04 Temmuz 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Ecevit’in dominosu

     Siyasetin miladı "Yüksek Askeri Şûra..." O toplantıya Başbakan’ın katılması, tayin, terfi, emeklilik kararlarını imzalaması gerekiyor.
     Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun emekliliği gibi duyarlı kararlar gündemde.
     Ecevit’in, "Başbakanlık koltuğunu son kullanma tarihi" bu olabilir.
     O süreçte Ecevit’e verilen "yatak istirahati" de bitmekte. Doktorlarının yeni raporu belirleyici olacak.
     Ve neyin olacağını görmek için nelerin olmayacağının görülmesi bağlamında gereken "zaman" yaşanacak.
     
Misyon sıfırlamak
     Sadece Ecevit mi hasta?
     Peki hükümet?
     Sağlam mı?
     Ortak hükümetin hangi misyonu var?
     AB’ye tam üyelik görüşmelerini başlatmak için idamın kaldırılması komisyona havale...
     İllerde radyo - TV yayını ve öğrenme olanağı dosyaları da rafa...
     Ne kaldı?
     Kıbrıs’ta çözüm ufukta görünmüyor.
     O halde...
     RADİKAL’in başlığını anımsayalım.
     "Havada bulut, AB’yi unut."
     Hükümetin AB duruşu faul.
     Toplumun büyük çoğunluğu ise tersi yerde.
     Yani AB misyonu lafta kalmış.
     
Deli dana sendromu
     Peki hükümetin misyonu ekonomi mi?
     O da yeni bir krizin eşiğine kaymakta.
     Dolar ve faizin freni tutmuyor.
     Özelleştirmeye çıkarılan bankalara - örneğin Vakıfbank’a - tek alıcı bile yok.
     Sanayi, gene daralma sarmalına girmek üzere.
     İnsanlarımız "çıldırmaya az kaldı" hallerinde. Deli dana virüsü girmiş gibi bir sosyal doku...
     Bu hükümetin ekonomi misyonu da çökmüş.
     
Bastonla buraya kadar
     Ya siyaseti yapılandırma misyonu?
     "Yöneten demokrasi" için partiler ittifakı iki tur gibi seçim yasası reformlarını yapmak mı?
     Lider sultasını önleyecek, parti hesaplarını, seçim kampanya giderlerini şeffaflaştıracak yeni siyasi partiler yasası mı?
     İyi beyinleri siyasete çekecek ve çıtayı yükseltecek düzenlemeler mi?
     Bu hükümet hangisini yapabilecek?
     Son krizden sonra çökmüştü... Kemal Derviş bastonu ile doğruldu.
     Ama... Ecevit’in yürüyüşünden farkı yok.
     Yapısal değişimler için ciddi kararlar aldığı, önemli yasalar çıkardığı yadsınamaz...
     Fakat onlar da ekonomi vurgun yedikten sonra IMF dayatmalarıyla olmadı mı?
     Zaten "özerk kurumlara galiba fazla yetki verdik, hükümetin işlevi kalmadı" yakınması da Ecevit’in...
     Yaptıkları olumlu işlerden bile duyulan bu pişmanlığa ne demeli?
     
Paraşütsüz taşlar
     Ecevit’in misyonu "domino oyunu" mu?
     Taşları art arda paraşütsüz düşürmek mi?
     Başbakanlığı şu haliyle sürdürmeye ya da sürüklemeye çalışarak domino taşlarının etkileşimle birbirini devirmesine neden oluyor.
     Önce, kendi hastalığı, hükümetin sağlık sorununa dönüştü...
     Sonrası...
     Hükümetin sağlık sorunu faiz ve döviz taşlarını yerinden oynattı.
     Faiz ve döviz taşları reel ekonomiyi, üretimi, istihdamı, tüketimi sarsmakta...
     Bu manzara da dış odaklarda güven taşlarını düşürmekte.
     Ecevit bu oyunu - çok istekliyse - başbakanlıkta değil, çekilip evinde eşi hanımefendiyle oynamalı.
     Karşılıklı bir bardak çay iddiasına girerek...
     Ama...
     Türkiye pahasına domino!..
     Hayır.
     
Son durak misyonu
     Ecevitler’e ilk mesaj, 9 bilge DSP’li tarafından "doğru olanın, en doğru üslupla" verilmesiydi. "Ecevitler, Ecevit’siz dönemi planlamalılar" denilmişti.
     Son durak misyonu bu olmalıdır.
     Şu kısa süreçte Türkiye’yi bir kez daha dibe vurdurtmayacak... AB kapılarını büsbütün kapattırmayacak ve Türkiye’yi ilk seçimde AKP’ye altın tepside sunmayacak demokratik seçeneği oluşturmak...
     Ecevitler’in bunu sağlayacak isimlerin önünü açmaları yeterli.
     Domino tahtasından kalkış takvimi gecikmeden açıklanmalı.
     Yoksa... Zaten olacağı budur. Siyasette son durağa yakın.
     Kendisine sevgimizi, saygımızı korumak hakkını bizlerden sakınmasın.
     
     g.civaoglu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Sürrealist ve sanal bir politika

Melih AŞIK
Durmuş vakfı!

Fikret BİLA
Ecevit: Bahçeli daha ne yapsın?

Hasan CEMAL
Derviş’e göre belirsizlik en ağır maliyet!

Yılmaz ÇETİNER
Bodrum’da çılgın yaşam varmış!.. Öyle mi?

Güneri CIVAOĞLU
Ecevit’in dominosu

Hurşit GÜNEŞ
Çıkış arıyoruz

Sami KOHEN
ABD’ye ne oluyor?

Meliha OKUR
‘Piyasa histerisi’

Hasan PULUR
"Umutsuz vak’a" yolunda hızla...

Derya SAZAK
Ecevit’e çekil baskısı

Meral TAMER
"Türkiye’de değişmeyen tek şey stres"

Güngör URAS
Halk kazanmayı unuttu

Serpil YILMAZ
OYAK’ın gözü Pamukbank’ta

M. Ali BİRAND
Artık farklı bir ülkede yaşıyoruz

© 2002 Milliyet