16 Temmuz 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Çağdaş çoğunluğu kucaklamak için...

     Eğri oturup doğru konuşalım!
     Bülent Ecevit...
     DSP lideri artık perdeyi kendi eliyle indiriyor. Sahneden daha iyi performansla çekilebilirdi. Ama bu fırsatı ne yazık ki harcadı. Devlet adamlığı kumaşı bu kadarmış... DSP’nin seçim şansı ve geleceği yok artık. Bütün seçim araştırmaları da bu gerçeğe işaret ediyor.
     Mesut Yılmaz...
     ANAP liderinin siyaset sahnesindeki inandırıcılık sorunu devam ediyor. Doğru şeyler söylüyor ama geçmiş politik sicili kendisiyle ilgili soru işaretlerini sildirmiyor. Üst üste üç seçim kaybetmiş olması da Yılmaz’ın inandırıcılığı konusunda bir başka olumsuzluk... ANAP da DSP gibi hala barajın altında seyrediyor.
     Tansu Çiller...
     DYP lideri ile inandırıcılık yan yana gelmesi güç sözcükler... Özellikle Erbakan Hoca’yla ‘Refahyol macerası’nın Çiller’in siyasal güvenilirliğine indirdiği ölümcül darbenin etkisi sürüyor. DYP’nin halen yüzde 10 barajının az üstünde seyretmesine gelince... Muhalefette olmaktan ve alternatifsizlikten kaynaklanan geçici bir olgu sayılabilir.
     Deniz Baykal...
     CHP lideri çeyrek yüzyıldır başa, başbakanlığa güreşmek istiyor. Ama bir türlü tutturamıyor. Eksik olan bir şeyler var. Son iki seçimi kaybetti. 1995’te yüzde 10 barajını kıl payı geçti. 1999’da yüzde 8 küsurla baraja takıldı ve CHP parlamento dışı kaldı. Deniz Baykal, sosyal demokrat iddialı bir lider olarak, Türkiye gibi sosyal adaletten yoksun bir ülkede yıllardır muhalefette olmasına rağmen, CHP’yi bir türlü iktidar atağına kaldıramıyor, geniş kitlelerde iktidar heyecanı uyandıramıyor. Neden öyle? Eksik olan nedir? Ancak muhalefette olmanın avantajı ve alternatifsizlik bugün CHP’yi bir ölçüde barajın üstünde tutuyor.
     Devlet Bahçeli...
     MHP lideri partisini merkeze çekemedi ya da zaten çekmeye niyeti yoktu. Yüzde 7 - 8’lik çekirdek oyuna biraz daha ekleyip barajın üzerinde kalabilmek için politika yapıyor Bahçeli. Yani Türkiye’nin demokratikleşmesini tıkamak ve Avrupa yolunu kapatmak için uğraşıyor.
     Recai Kutan...
     (Ya da Erbakan Hoca)
     Saadet Genel Başkanı’nın partisini yüzde 10 barajını aşırtması sürpriz olacak. Hoca’nın seçmen tabanı büyük ölçüde Tayyip’e kaçmış durumda.
     Recep Tayyip Erdoğan...
     AKP lideri seçim araştırmalarında açık ara birinci çıkıyor. Genellikle yüzde 20’nin üzerinde. Tayyip Erdoğan seçime giremezse, AKP inişe geçer mi? Tartışmalı bir konu. AncakTayyip Erdoğan seçime girmese de, AKP’nin bu mevcut liderler karşısında seçimi kazanması büyük ihtimal...
     Bu tabloya bakıldığında:
     Bir yanda Tayyip Erdoğan var.
     Öbür yanda ‘diğerleri!’
     Yani mevcutlar...
     Bugünkü koşullarda mevcut liderlerin Tayyip Erdoğan’la seçim sandığında yarışmaları mümkün değil.
     Neden öyle?
     Bugün Türkiye’de en büyük parti hala kararsızlar partisi. Bu parti, sahnedeki mevcutlara artık güvenmiyor. Geçmişte denedikleri ve hayal kırıklığına uğradıkları bu liderlere, onlar bugün birçok doğruyu söyleseler de artık inanmıyor bu kararsızlar.
     Bu kesim, geçmişte hem sağ hem sol partilere oy vermiş. Ama şimdi bu kararsızların parti aidiyetleri de fazla kalmamış. Türkiye’ye ve dünyaya klişelerle bakmıyorlar. Ne yapacaklarını da bilemiyorlar.
     Yani kararsızlar!
     Bu parti bugün en büyük parti.
     İşte Cem - Derviş - Özkan’ın şansı, bu üçlünün önündeki tarihi fırsat burada yatıyor. Yani Tayyip Erdoğan’ın partisine karşı istikrar alternatifi olarak sahneye çıkmak...
     Bu yeni oluşum ve partinin kendisini çağdaş sosyal demokrat diye tarif etmesi, kararsızları ve geniş kitleleri kucaklamasına engel değil.
     Önemli olan neyi nasıl söyleyecekleri.
     İsmail Cem, "Bütün Türkiye’nin koalisyonunu, birliğini arzuluyoruz, bunun öncüsü olacağız" diyor. Türkiye’de çağdaş çoğunluğu kucaklamaktan söz ediyor.
     Kemal Derviş, en geniş seçim ittifakı ve seçim işbirliği istiyor, el ele tutuşmayı sloganlaştırıyor.
     Eğer yeni oluşum, değişik toplum kesimlerinden insanlar arasında, değişik köken ve inançtan gelenler arasında yaygın bir aidiyet duygusu uyandırırsa, ülkenin her tarafındaki bu insanlar parti vitriniyle seçim bildirgesinde kendilerini görebilirlerse, başarının kapısı açılır.
     Mayıs ayının ikinci yarısında çıktığım iki haftalık Anadolu yolları gezisinde, Cem’li, Derviş’li bir partiye oy vereceklerini söyleyen, son seçimlerde yalnız CHP’ye, SHP’ye değil, ANAP’a, DYP’ye, hatta MHP’ye oy atmış birçok vatandaşa rastladım.
     Tekrarlamakta yarar var:
     Neyin nasıl söyleneceği, yani çağdaş çoğunluğun nasıl kucaklanacağı iyi belirlenirse, Türkiye siyasal istikrarı yakalar; AB yolu da, istikrarlı ekonomik büyüme yolu da önümüzde açılır.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Rahatlama?..

Melih AŞIK
Yalana rağbet

Fikret BİLA
Ecevitler’in duruşu

Hasan CEMAL
Çağdaş çoğunluğu kucaklamak için...

Güneri CIVAOĞLU
Aşılır

Can DÜNDAR
"Bizim çocuklar"

Abbas GÜÇLÜ
Gençlerin gelecek kaygısı

Sami KOHEN
Zamanı mıydı?

Mehmet Y. YILMAZ
Bir "yeni yüz" ararken, üç tane birden!

Derya SAZAK
MHP, Derviş, AB

Meral TAMER
Cem genel başkan, Derviş başbakan

Güngör URAS
İsmail Cem’in "Yeni Oluşum"u ülkede yeni oluşumun yolunu açabilir

Serpil YILMAZ
İspanya’yı çantamıza koyup getiremedik

M. Ali BİRAND
Acaba mucize gerçekleşecek mi?

© 2002 Milliyet