist’ti. Yaptıkları şarkılar genelde Londra’nın steril semtlerinde oturanlarca dinleniyordu. Biz ise her kesim için plak yapmaya başladık. Bağımsız müzikten taviz vermeden anlaşılır olduk. Bugün aynı kaygıyı birçok İngiliz grubu da duyuyor.
Politikayla aranız iyi olmalı. London School of Economics mezunusunuz.
Evet siyaset bilimi okudum orada. Ama açıkçası okuldayken küresel meselelerle daha ilgiliydim. Şimdilerde ise şarkılarımız var. Zengin mahallelerde rahat yaşayan insanların hayallerini anlatmıyoruz. Kendini tecrit edilmiş hisseden insanlara daha çok hitap ediyoruz.
Bunlardan İngiltere’de çok mu? Ortalama İngiliz insanı mutsuz mu?
O kadar mutsuz olmasalar da biraz bölünmüş gibiler. Özellikle de bölgeler arasında ayrılıklar daha öne çıktı. Örneğin 10 yıl önce kuzey ile güney arasındaki farklılıklar göze batmazdı. Bunlar daha çok telaffuz edilir oldu şimdi.
Bugünün İngiliz bağımsız müziğinde değişen birşey var mı?
Köklü bir değişiklik olduğunu sanmıyorum. Ama İngiliz dinleyicilerin yavaş yavaş birbirine benzer gitar gruplarından sıkılmaya başladığını, Amerikalı ve diğer Avrupalı gruplara yöneldiğini düşünüyorum. Daha önce yabancı gruplar İngiltere’de o kadar ciddiye alınmazdı.
Amerikan bağımsız müziği ağır mı basıyor?
Bundan emin değilim. ABD’de ‘bağımsız’ denilen çok popüler gruplara bakıldığında, örneğin The Strokes gibi, Britanya’da eskiden beri kullanılan tınılara sıkça rastlıyoruz. İngiltere’nin özelliği, müzikte ‘moda’nın yaratıldığı ülke olması. Moda da bildiğiniz gibi hızla yayılır.
Siz bugünlerde neler dinliyorsunuz?
Geçenlerde İsveç’ten döndük ve yanımda bir sürü albüm getirdim. İngiliz gruplardan da The Clinic ve Super Furry Animals ilginç geliyor.
Hayatınızın albümü hangisi peki?
Benim ve sanırım gruptaki herkesin en sevdiği albüm Sex Pistols’tan "Never Mind The Bollocks". Bizim neslimizin çıkardığı tüm gitar grupları da aynı kanaattedir. Çoğumuz için müziğin başlangıcı anlamına geliyor. Çalmayı denediğimiz ilk parçalar da onlardı.
Haftaya İstanbul’da çalacaksınız. Daha önce bulundunuz mu?
Hayır ama gayet heyecanlandığımı söylemeliyim. Daha önce çalmadığımız yerlerde çalmak, en azından izleyicinin tepkisini görmek açısından heyecan verici. Alex (gitar ve klavye), birkaç kere bulunmuş Türkiye’de. Oradaki hayranlarımızdan çok sayıda e - posta alıyoruz. Sanırım eğlenceli bir gece olacak.
KÜLTÜR & SANAT


"Eğlenceli bir gece"
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Yazarlarla uzaklara
Alışverişte güncel sanat
Elektriklisinden klozete iskemle
Milyon dolarlık Meşrutiyet
Yoksa, diziler değişiyor mu?
"Kadınlar teslim olun!"
Tarih durmadan yazıyor
Zoraki baba
Ordunun kirli çamaşırları
Yollarda şamata
Para para para...
Onun işi görsellik ideolojisi
Yazar değil anlatıcı!
Özgür fotoğraflar
"Bağımsızları severim!"
Can’lı piyano resitali
"Üç denizin sesi" İstanbul’da
31. festivalde görüşmek üzere
Bir dilin sesini aramak
Çatalhöyük’te son gelişmeler
Sular seller gibi festival
Çizgi roman nedir, ne değildir?
Haftanın albümleri
Kısa... Kısa... Kısa... Kısa... Kısa...
"Derin toplum"
Hayat atölyesi
Ayla’yı hemen dinlemeli!
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|