16 Temmuz 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Hem lezzet hem serinlik...

Yazla birlikte, barları yeni moda kokteyller kapladı. Bunlar sevimli ama çoğu gelecek yaz unutulacak karışımlar. Oysa bir de uzun yıllara direnen, klasikleşmiş yaz kokteylleri var. Bu hafta onlardan ikisinin tarifini veriyorum

     ŞİŞEDEKİ BALIK / MEHMET YALÇIN

     Son yıllarda hemen her yazın bir şarkısı var. Bir yıl "Lambada", bir yıl "Macarena", bir başka yıl "Maria"... Bu şarkıların en önemli özellikleri, sadece bir-iki yıl tedavülde kalmaları. Sabun köpüğü gibiler, hızla şişiyor, sonra da patlayarak sönüyorlar! Ve onlardan geriye, bir-iki yaz sezonu boyunca bizi bolca eğlendirmiş, dans ettirmiş olmalarının dışında pek bir şey kalmıyor. Zaten müzik endüstrisi de, bu şarkılar daha bayatlamaya, bıktırmaya başlarken bir yenisini piyasaya sürüveriyor.
     İşte bazı kokteyller de, tıpkı bu şarkılar gibi. Bir-iki sezonluk, ömürleri son derece kısa... Tıpkı şu sıralar İstanbul ve güney barlarında moda haline gelen votka-çilek suyu, votka-nar suyu karışımları gibi. Yanlış anlaşılmasın, bunlara karşı değilim. Ben de bunları zevkle yudumluyor, damağımın keşfettiği her yeni tadı bir mutluluk olarak görüyorum. Ama bunların çok azı tekrar tekrar aklıma geliyor, çok azı iz bırakıyor. Ertesi yaz, ben de birçokları gibi bir önceki yazın gözde içkilerini unutuveriyor, yeni seçeneklere, yeni tatlara kapı aralıyorum.
     Ama bir de klasikler var. Onlar zamana dayanmış kokteyller. İcat edildikleri günden bu yana dünyanın dört yanında modaların rekabetine yenilmemiş, yüz binlerce barmen tarafından milyonlarca kez yapılmış ve damaklara taht kurmuş karışımlar... Formüllerindeki içkilerin ve lezzet veren meyve suları ile diğer çeşni vericilerin dengesi öylesine oturmuş, öyle güzel bir beraberlik oluşturmuş ki, ortaya çıkan tat gerçekten tiryakilik yaratıcı, bir içenin bir daha arayacağı türden... Bu hafta bunlardan iki tanesinin tariflerini veriyorum. Biri, cinle yapılan çok ünlü bir kokteyl, ilk kez Singapur’un ünlü süper lüks otellerinden Raffles’da servis edilen "Singapur Sling". Diğeri de özellikle tatlı ve egzotik içkileri sevenlerin bayılacakları, son yıllarda dünyaya yayılan "Pina Colada". Bu içkileri imkân bulursanız hazırlayın, daha da iyisi devam ettiğiniz barın barmenine ısmarlayın. Tatları damaklarınızda şu boğucu yaz günlerinde Karayip Adaları’nın meltemlerini ya da Asya tayfunlarını estirdikçe, "klasik" bir kokteylin boşuna klasik olmadığını daha iyi anlayacaksınız...
     
     Singapore Sling
•   4.5 cl. cin
•   3 cl. vişne likörü
•   3 cl. limon suyu
•   1 tatlı kaşığı şeker şurubu     
     Tüm malzemeyi şeykırda küp buzlarla beraber çalkalayarak soğutun. İçine iki küp buz konmuş uzun bardağa boşaltın ve üzerini soda ile tamamlayın. Arzuya göre limon dilimi, sarı veya yeşil limon kabuğu ile süsleyerek servis edin.
     
     Pina Colada (4 kişilik)
•   12 cl. beyaz rom
•   6 cl. hindistancevizi sütü
•   16 cl. taze ananas suyu
•   1 dilim taze ananas
•   4 kokteyl kirazı     
     Bir blendıra rom, hindistancevizi sütü ve ananas suyunu bol buzla beraber koyun. Blendırı yaklaşık bir dakika çalıştırın ve buzlu karışımı dört ayrı ayaklı bardağa pay edin. Ananas dilimi ve kokteyl kirazlarıyla süsleyerek servis edin.
     



 PAZAR


"Takımda herkes büyük sözü dinler"
"Arabamı dünyanın en güzel kadınına tercih ederim"
"Evli misin?" diye sormak Japonya’da evlenme teklifidir
Savaş uçağı saksı oldu
Bir tek Oscar’ı eksik
Kel babaların saçlı oğulları...
Gelecekte parlayacak Türk markaları
Kaplanlar sergileniyor
"Ah şu kabız" hak huk
Eğlencenin en popüler beş masası
Hem lezzet hem serinlik...
Bebek’in ‘Yeni Güneş’i Poseidon oldu
Bir erkeklik motoru: Rocco Siffredi
Henman yine yerel bir kahraman olarak kaldı
Hititbilimin babası
En seksi çağda romantizm kasıp kavuruyor
Yeşilçam’ın erotizmi...
Her şeyi bilen falcı ve bir kapının öyküsü
Eski bir dost


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet