
|


Eşine bak, öyle oy at...
Şöhret vefasızdır. Bir gün önce size dokunmak için çırpınan kalabalıklar, bir gün sonra bir başkasını desteklerken aleyhinize tezahürat yaparlar.
Gülben Ergen konserinde "Hülya Avşar çatlasın" diye bağıranlar, çok değil daha birkaç ay önce Hülya Avşar’ı bir kerecik yakından görmek için birbirlerini çiğniyorlardı büyük ihtimal.
Siyaset de vefasızdır. Önünüzde el pençe divan duranlar, gün gelir size sırt çevirir. Kalabalıklar aniden dağılıverir. Bir gün önce her gittiğiniz yere peşinizden gelenler, olur ya, siz diyelim ki bir darbe ertesi yargılanırken, mahkeme salonunun yolunu unutuverir.
Tıpkı yıllar önce Bülent Ecevit’in başına geldiği gibi, dünya kadar insan gelecek diye hangi salonda görüleceğine uzun süre karar verilemeyen davada, döner arkanıza bir bakarsınız ki sizi desteklemeye sadece karınız gelmiştir. Belki tam da o zaman karar verirsiniz, karı-koca sizden müteşekkil bir parti kurmaya.
Kaç yıldır evliler? 56 yıl... Dile bile zor. Bugün Bülent Ecevit’in hastalığından, hastalandığı halde başbakanlıktan çekilmemekteki manasız inadından Rahşan Ecevit’i sorumlu tutanlar onların ortak mazisini gözden kaçırıyorlar.
Ecevitler bunca yıldır sabah uyandıklarında birbirlerini görüyor, gece uyumadan önce birbirlerine iyi uykular diliyorlar. Birbirlerinin en iyi ve en kötü, en güçlü ve en zayıf yanlarını ve anlarını biliyorlar. Bu yüzden birbirlerine güveniyorlar. Dışarıda taktıkları maskelerini, hepimiz gibi, evlerinde çıkarıyorlar. "Politikacı ağzı"nı bir yana bırakıp en samimi cümlelerini birbirlerine kuruyorlar.
Herhalde evde birbirlerine "sayın" diye hitap etmiyor, üçüncü şahıslardan "Sayın bilmem kim bugün şöyle söyledi" diye bahsetmiyorlar. "Bu akşam çayı, demini almadan getirmeni hiç içime sindiremedim" demiyor yani Bülent bey, Rahşan hanıma oturma odasında.
Konuşa dinleye geçen 56 yıldan sonra biraz ondan, biraz diğerinden ama birbirinin çok benzeri iki insan oluverdiler.
"Benzer veya değil; insanlar birini oylarıyla seçti, diğeri eş kontenjanından Türkiye’nin hayatına girdi" denilebilir. Doğru söze ne denir? Demek ki kıssadan hisse çıkarmak gerekmektedir.
Belki Amerika’da başkan adaylarının oy avına kollarına eşlerini takıp çıkmaları, sadece Amerikan halkının aile kurumunu aman da ne çok önemsemesinden kaynaklanmıyor. Belki Amerikalılar başkan eşine de oy verdiklerini biliyor. Belki bizim de artık "elinin hamuru ile onun ne işi olur devlet yönetiminde" saçmalığını bir yana bırakıp politikacıların eşlerini de mercek altına almamız gerekiyor.
Seçim mi var? Adaylar kim? Ben karılarını / kocalarını tanımak istiyorum. Erdoğan’ın, Cem’in, evliyse Özkan’ın karılarını tanımak istiyorum. Onlara bakacağım, oyumu ona göre atacağım.
tubakyol@yahoo.com
CUMARTESİ


‘Denizden, babamdan korkar gibi korkarım’
Gülse Adamı Güldürür
Los Angeles’lı Stuart Kline Türk havacılık tarihini yazdı
‘Birçok hayat yaşadım’
"Oscar hikaye, önemli olan rap"
Patti Smith veda mı ediyor?
Nick Warren Kilyos plajında
Ne var, ne yok?
İki erkek + bir kadın
Eşine bak, öyle oy at...
Yeniköy’ün çilekleri
SAYFA BAŞI

|
|

|