21 Temmuz 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Kabusa dönüşen Zümrüdüanka

     Şu anda kimin yerinde olmayı asla istemezdim biliyor musunuz?
     Devlet Bakanı Kemal Derviş’in!
     Aslında hayatta şunun yerinde olsam ya da iyi ki filancanın yerinde değilim türündün akıl yürütme ya da takıntılarım hiç yoktur, ama Derviş’in sırtına bindirilen yüklere saat başı yenilerinin eklendiğini gördükçe, beni afakanlar basıyor.
     Adamcağız 16 ay önce ekonomiyi derin bunalımdan çıkartmak üzere mesih olarak gelmişti. Şimdi ekonomiyi siyasilerin tasallutuna karşı korumak üzere bodyguard’lık yapmak da ona düşüyor. Yetmiyormuş gibi siyasi çözümü de ondan bekler olduk.
     Aslında başına Zümrüdüanka kuşu kondu, ama zavallı Derviş, elinde sihirli bir değnek buldu ve bu değneği hangi lidere dokundurursa, onu Beyaz Atlı Prens’e dönüştürecek. Kimini baraja takılmaktan kurtaracak, kiminin oy oranını ikiye katlatacak. Bir de başına sardığı yeni oluşum var ki, naçizane fikrimi soracak olursanız Derviş geri durursa ne köy olur ne de kasaba!
     Arkadaşları, yakın dostları, AB yanlıları, laik kesim bastırıyor bir an önce kararını ver diye... Solun birleştirilmesini ondan bekliyoruz. Hatta parçalanmış siyaset sahnesinde AKP’nin ezici başarısını engelleyebilecek tek umut olarak ona sarılıyoruz. Bu ağır sorumluluğun altında kim ezilmez?
     Derviş’in bu Amerika molasına fevkalade ihtiyacı vardı. Başına konan Zümrüdüanka kuşu nedeniyle büyüyen kabustan uyanabilmek için. On gün yeterli olacak mı, göreceğiz...
     Nefesinizi tutmuş Derviş’in kararını beklerken, onun yerinde olmadığınız için yatıp - kalkıp şükredin.
     
Bayındır - Astaldi ortaklığı bitti
Çörtük hakimi reddedince, dava başka bir mahkemeye sevk edildi. İkinci mahkeme hafta başında reddi hakimin reddine karar verdi

     Kamuran Çörtük’e tutuklama kararı!
     Hafta başında Star gazetesinde gözüme takılan bu haberin izini sürünce, Bolu Tüneli’nin müteahhidi İtalyan Astaldi’nin Bayındır ile zoraki ortaklığına son noktanın da konduğunu öğrenmiş oldum.
     Star’daki haberde eski Demirbank’ın iştiraklerinden İlke Factoring’in, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle Çörtük’e dava açtığı ve mahkemeye gelmeyen Çörtük’ün ifade verebilmesi için hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartıldığı belirtiliyordu.
     Meğer İlke’yle Çörtük arasında başka davalar da varmış. Demir Factoring’in de yer aldığı bu davada Bayındır’dan alacaklarını tahsil edemeyen şirketler, Astaldi ile ortak şirketteki Bayındır hisselerine haciz koydurmuşlar. Ticaret Kanunumuza göre adi ortaklıklarda şirkete haciz konamazmış, ancak ortaklardan birinin hissesine konabilirmiş.
     Aslında mahkeme çok önce İlke ve Demir Factoring’in lehine karar vermiş. Böylelikle Bayındır - Astaldi ortaklığına tasfiye yolu açılmış. Ancak bu karar, tarafların yüzüne şahsen söylendiğinden, karar günü Çörtük hakimi reddetmiş. Bunun üzerine dava, aynı ildeki deneyimli ve saygın hakim heyetine havale edilmiş. Ve hafta başında o dava da sonuçlanarak reddi hakimin reddine karar verilmiş.
     Çörtük bundan sonra da hukuk yollarını sonuna kadar deneyecektir, ancak hukukçulara göre Bayındır - Astaldi ortaklığına fiilen son nokta konmuş durumda.
     Bu zoraki ortaklık 1998 Ağustos’unda kurulmuş, İtalyan Astaldi bir gece ansızın Bayındır’ı koynunda buluvermişti. Bayındır’ın 1998 Temmuz’unda POAŞ’ı aldığını, yine o tarihlerde Türkbank’ın Korkmaz Yiğit’e satış pazarlıklarında orkestra şefliği yaptığını ve Yiğit’ten Genç TV’yi devraldığını anımsayacak olursanız, Astaldi ile ortaklığın nasıl geliştiğini de tahmin edebilirsiniz.
     Küçük bir hatırlatma: Bayındır’ın Astaldi’ye sermaye koymadan ortak edildiği dönemin Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu idi. Ki aynı Topçu, Süleyman Demirel’in uzun yıllar avukatlığını yaptıktan sonra 1992 - 93 Demirel hükümetinde Ulaştırma Bakanı olarak görev almış, Amca’mız has kızı Çiller’le bozuşunca DYP’den ANAP’a geçmiş ve bu arada Amca’mızın has oğlu haline gelen ANAP lideri Mesut Yılmaz başkanlığındaki hükümette Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na getirilmişti.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Çimdik çimdik makarna...

Melih AŞIK
Çelişen emirler

Fikret BİLA
Kuzey Irak’a girilir mi?

Hasan CEMAL
Türk basınının duayeni Metin Toker için!

Güneri CIVAOĞLU
Engel tanımayanlar

Can DÜNDAR
Yolun neresindeyiz?

Abbas GÜÇLÜ
Ses ve görüntü kirliliği

Mehmet Y. YILMAZ
Elveda aşk, elveda mutluluk, merhaba yanlızlık

Hasan PULUR
Patronlu siyaset...

Derya SAZAK
İlhan Mansız’a dokunmayın

Meral TAMER
Kabusa dönüşen Zümrüdüanka

Tamer HEPER
Ortak gidere katılınır

Osman ULAGAY
Neden inatçı bir "ayı"yım?

Güngör URAS
Truva hazinelerinin bir bölümünü Moskova’ya taşımışlar

Serpil YILMAZ
2003 yılında toplu jübile yapalım mı?

© 2002 Milliyet