
|

Bodrum’da çılgın yaşam varmış!.. Öyle mi?
Bodrum eğleniyor", "Bodrum’da cümbüş var", "Bodrum geceleri", "Bodrum çılgınlıkları", "Bodrum’da aşk başkadır", "Bodrum’da aşk kaçamağı" ve daha yüzlerce, binlerce haber başlığı, TV çağrıları!
Masaların üzerinde yalnız dansözler değil. Müşteri olarak gelen hanımlar şıkır şıkır göbek atıyor! Çıplak ayaklar şampanya ile yıkanıyor (aslında köpüklü ucuz şarap ama şampanya özellikle vurgulanıyor!) Ünlü mankenler, ikinci, üçüncü sıra "sanatkar", değerli kişiler, magazin medyasının yarattığı gözdeler! Aynı şekilde çeyrek sakallı yakışıklı, yağız kasaba delikanlılar! Masadan masaya göz süzmeler, kesişmeler! Roleks’ler, Armani’ler, Lui Viton’ların yem olarak kullanıldığı tezgahlar! Dışarıya fırlamış silikonlu göğüsler, dışarıya fırlamış bembeyaz dişler!
Ve işte bunlar kaygısız apayrı bir dünya yaratıyor Türk seyircisine. Van’daki, Iğdır’daki, Rize’deki vatandaş ise iç çekip, gözleri pırıl pırıl:
- Vay anasını!!! Bodrum’da ne çılgın hayat varmış bee? Biz de burada yaşıyor muyuz ki diyor!
Ne ekonomik kriz, ne siyasi kaos, ne Ecevit’in hastalığı ne de koltuğunu bırakma gereği umurlarında değil!
Eğlence alışverişi
Aslında TV programlarında seyrettiğimiz gazete ve dergilerde çokça gördüğümüz bu iştah açıcı, göz yaşartıcı manzaralar Bodrum’da sadece iki üç gece kulübünde yaşanıyor! Evet o kadar! Tabii bir de bu yorgun figüranların, baş artistlerin sabah yatıp öğlen de kalktıktan sonra uyku ve içki mahmurluğu ile gündüz programları başlıyor ki, o da bir başka cümbüş!
Ellerinde teleskop gibi fotoğraf makineleriyle kot pantolonlu, çeyrek sakallı veya uzun saçlı paparazziler mi desem, yoksa foto muhabirleri mi? Bilemiyorum. İşin sırrı, anahtarı onlar! Onlar kimi isterlerse milyonlara tanıtabiliyor, bir tür pazarlama bu! Adı geçen mankenlik yapamamışken manken, artiz şarkıcı takımı daima gündemde kalıyor!
"Kasetim çıkacak..." "Yeni klibim için hazırlanıyorum" demiyorlar mı? Moda, yani (in) bu sözler.
Beş yüz bin... Bir milyon satılıyor ve para olarak milyarlara dönüşüyor! Al takke ver külah, her şey sonunda para!
Yabancı yok biz bizeyiz!
Asla! Bu büyük şov, pazarlama yalnız Bodrum’da mı? Asla değil! Seyyar tiyatro kumpanyası gibi, bir ekip bunlar! Topu topu 1000 - 1500 kişi.
Merkez İstanbul Etiler. Yaz ayları ise vücut ölçülerini vermek için Antalya, Bodrum ve Kıbrıs! Kuruçeşme’nin Laila’sı acaba yollarını kesecek mi? Yoksa deplasmana devam mı edecekler?
Göltürkbükü’nden Bodrum’a taksiyle gidiyordum. Baktım araba dökülüyor. Otuz milyon yazdı saati. "Ne var, ne yok? İşler nasıl?" diye sordum şoför:
- Kötü, diye yakındı. Yabancı turist de yok bizim buralarda. Benzin pahalı, kazanç çok az.
Bunlar sağlam insanlar, dürüst insanlar, geçinip gidiyorlar işte ama taksilerini yenileyemiyorlar!
- E peki, Bodrum’da çok eğlence varmış, çılgın gecelerden bahsediyor, anlata anlata bitiremiyorlar!
- Bizim içimiz kan ağlıyor bey, dedi şoför, açtırma ağzımı der gibi başını salladı ve şöyle bağladı:
- İstanbul’dan, Ankara’dan gelenler de olmasa hepten yandık...
Yani onlar da olmasa!..
SAYFA BAŞI

|
|

|