16 Temmuz 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



‘Damardan edebiyat’

Milliyet Sanat Dergisi, temmuz sayısında Perihan Mağden’in, edebiyat dünyasında sık sık gündeme gelen kadın yazar - erkek yazar tartışmasına "damardan" girişini soruşturdu.

     Perihan Mağden, kitabı nedeniyle kendisiyle yapılan bir röportajda erkek yazarları piyasayı ve çok satışı düşünerek eser vermekle eleştirdi. Mağden, ‘projeci, mühendis yazarlar’ diye nitelediği erkek yazarlar için şu sözleri söyledi:
     "- Kitapları birer proje
      - Bunlara mühendis yazarlar diyorum
      - Bu zamanda gereken nedir, ne yaparsam satar diye düşünüyorlar
      - Yazarın hayatla ilişkisini bu eserlerde göremiyorum."
     Mağden son cümlesinde ise bombayı patlattı ve "kadınlar damardan yazıyor," dedi. İşte Milliyet Sanat Dergisi’nde ayrıntılarını okuyacağınız soruşturmada bazı yazar ve eleştirmenlerin verdiği yanıtlar...
     
     Tomris Uyar:
     "Kendilerini öne çıkaran kadın yazarlar da var!"
     Bence kadın yazar - erkek yazar ayrımı yapmak söz konusu değil. Önemli olan iyi bir yazar olmak. Ama iş piyasanın isteklerine göre yazmak konusuna gelirse bazı kadın yazarların da kitaplarından çok kendilerini öne çıkardıklarını görüyorum. Tıpkı kimi erkek yazarlar gibi. Proje ile kitabın birbirine karıştırıldığı bir ortamda yaşadığımızı biliyoruz.
     
     Metin Celal:
     "Perihan Mağden’in kafası karışık!"
     Perihan Mağden’in söylediklerini çözümlemek kolay değil. Bir yandan projelerden söz ediyor, diğer yandan bu projeleri yapanların "ne yazarsam satar" diye düşündüklerini söylüyor. Burada bir paradoks var.
     Anlaşılan kafası karışık. Roman yazmanın çeşitli yol ve yöntemleri var. Tasarlanarak da yazılabilir, içten geldiği gibi de. Sanıyorum Perihan Mağden, çok satması amaçlanarak yazılan romanlardan söz ediyor. Bunun cinsiyetlere göre değişkenlik arz edebileceğini sanmıyorum.
     
     Fidan Terzioğlu:
     İyi edebiyat ve entrika
     "Her türlü meseleye damardan girme eğiliminin kadınlarda daha fazla olduğuna inanıyorum. ‘Kan çıkmazsa para yok’ gibi bir canhıraşlık gösterisi haline de gelebiliyor hatta bu durum. Sonuçta her insan icadında olduğu gibi, edebiyatta da entrika var. Bu entrika kör parmağım gözüne şeklinde yapılırsa, sonuç iyi edebiyat olmuyor."
     
     Metin Kaçan:
     "Erkek - kadın ayrımı Mağden’e yakışmıyor"
     Erkek - kadın ayrımı bir yazara, özellikle Mağden’e yakışmıyor. Elbette her yazar yazacağı metni önce kurar, sonra metinle ilgili bilgi arayışına girer, sonra sezgisel yolculuğa çıkıp metnin ruhunu oluşturur: Böylelikle damardan, kenardan, sarbondan, karbondan, bir ürün meydana gelir. Tuzaklar, karşı tuzaklar, uçurumlar ve köpekler yazarı sürekli takip ederler; sonuçta kent paranoyası ve lobilerin küçük hobileri...
     
     Atilla Birkiye:
     "Perihan Mağden de bu projenin içinde!"
     Özellikle 90’lardan sonra estetik kaygılar, yazınsal özellikler şu veya bu biçimde metinde yer alan, alması gereken sorunlar üzerinde kafa yormak, yerini sıradan (kimilerine göre niteliksiz) okura kitabı nasıl satarıza bırakınca, (medyanın gücünün kullanarak) kitabı pazarlanabilen - satılabilen "yazarlar", dolayısıyla da yeni bir "yazarlık projesi" ortaya çıkmış oldu. Bence bu projenin içinde Perihan Mağden de var.
     
     Osman Akınhay:
     "Bu ayrımın dayanağı yok!"
     Yazarın kendini eserinin gerisine çekip has edebiyat okuruna hak ettiği saygıyla yaklaşan, üstelik eserlerini bir nevi inziva halinde kaleme alan, "geldim, geliyorum", "çıktım, çıkıyorum" türünden numaralara tenezzül etmeyen ve nedense hepsi de Cihangir / İstanbul dışında ikâmet eden Vusat O. Bener, Mehmet Eroğlu, İhsan Oktay Anar, Hasan Ali Toptaş, vb. erkek yazarların varlığını da dikkate aldığımızda bu ayrımın dayanağının bulunmadığını düşünüyorum.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Komşu kızı rozet taktı!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Doyasıya ‘klasik’ caz
‘Damardan edebiyat’
Yatırım fonu yerine resim
Mevlana çılgınlığı
Üç kadın bir adam ve aşk
"Obsesif yanımı okudum ve anlattım"
Akıbetini bekleyen galeri
Haniymiş onun sevdası?
Oasis nasıl kurtulur?
Kanunsuz topraklarda
Bir hortlak hikâyesi
"Jön ne demek?"
Ödüllü müzede denizaltı
MOMA’ya sofra takımı sokan adam
Görsel Sanatlar’da yeni adımlar
Yıldızların altında müzik
Yunanistan’a müzikal yolculuk
Psikoterapi dersleri
Kral sanatçıdan kral şehre
"Heykel yinelenen tutkulardan doğar"
Modernden çağdaş dansa
Kuşadası’ndan sinema geçti
1994 tarih olurken
Polisiyenin İtalyan hali
Kısa... Kısa... Kısa... Kısa... Kısa...
Haftanın albümleri
Gizli silah
Kıssadan hisse
Hayat atölyesi
Müzik Magazin
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet