16 Temmuz 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Acaba mucize gerçekleşecek mi?

     Önümüzdeki bir-iki hafta çok önemli.
     Herkesin gözü, troykanın (üç liderli yönetim hareketi) üstünde.
     Ne yapacaklar?
     Nasıl bir tutum alacaklar?
     Beklentileri karşılayabilecekler mi?
     Uyumlu, ciddi, etkili, birbirine saygılı, eşgüdümlü bir çalışma sergileyebilecekler mi?
     Yoksa diğerleri gibi, birbirlerine mi girecekler? Her kafadan bir sesin çıktığı, kargaşa yaşanan bir parti mi olacak?
     Ben artık karamsarlıktan bıktım. Etrafımdaki insanların karamsar konuşmalarından, ümitsizlikler içinde kıvranmalarından daha da bıktım.
     Ümitli olmak istiyorum.
     Çocuklarımın, torunlarımın bu ülkede yaşamaktan memnuniyet duymalarını, geleceklerinin pırıltılı olduğuna inanmalarını, kendilerini güvencede hissetmelerini, başka bir batı ülkesine kapağı atıp "kurtalmaya çalışmamalarını" istiyorum.
     Bunları istemek çok mu?
     Benim gibi, Türk toplumu da aynı beklentiler içinde...
     Bundan dolayı da hepimiz troykayı izliyoruz.
     Bu üç insan, çok kişi için iyi yönetilen, gençliğini heyecanlandıran, üretken, AB'ye doğru koşan, dış dünyaya ve rekabete açık bir Türkiye'ye kavuşabilmek için son şanstır.
     Acaba, bu mucize gerçekleşecek mi? Yoksa, bu güzel rüyanın ortasında uyanıp, yine eskilerle mi başbaşa kalacağız?
     
Gerçekler tabii ki epey farklı...
     Bugünün gerçekleri ile bizlerin beklentileri çok farklı.
     DSP'den istifa edip yeni oluşuma katılmak üzere yola çıkanların bir bölümü, tamamen kişisel çıkarlarla hareket ediyor. Bir defa daha seçilemeyeceğini görünce, öbür tarafı denemek isteyenler... Hiçbir işe yaramadıkları için silineceklerini bilip, kendilerine bir şans daha tanımak isteyenler... Her türlüsü var. Bunu da doğal karşılamak gerek. Siyasi yaşamda her türlüsü vardır. Kişisel hesaplar da daima önde gelir.
     Ancak bazıları var ki, onlar farklı düşünmek zorundalar. Onların atacakları adımlar, ülkenin geleceğini şekillendirecektir.
     Şu sıralarda Ankara'da "siyasi olgunluk" sınavı var. Bu sınavdan geçebilenlerin sayısı ne kadar fazla olursa, bizlerin ümitleri de o kadar gerçekleşebilecek.
     İşte bundan dolayı hepimiz troykayı izliyoruz.
     Atacakları en ufak adımdan tutun, söyleyecekleri en basit cümle veya takınacakları en basit tavır bizi ilgilendiriyor. İnce eleyip, sık dokuyacağız. Sürekli değerlendireceğiz. Sonunda da, ya başımızda taşıyacağız veya sırtımızı döneceğiz. Fazla değil, en geç iki-üç hafta içinde işin rengi anlaşılacaktır.
     Eğer başaramazlar ve yaşlı Ecevitler'e yenilirlerse yazıklar olsun...
     Ancak başarırlarsa da troykanın önünde kimse duramaz.
     
Bu hareketten kimler korkmalı?
     Rüzgarlar hala hızlı esiyor. Eğer bu şekilde devam ederse, yeni oluşum piyasadaki birçok partiye zarar verdirir, oy kaybına uğratır.
     En fazla CHP tehdit altında kalacaktır.
     Hemen hemen aynı malı satan, aynı müşteriye servis yapacak olan iki partiden (CHP ve yeni oluşum) hangisi tercih edilir?
     Kamuoyunun rüzgarını arkasına almış, Derviş ile güçlenmiş yeni oluşum mu, yoksa Deniz Baykal'lı CHP mi? Benim tahminim, CHP'ye oy verme hazırlığındaki çok seçmen yeni oluşumu tercih edecektir. Yine oyunun kaybolmaması ve iktidar şansı yüksek olanı desteklemek içgüdüsü ön plana çıkacaktır.
     Aynı gerekçelerle veya mantıkla olmasa dahi, yeni oluşum nedeniyle oy kaybedecek başka partiler de var...
     ANAP, DYP hatta AK Parti'ye eğilimi olan, ancak henüz kararını verememiş kesim de, yeni oluşumu denemek isteyebilecektir.
     Troyka büyük hatalar yapmaz ve kamuoyu önünde güçlü şekilde dikilmesini bilirse, Türk siyasetinin tüm haritasını değiştirecektir. Sadece bununla da kalmayacak, Türkiye'nin kaderini de değiştirecektir.
     Ancak, tekrar etmekte yarar var....
     Her şey bu üç insanın becerilerine, uyumlarına ve ciddiyetlerine bağlı.
     Umarız, ümitlerini onlara bağlayan milyonları hayal kırıklığına uğratmazlar...
     
     mbirand@attglobal.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Rahatlama?..

Melih AŞIK
Yalana rağbet

Fikret BİLA
Ecevitler’in duruşu

Hasan CEMAL
Çağdaş çoğunluğu kucaklamak için...

Güneri CIVAOĞLU
Aşılır

Can DÜNDAR
"Bizim çocuklar"

Abbas GÜÇLÜ
Gençlerin gelecek kaygısı

Sami KOHEN
Zamanı mıydı?

Mehmet Y. YILMAZ
Bir "yeni yüz" ararken, üç tane birden!

Derya SAZAK
MHP, Derviş, AB

Meral TAMER
Cem genel başkan, Derviş başbakan

Güngör URAS
İsmail Cem’in "Yeni Oluşum"u ülkede yeni oluşumun yolunu açabilir

Serpil YILMAZ
İspanya’yı çantamıza koyup getiremedik

M. Ali BİRAND
Acaba mucize gerçekleşecek mi?

© 2002 Milliyet