
|


En büyük hayali çağdaş bir cami
Başarısı uluslararası camida kabul edilen Zeynep Fadıllıoğlu’nun hayallerini, 21’inci asrı yansıtan bir cami tasarlamak süslüyor
NURDAN AKINER
İşletmeci eşi Metin Fadıllıoğlu ile yıllardır İstanbul’un eğlence, yeme - içme kültürüne katkılarıyla anılan Zeynep Fadıllıoğlu, uluslararası alanda da tasarımcı kimliğiyle kendinden söz ettiriyor. Çok kültürlülüğümüzün renklerini taşıyan yatak odası tasarımıyla bir süre önce İngiltere’de House & Garden dergisi ile Daily Telegraph gazetesinin ortaklaşa düzenlediği fuara katılan Fadıllıoğlu’nu, İngiliz Tasarımcılar Birliği de özgün tasarımlarından dolayı bünyesine aldı. Londra’dan yeni dönen ve eşiyle Hindistan’a uçmaya hazırlanan Fadıllıoğlu, tasarımcı kimliğini ve hayallerini Milliyet’e anlattı...
‘Cami toplumu eğitmeli’
"Çağdaş anlayışla bir camii yapmak istiyorum. 21’inci asır insanının algılama tarzında bakarak, böyle bir caminin tasarım yönetiminde bulunmak isterim. Tıpkı bir külliye gibi... Bana göre cami, sırf dua edilen bir mekan değil, çevresine faydalı olacabilecek bir toplantı yeri de olmalı. Altında fakirlere yemek dağıtılan bir aşevi, sağlık birimi, İngilizce, bilgisayar kursları gibi birimler olmalı. Toplumu eğitmek adına işlevselliği bulunmalı. Ama çevreme bakıyorum da Mimar Sinan’dan bu yana güzel bir camii yok ortalıkta."
‘Alt kültür yozlaştırdı’
"Kendi kültürümüzden ürkmeden sürdürebileceğimiz bir yaşantı peşindeyim. Sosyal sorumluluk sahibiyim ve ulusun eğitime katkıda bulunmak istiyorum. Gerçekleşmesi zor bir hayal ama yalın bir taş, bu camiyi demir işçiliği kullanıp, çinilerle süslemek isterim. Çok yalın, İslam’ın ilk dönemlerindeki gibi, yani 7 - 11’inci yüzyıldaki gibi bir çizgisi olmalı. Camiler şu anda alt kültürün elinde yozlaşmış bir mimari çirkinlik haline geldi. Bir bakıyorsunuz sivri, devrilecek gibi bir minare; oysa İstanbul simalarını güzelleştiren en güzel şey camiler. Bu bir mimarın işi ama o ekibin içinde yer alıp tasarım yönetmenliği yapmak isterim."
"Kadınlar ‘Wow it’s sexy’ dedi"
"İngiltere’deki fuara katıldığım yatak odası tasarımında elimde sadece 42 metrekarelik bir alan vardı ve bunu çok iyi kullanmalıydım. Fuarı tam 40 bin kişi gezdi. Kapıdan giren herkesin ilk söylediği şey ‘Vay canına’ demek oldu. Kadınlar da beğenilerini ‘Wow it’s sexy (Vay canına çok seksi)’ diyerek gösterdi. İngiltere’de yaşayan biri böyle birşeye kalkışırsa, herkes, devlet ve sanatçılar destek olur. Bense sadece kendi imkanlarımla gerçekleştirdim. Türkiye’nin tanıtımı için bu parayı harcadım. Türkiye’de o kadar genç yenetek var ki, kendi imkanlarıyla nasıl böyle birşey yapacak bu çocuklar?"
MAGAZİN


En büyük hayali çağdaş bir cami
Ne villa aldı ne evi verdi
Açıkhava’da yıldızlar geçidi
Sinemis gece hayatı bilmiyor
Köpüklü erotizm tuttu
Dünyaları savaştıracak!
Park Orman’da sabaha kadar eğlence
SAYFA BAŞI

|
|

|