16 Temmuz 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Komşu kızı rozet taktı!

Yıllardır üzerine yapışıp kalan ‘komşu kızı’ etiketini bir türlü atamayan Sandra Bullock, bu hafta gösterime giren "Ad1m Ad2m C3nayet"in başrolünde. Hem de bu kez dedektif olarak.

     Seksi olacağız diye sürekli yırtınma ihtiyacı hisseden birçok Hollywood yıldızına kıyasla sade ve sevimli bir görüntü çizen Sandra Bullock, bu yıl iki filmle öne çıktı. İlki bu hafta izleyeceğimiz seri cinayet konulu "Ad1m Ad2m C3nayet" ve ABD’de uzun süre en çok izlenen film olan ve anne - kız ilişkilerini konu alan "The Divine Secrets of the Ya - Ya Sisterhood".
     1964 yılında bir opera şarkıcısı ile şan hocasının kızı olarak dünyaya gelen Alman asıllı Bullock’un çocukluğu annesi, babası ve kızkardeşiyle yollarda geçti. Annesinden aldığı şarkı söyleme yeteneği sayesinde çocuk korolarında yer aldı. Büyüdüğünde bu kabiliyeti sayesinde, Peter Bogdanovich filmi "The Thing Called Love"da (1993) country şarkıcısı rolünü kaptı.
     Oyuncu, Carolina Üniversitesi’nde oyunculuk eğitimi aldıktan sonra New York’ta tiyatro kariyeri yapmaya karar verdi. Ancak amacından biraz saparak televizyon programlarına ve sinema filmlerine yöneldi. İlk önemli filmi Sylvester Stallone ile kamera karşısına geçtiği, - bizde sık sık TV’de gösterilen - "The Demolition Man / Cezalandırıcı" oldu. Asıl çıkışını ise Keanu Reeves’e eşlik ettiği "Speed / Hız Tuzağı" ile yaptı. Belli bir hız limitinin altına inmemesi gereken bomba yüklü otobüsün yolcularını kurtarmada Reeves’in karakterine yardımcı olan geveze ve hızlı şoför Annie Porter rolü, Bullock’u Hollywood’un ünlüleri arasına taşıdı. Bir sonraki filmi ise sevimli bir romantik komedi olan "While You Were Sleeping / Sen Uyurken" idi. Bullock, beyaz atlı prensini, hayatını kurtardığı adamın kardeşinde bulan kimsesiz jeton satıcısı Lucy rolüyle duygusal seyircilerin gözlerini yaşarttı. 1995 yılında çevirdiği "The Net / Ağöda (1995) ise, gizli bilgiler içeren bir disk yüzünden hayatı kâbusa dönen bir bilgisayar programcısını canlandırdı.
     Bullock, 90’lı yılları sevimli kız rolünün dışına çıkabileceğini gösterdiği "Öldürme Zamanı", "Aşkta ve Savaşta", ilk filmin başarısını yenileyemeyen "Hız Tuzağı 2", "Aşkın Gücü" gibi filmlerle kapattı. 2000’li yıllara ise alkolik bir köşe yazarını canlandırdığı "28 Gün" ve bir güzellik yarışmasına katılmak zorunda kalan CIA ajanı rolünde olduğu "Güzel Dedektif" ile giriş yaptı.
     Biraz da fobilerinden bahsedelim: İlk sırada, çok ciddiye aldığı evlilik geliyor. Bir ara oyuncu Tate Donovan ile nişanlanan ancak daha sonra ayrılan Bullock, "Bu işi yapacaksam bir kez ve ömür boyu sürecek şekilde yapmak istiyorum," diyor. Oyuncunun en büyük kâbusu evlendiği kişinin aslında baltalı bir katil olduğunu görmesiymiş. Ayrıca aynalarda sürekli kendisini görmekten nefret ediyor. Bu yüzden yalnızca banyosuna ayna koydurmuş.
     1999 yılında People dergisi tarafından dünyanın en güzel 50 insanından biri seçilen Bullock’un başındaki yara izinin nedeni, bir gün göle atlarken kayaya çarpması. Yüzememesinin ve sudan çok korkmasının nedeni de bu herhalde.
     
     "Ad1m Ad2m C3nayet / Murder by Numbers"
•  Yönetmen: Barbet Schroeder
•  Senaryo: Tony Gayton
•  Görüntü: Luciano Tavoli
•  Müzik: Clint Mansell
•  Oyuncular: Sandra Bullock (Cassie), Ben Chaplin (Sam), Michael Pitt (Justin), Ryan Gosling (Richard), Agnes Bruckner (Lisa), Chris Penn (Roy)
•  ABD 2002 yapımı, 121 dakika.
     
     
Tehlikeli oyun
     Sandra Bullock’un başrolünde oynadığı film, gerçek bir cinayet davasından yola çıkıyor.
     Leopold / Loeb davası 1924 yılında tüm Amerika’yı sarsmıştı. Chicagolu zengin armatörün veliahtı Richard Leopold (18) ile Sears&Roebuck firmasının başkan yardımcısının oğlu Nathan Loeb (17), on dört yaşındaki Bobbie Franks’i sırf eğlence olsun diye öldürmüşlerdi.
     "Ad1m Ad2m C3nayet" geçtiğimiz yüzyılın bu soğukkanlılıkla işlenmiş cinayetinden yola çıkmış. Olay California’nın sahil kasabası San Benito’da geçiyor. Lise son sınıfta okuyan içe dönük, Nietzsche etkisindeki felsefe meraklısı Justin ile onun "sınıfın havalı genci" arkadaşı Richard zekice planlanmış kusursuz bir cinayet işlemeye karar verirler. Aralarında üstü kapalı homoerotik bir bağ olduğu sezilen iki genç rastgele önlerine çıkan bir kadını öldürür, cinayet mahalline sahte ipuçları bırakırlar. Durumdan şüphelenen deneyimli cinayet masası dedektifi Cassie yeni ortağı Sam ile birlikte gerçeğe ulaşma yolunda adım adım ilerlerken, kendi geçmişiyle de yüzleşecektir.
     "Barfly", "Reversal of Fortune / Talihin Dönüşü", "Single White Female / Genç Bekâr Bayan Aranıyor" gibi filmleriyle tanınan Schroeder’in bu son çalışması aynı davadan esinlenmiş "Rope / İp" ile karşılaştırıldığında hayli sönük kalıyor. Schroeder’in, Hitchcock ustanın tek mekânda geçen gerilim başyapıtını yarattığı malzemeden yeterince yararlanamamasının temel nedeni (aynı zamanda filmin yapımcılarından biri olan) Sandra Bullock faktörü. Cassie’yi ve onun acılı geçmişini öne çıkarma gayretindeki senaryosu bu star üzerine kurulmuş projenin gereksiz yere uzamasına, cinayet öyküsünün gerilimini zedeleyerek temponun düşmesine neden olmuş. Patroniçe Bullock’u gençlik yıllarındaki acı tecrübesi yüzünden katılaşmış kadın poliste bildik kompozisyonlarından birinde izlediğimiz filmin asıl sürprizi, daha önce bağımsız yapımlarda rol almış ve ilk kez bir büyük stüdyo yapımıyla geniş bir seyirci kitlesinin karşısına çıkan yetenekli iki genç oyuncusu. Yıllardır sinemanın içinde olduğu halde bir türlü erkekler birinci ligine yükselemeyen Chaplin ise bu kez de dişi sırtlan lakaplı Cassie’nin arzu nesnesi olarak gölgede kalmaktan kurtulamamış.
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Komşu kızı rozet taktı!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Doyasıya ‘klasik’ caz
‘Damardan edebiyat’
Yatırım fonu yerine resim
Mevlana çılgınlığı
Üç kadın bir adam ve aşk
"Obsesif yanımı okudum ve anlattım"
Akıbetini bekleyen galeri
Haniymiş onun sevdası?
Oasis nasıl kurtulur?
Kanunsuz topraklarda
Bir hortlak hikâyesi
"Jön ne demek?"
Ödüllü müzede denizaltı
MOMA’ya sofra takımı sokan adam
Görsel Sanatlar’da yeni adımlar
Yıldızların altında müzik
Yunanistan’a müzikal yolculuk
Psikoterapi dersleri
Kral sanatçıdan kral şehre
"Heykel yinelenen tutkulardan doğar"
Modernden çağdaş dansa
Kuşadası’ndan sinema geçti
1994 tarih olurken
Polisiyenin İtalyan hali
Kısa... Kısa... Kısa... Kısa... Kısa...
Haftanın albümleri
Gizli silah
Kıssadan hisse
Hayat atölyesi
Müzik Magazin
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet