
|

Yeni bir parti kurmak
METİN TOKER Ağabeyimizin cenaze töreni için Ankara’ya gittim. Aile fertlerine başsağlığı dilerken düşündüm: İsmet Paşa’nın beğendiğimiz, beğenmediğimiz birçok yönü var. Ama ne kadar asil bir aile bırakıp gittiği belli...
Lekesiz, vakur bir aile!
Erdal İnönü’nün siyaset arkadaşlarından Yiğit Gülöksüz’le Metin Toker’in cenaze namazında saf tutarken kısa bir sohbette bulunuyoruz.
"İsmet Paşa’yı bile eleştirirdi" dediğimde, Gülöksüz ekledi:
- Erdal Bey onun yazılarından az mı çekti!
Gerçekten, kayınbiraderi Erdal İnönü SHP lideri iken, Toker onu da çok sert biçimde eleştiren yazılar yazmıştı.
Her kula nasip olmayacak, dopdolu bir hayat yaşadı. Allah rahmet eylesin. Çok isterdim ki, yazmaya başladığı hatıralarını tamamlasın... 1950’lerin ikinci yarısından sonra DP’ye karşı verdiği öfkeli mücadele yıllarını, eminim çok bilgece değerlendirecekti.
***
NAMAZDA gazeteci arkadaşımız DSP milletvekili Ahmet Tan’la karşılaştık. "Bir Meksika atasözü var" dedi:
- ‘Bazı adamlar ölünce, bir kütüphaneyi de beraberinde götürür.’ Metin Ağabey de öyleydi... Şimdi çok isterdim ki, 1960’larda kurulmuş olan Yeni Türkiye Partisi hakkında Metin Ağabey’e telefon edip bilgiler alayım.
Tan, 1960’larda bir hizip partisi olarak kurulduktan sonra batan Yeni Türkiye Partisi ile dün İsmail Cem’in liderliğinde kurulan Yeni Türkiye Partisi arasında bir akıbet benzerliği düşünüyor galiba...
Tabii isim benzerliği değil, sosyolojik ve beşeri faktörler önemlidir: Partiler hangi şartlarda, ne tür lider ve teşkilat kadrosuyla tutar? Veya tutmaz?
Sosyolojinin laboratuvarı tarih olduğu için, geçmişte kurulup da tutmuş veya tutmamış partilerin incelenmesi elbette önemli.
Bu işlerin "ayaklı kütüphane"si şüphesiz rahmetli Metin Toker’di.
Cem, Özkan ve Derviş üçlüsünün etrafında kurulan yeni parti hakkında en güzel analizi, yaşasaydı, o yazardı şüphesiz.
***
SOLUN çok beğendiğim isimlerinden CHP’li Ertuğrul Günay’a da cenazede rastladım. Sohbet ettik. 1955 yılında Menderes’e karşı Demokrat Parti’den ayrılanların kurduğu liberal Hürriyet Partisi konusunda araştırma yapıyormuş.
Bu parti, Turan Güneş, Feridun Ergin, Fevzi Lütfi gibi saygın isimler tarafından büyük bir tantanayla kurulmuş ama tutmamış ve üç sene sonra CHP’ye katılmıştı. İleride, Altı Ok geleneğine karşı ‘Ortanın Solu’ hareketinin oluşup gelişmesinde bu liberal aşının rolü büyük olacaktı. Peki, Hürriyet Partisi niye tutmamıştı? Günay, Prof. Feridun Ergin’in üç sebep gösterdiğini anlattı:
- Teşkilatlanmada gecikmiş. (Halbuki DP ve CHP çok köklüydü.)
- CHP ile işbirliği politikası. (Bu yüzden halk yeni partiyi CHP’nin bir kolu gibi görmüş, bağımsız kişilik tanımamış.)
- Lider Fevzi Lütfi halkla kaynaşamamış. (Halbuki Menderes bir halk lideriydi.) Tarihteki başarılar da, başarısızlıklar da tekerrür etmez; çünkü aynı şartlar hiçbir zaman iki defa gerçekleşmez.
Ama tarihten dersler alınır.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|