
|

Coen kardeşlerin patetik sonatı
Günümüz sinemasının özgün yaratıcılarının son filmi, 40’lı yılların kara filmlerine saygı duruşunda bulunuyor.
40’lı yılların sonlarında Kaliforniya’nın kuzeyindeki Santa Rosa’da yirmi metrekarelik bir berber dükkanındayız. Yaşadığı küçük kasabaya uyum sağlamış kişiliğiyle sessiz sakin bir adamdır ikinci berber Ed Crane. Sigarası ağzından eksik olmaz, yüzü hiç gülmez. Düztaban olduğu için askere de alınmamıştır. Karısının İtalyan kökenli ailesinden kalma bu küçük işyerinde, kendisinin gevezelik kontenjanını da kullanan kayınbiraderi baş berber Frank ile birlikte saç keser. Evliliğinde karısı onu seçmiştir, sessizliği, efendiliği nedeniyle. Sanki bu dünyada yaşamıyor, yalnızca etrafı seyrediyor gibidir (o enfes rüya sahnesinde uçan daireler tarafından alınıp götürülmeyi bekler; kimbilir belki de o uzak diyarlarda derdini ifade edebileceği kelimeleri bulacaktır). Dış sesiyle anlattığı hikâyesine biz seyirciler ortak oluruz. Kasabanın gösterişli giyim mağazasında muhasebecilik yapan karısının onu, patronu büyük Dave (savaş kahramanı olarak bilindiği için böyle çağrılır) ile aldattığını bilir ama aldırmaz görünür ("netice itibarıyla özgür bir ülkede yaşıyoruz" diye düşünür). Rutin akışı değiştiren, günün birinde berber koltuğuna oturan Creighton Tolliver’ın önerisi olur. Sacramento’lu işadamı asrın yeni buluşu "kuru temizleme" işinde Ed’e ortaklık teklif etmektedir. Ömür tükettiği bu ırak kasabadan, tekdüze evliliğinden kurtulmak, dünyada bir yer sahibi olmak için bir fırsattır bu belki de. Ortaklık için gereken parayı temin için büyük Dave’e bir şantaj mektubu gönderir.Ancak işler yolunda gitmeyecek, tarak tutan eller suça bulanacaktır.
Yirmi yıl önceki ilk filmleri "Blood Simple / Kansız" ile kara filme parlak bir giriş yapan Coen kardeşlerin son çalışmasının çıkış noktası 1994 yapımı "The Hudsucker Proxy / Bir Şirket Komedisi"nin bir berber salonundaki çekimleri sırasında duvarda asılı poster olmuş. 40’lı yılların saç kesimlerini gösteren afiş, Coen’leri bu kesimleri yaratan kişileri araştırmaya itmiş. Böylece ucuz romanlarını (pulp fiction) bolca okudukları James M.Cain’in metnine ulaşmışlar. 40’lı yılların kara film başyapıtlarına saygı duruşu niteliğindeki bu çalışma, başlangıçta renkli negatife çekilip (yalnızca ön jenerik siyah / beyaz çekilmiş) daha sonra siyah/beyaz basılan Roger Deakins imzalı görüntülerinden büyük destek almış. Kardeşlerin (ilk üç filmlerinden sonraki) değişmez görüntü yönetmenlerinin dönem atmosferini kusursuzca yansıtan, ışık kadar gölgenin de ustalıkla kullanıldığı görsel çalışması tek kelimeyle olağanüstü. Soğuk savaş tedirginliği, giderek toplu paranoyanın simgesel karşılığını bulduğu saldırgan uzaylıları taşıyan uçan daireler, Holsberg’in belirsizlik teorisi gibi kültürel referanslar filme ustalıkla yerleştirilmiş.
Günümüz sinemasının özgün yaratıcılarının bu dokuzuncu birliktelikleri, hayranı oldukları Caine ‘in metinlerinden sinemaya aktarılmış "Double Indemnity / Çifte Tazminat", "The Postman Always Rings Twice / Postacı Kapıyı iki Kez Çalar" başta olmak üzere kara film külliyatından, Kubrick imzalı Nabokov uyarlaması "Lolita"dan esinler almakla birlikte baştan sona Coen damgasını taşıyor. Burwell’ın karanlık tonlardaki müziğine karışan Beethoven’ın lirik sonatlarının yoğunlaştırdığı hüznü her zamanki mesafeli anlatımlarıyla dengeleyen kardeşlerin oyuncuları da mükemmel. "Sling Blade"den beri heyecanla takip ettiğimiz Thornton "var olmayan" Ed Cain’i tüm uzaklığı ve kederiyle bir eldiven gibi giyinmiş. Joel’in eşi McDormand kara filmin alışılmış ‘femme fatale’ tiplemesinden uzak karakterine müthiş bir gerçeklik katmış. Patronda (Tony Soprano) Gandolfini, dul eşte (Hitchcock’un "Rebecca"sından fırlamışa benzeyen) Borowitz gayet iyiler. Geçen yılın Cannes film şenliğinde en iyi mizansen ödülünü David Lynch’in yine kara filmden beslenmiş "Mulholland Çıkmazı"ile paylaşan, şimdiden çağdaş klasikler arasına girmeye aday bu enfes başyapıtı kaçırmayın.
Orada Olmayan Adam / The Man Who Wasn’t There"
Yönetmen: Joel Coen Senaryo: Joel & Ethan Coen Görüntü: Roger Deakins Müzik: Carter Burwell Oyuncular: Billy Bob Thornton (Ed Crane), Frances McDormand (Doris Crane), James Gandolfini (Big Dave Nirdlinger), Katherine Borowitz (Ann Nirdlinger), Michael Badalucco (Frank), Richard Jenkins (Walter Abundas), Scarlett Johansson (Birdy), Jon Polito (Tolliver), Tony Shalhoub (Freddy Riedenschneider) 2001 ABD-İngiltere yapımı, 115 dakika
KÜLTÜR & SANAT


Salsa gecelerinden asit caza
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Ödül mink bir kürk gibidir"
Bağımsızlık ve mizah onların karakteri
Yorgun tekerlekler
Dergilerle serinlemek için...
"Türkiye’nin 30 yılını yakamayız!"
Dalgınlık halinin ressamı
Vialli gibi bir küratör
"Femme fatalemiş! Kıçımın kenarı!"
Coen kardeşlerin patetik sonatı
Uzaklardan gelen mesaj
Kırsal alanda cinsel oyunlar
Babalık davası
Köfte ile patates
Tanık olunacak şiirler
EB ile adım adım
Dijital sanatta Latin başkaldırı
Sarkis ile yolculuk
Hep yek, hep kız başına
Ortaya karışık caz
İşkenceciler afişe ediliyor
Paha biçilmez mozaikler
Beşi bir yerde rock!
Bu yaz çok büyüyecek
Düzce’den Beyazıt’a "Uğurlu" albümler
Hem tatil yap hem film
Haftanın albümleri
Dünyada markalaşmak lazım!
Futbol ve turizm
Hayat atölyesi
9. Caz Festivali ve web’de caz...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|