
|

"Obsesif yanımı okudum ve anlattım"
Kutluğ Ataman felsefi ve kültürel dramları sergilemeye niyetli Dokümenta 11’in en dikkat çeken isimlerindendi.
AYŞEGÜL SÖNMEZ
Dokümenta’daki art videonuz "Veronika Read’in 4 Mevsimi"nin hikâyesini anlatabilir misiniz?
"Veronica Read’in 4 Mevsimi", 2 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıktı. Veronica’yı ilk defa 1998 yılında Londra’da tanıdım. Benim de o zamanlar meraklısı olduğum Hippeastrum (Amaryllis) adlı çiçek soğanlarını biriktiriyor ve soğanlar çiçek açtığında evinde diğer meraklılara davetler düzenliyordu. Ancak işi biraz aşırıya götürmüştü. Ben aşırılıkları severim. İki odalı evinde tam 900 adet saksıyla beraber oturuyordu. Yani her şey ama her şeyin üstünde çiçek saksıları olan bir ev düşünün. Yıllar önce arkadaşım Serra Yılmaz ile yaptığımız bir şaka vardı. Bir tuhaflığa rast gelmişsek anında birbirimize döner, senkron halinde "enstalasyon" deyip gülerdik. Bu da böyle bir şeydi. Bu arada Veronica, bildiğiniz gibi Hıristiyan mitolojisinde "gerçek ikona / görüntü" anlamına gelir. Soyadı da Read. Yani okuma demek. Ben, gerçekliği sorgulamakla ün yapmış bir sanatçıyım. Görüntüyle çalışıyorum ve görüntünün okunması sistemi üzerinden iletişim kuruyorum. Yani karşıma ‘gerçek görüntüyü oku’ isimli bir kadın çıkınca onu okumaya başladım.
Hep takıntılar üzerine gidiyorsunuz. Aslında takıntılı olan siz misiniz?
Ben sadece kendi hayat deneyimlerimin aşırı uzantıları üzerine çalışan bir insanım. Bütün işlerimde, çalıştığım insanların anlattıkları deneylerde aslında kendi hayatımın parçaları var her zaman. İnsan portreleri üzerine çalışıyor gibi görünsem de aslında kendi otobiyografimin tuğlaları gibi bu insanlar. Veronica yoluyla kendi obsesif yanımı okudum ve anlattım.
Batı’nın tam da kalbinde, Avrupa’nın en önemli sergisinde apolitik bir çerçevede çok politik bir iş üretmenin sırrı nedir?
Hep Batı’dan sanatçılar egzotik ülkelere gidip işler yapmışlar. Oryantalizm, egzotisizm meselesi... Ya da bizim gibi iki arada bir derede / Boğaz’da kalmış ülkelerden oralara "malzeme" satılmış. Kültürümüz cahilce hamama, saraya, lokuma, hapishane ve işkenceye indirgenerek Batı’nın liberal ırkçı, sığ ve yüzeysel politically correct politikalarına yağ sürmekle kalmış. Hiçbir zaman kendimizi eşit görmemişiz. Hep yaranmaya çalışmışız. Hep aşağılık kompleksiyle hareket etmişiz. Hep bir Batı hayranlığı - üstelik de Batı’yı hiç anlamadan - var. Batı da arada sırada gelip ‘aferin yavrum devam et’ demiş. Ağzına iki parmak bal çalmış ve gitmiş. Bense Avrupa’da yapacağım ilk sanat işinde bu tuzağa düşmemem gerektiğini düşündüm. Şimdi bir Doğulu geldi ve Batılıya bakacak tavrıyla Batılı bir sujeyi ele aldım. Ve mümkün olduğu kadar Batılının bize bakarken işlediği hatalı şablonları kullanmamaya dikkat ederek yani kabaca söylemek gerekirse oksidantalizm yapmayarak... İşte böylece Batılı bir suje olarak "Veronica Read’in 4 Mevsimi" işimin kahramanı oldu.
Dokümenta 11’i "dışarıdan baktığınızda" nasıl buldunuz?
Ben kendi işimi çok politik görüyorum. Bence Dokümenta’nın en politik işlerinden biriydi. Politika, toplumsal hayatın en doğru ve adil bir şekilde düzenlenmesi ve yürütülmesi bilimi. Diğer işler politik değildi. Sizin de söylediğiniz gibi bunu bir içerik olarak kullanıyorlar, bir yaka etiketi gibi taşıyorlardı. 11 Eylül oldu, şimdi politik olma modası başladı. Hadi biz de bu treni kaçırmayalım gibi çok iş vardı. Ama büyük çoğunluğu sadece mesaj veriyordu: Bu siyahtır, şu beyazdır, ha bu da gridir, o doğru, şu yanlış... 2002 yılında insanlar artık bu sığlıkları yemiyorlar. Bakacaksınız, işin kendisi nedir? Benim işim varolma biçimiyle, duruşuyla, varlığıyla politikti. İnsanların, şahısların hayatına birebir girdiği gibi, onlarla iletişim kuruyordu. Yoksa bir kürsüden politik vaaz vermiyordu. The Economist dergisi Dokümenta’nın tamamını çok ahlakçı buldu. Ama "Kutluğ Ataman’ın işi Dokümenta’nın cinselliği ele alma cesaretini gösteren işiydi," dedi. Ki doğru. Sergi genelinde çok kaliteliydi. Ama ben, daha olgun ve gerçek bir sergi bekliyordum. Gene de bu kadarının bile başarılmış olması çok önemli. Bu Dokümenta, güncel sanatın akışını tek hareketle durdurdu ve yönünü değiştirdi.
KÜLTÜR & SANAT


Komşu kızı rozet taktı!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Doyasıya ‘klasik’ caz
‘Damardan edebiyat’
Yatırım fonu yerine resim
Mevlana çılgınlığı
Üç kadın bir adam ve aşk
"Obsesif yanımı okudum ve anlattım"
Akıbetini bekleyen galeri
Haniymiş onun sevdası?
Oasis nasıl kurtulur?
Kanunsuz topraklarda
Bir hortlak hikâyesi
"Jön ne demek?"
Ödüllü müzede denizaltı
MOMA’ya sofra takımı sokan adam
Görsel Sanatlar’da yeni adımlar
Yıldızların altında müzik
Yunanistan’a müzikal yolculuk
Psikoterapi dersleri
Kral sanatçıdan kral şehre
"Heykel yinelenen tutkulardan doğar"
Modernden çağdaş dansa
Kuşadası’ndan sinema geçti
1994 tarih olurken
Polisiyenin İtalyan hali
Kısa... Kısa... Kısa... Kısa... Kısa...
Haftanın albümleri
Gizli silah
Kıssadan hisse
Hayat atölyesi
Müzik Magazin
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|