
|


Yeniköy’ün çilekleri
7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER
Çocukluk yıllarımda, kimi zaman çevremdeki araç gereçlere bakıp, "Acaba insanlar eskiden bunu nasıl yaparlardı? İstanbul’dan Bursa’ya, Konya’daki akrabalarının yanına neyle, nasıl giderlerdi? Eşyalarını nasıl taşırlardı? Çamaşırlarını nasıl yıkar, nasıl ütülerlerdi? Dişlerini nasıl tedavi ettirir ya da çektirirlerdi?" diye düşünür, aklımca yanıtlar, çözümler bulmaya çalışırdım.
Yıllar sonra bir gün Sahaflar Çarşısı’nda gezerken, bir paket kartpostal buldum. Bunlar 1901 ila 1911 tarihleri arasında Yeniköy’deki bir kardeşin Harbiye Pangaltı’nda oturan kardeşine gönderdiği kartpostallardı. İçlerinde yazısız olanların yanı sıra yurtdışından gelmiş kartlar da vardı.
İnsan yüzyıl önce yaşamış olan insanların, duygularını düşüncelerini ve bunu nasıl dile getirdiklerini gerçekten çok merak ediyor.
Bu merak beni öylesine sardı ki, sonunda dayanamadım kartları elime alıp doğruca ünlü çocuk yazarımız Mümtaz Zeki Taşkın Abi’ye gidip kartları okuttum. Bunlar sevgi, özlem ve saygıdan oluşan dizelerle dolu mektuplardı. Ama bir yeri beni öylesine etkiledi ki, insanların küçücük alanlar içinde sıkışıp kalmış olmalarından inanılmaz üzüntü duydum. Mektubun bir yerinde aynen şöyle yazıyordu: "Sevgili Ablacığım, koca bir yıl geçti. Sizleri yine göremedik. Görsen, Yeniköy’de çilekler öylesine güzel oldu ki. Bir fırsat bulup da sizin için topladıklarımı, yaptığım reçelleri size gönderemedim. Zaten oralardan buralara da pek gelen giden olmuyor. Tabii sizin haliniz de malum. Sizler de gelemediniz.
Ee kolay değil, oralardan buralara gelebilmek. İnşallah seneye bu hasreti bitiririz. Hepinize sevgilerimizi gönderiyoruz. Kardeşin."
Mektubun geldiği adres de aynen şöyleydi: "İstanbul da Harbiye Pangaltı’da Eski Şam kumandanı Tophane Müşiri (R)ecep Bey’in konağı karşısında Hilmi Bey’in Kerimelerine mahsustur (ona aittir)."
Şimdi belki arabama bineceğim ve Pangaltı’ndan Yeniköy’e yarım saatte giderek; o hiç tanımadığım, yıllar önce elimizi uzatıp da gidebileceğimiz bir yere salt ulaşım, yol ve araç yetersizliğinden dolayı koca bir yıl birbirlerine hasret yaşayan bu güzel insanları sevgi ve saygıyla anacağım. Ve büyüklerimiz gibi söylüyorum: Geçmişteki insanları düşünerek, gerçekten her şeyin değerini bilmeliyiz.
CUMARTESİ


‘Denizden, babamdan korkar gibi korkarım’
Gülse Adamı Güldürür
Los Angeles’lı Stuart Kline Türk havacılık tarihini yazdı
‘Birçok hayat yaşadım’
"Oscar hikaye, önemli olan rap"
Patti Smith veda mı ediyor?
Nick Warren Kilyos plajında
Ne var, ne yok?
İki erkek + bir kadın
Eşine bak, öyle oy at...
Yeniköy’ün çilekleri
SAYFA BAŞI

|
|

|