25 Temmuz 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Dildeki yabancı

Yerli yersiz yabancı kelime kullanımına tepkiler var. Talep, gazetenin dili özenli kullanması doğrultusunda. Hedef "anlatmak"ise, çözüm?

     Yabancı dilden sözcüklerin metinlerde kullanılmasına ilişkin tepkiler çok sayıda okur tarafından sıkça gündeme getiriliyor.
     Hüseyin Kıvılcım’ın eleştirisi:
     "15 Temmuz 2002 tarihli Milliyet gazetesinde ‘Truva kazıları start alıyor’ başlıklı bir yazı yayınlandı. Türkçeyi kullanan bir yurttaş olarak gerçekten merak ediyorum. Niye ‘Truva kazıları başlıyor’ diye bir başlık atmıyoruz da ‘Truva kazıları start alıyor’ diye bir başlık atma gereksinimini duyuyoruz?"
     "Bu yalnızca Milliyet gazetesinde değil diğer gazetelerde de yer alan Türkçenin zayıflığından veya yetersizliğinden kaynaklanan bir olgu değil. Türkçenin küçümsenmesinden kaynaklanan bir sorun. Dilin korunması ve geliştirilmesinin milliyetçilik kavramı olarak algılanmamasını istiyor ve bir kültür sorunu olarak düşünülmesi gerektiğine inanıyorum. Alanı iletişim olan Milliyet gazetesi ve diğer gazetelerimizin dili doğru kullanma görevini titizlikle yerine getirmeleri dileği ile."
     8 Temmuz 2002 tarihli gazetede yer alan bir başlıktaki ifade de Çetin Aşçıoğlu tarafından eleştiriliyor. Şezlong ‘out’, Minder ‘in’ şeklindeki başlıkla ilgili bir soru göndermiş sadece:
     "Türkçeye saygınız neden yok?"
     Yorum: Yabancı sözcük kullanımı son yollarda iyice arttı. Başka ülkelerin gazetelerinde - özellikle bulvar basınında - da durum böyle. Bir ince espriyi, hoş bir kelime oyununu ifrata kaçmamak kaydıyla yansıttığı, yani okurla mizah ve gülümsetme amaçlı, ölçülü bir iletişim kurduğu sürece yabancı kelime kullanımına karşı değilim. Ama "start almak" örneğinde olduğu gibi, net anlatımı tercih etmeyiş ile ilgili eleştirilere katılıyorum. Gazetenin dili özenle kullanması okurların güvenini artırıcı bir özellik.
     14 Temmuz tarihli Milliyet’te yer alan bir haber, bazı okurların tepkisine hedef oldu. Altan Kalaycı kapsamlı bir "analiz" göndermiş.
     "Haberlere göz atarken ilginç bir başlığa rastladım; oradaki kısa özeti okudum ve daha sonra haberin ayrıntılarına geçtim; ama detaylı haberde başlıkta belirtilen sonucun nasıl bu röportajdan çıkartıldığını anlayamadım. Ön sayfada başlık ve özet haber şu: ‘Perhize tek ben uydum / Rüştü Reçber, Dünya Kupası boyunca cinsel ilişkiye girmeyen tek futbolcu olduğunu söyledi. Reçber, ‘Ama benim törelerim var. Biz eşimize sadık kaldık’ dedi.’
     "Burdan anlaşılan, sanki diğer tüm oyuncular, cinsel ilişkiye girmişler. Haberin detayını merak ettim. Röportajı okudum; Reçber’in söylediği aynen şöyle: ‘Evet, cinsel ilişkiye girmedim. Şimdi futbolcu için cinsellik gereklidir.... Ama demin dedim benim törelerim olduğunu. Bu törelere, geleneklere uymak zorundayım. Biz niye evlendik? Eşimize, karımıza, çocuğumuza sadık kalmak için evlendik. Ben böyleyim. Eh, eşlerimizle de üç saatlik otobüs yolculuğu mesafelerde kalıyorduk. Hiçbir arkadaşımız da kaçıp gitmedi eşlerini görmek için...’
     Kalaycı’nın eleştirisi şöyle:
     "Şimdi okuyucu olarak benim anladığım şu burdan, belirli bir cevabı almak için bu soru soruluyor. Ama Rüştü’nün verdiği cevap istenilen cevaba uymuyor. Konu ana sayfada belki detaylı röportajı okumayacaklar için çarpıtılıyor. Rüştü’nün verdiği cevaptan ‘bir tek Rüştü’nün cinsel ilişkiye girmediği’ sonucu nasıl çıkarılabilir?.Çarpıtmalara Milliyet göz yumdukça büyük ve dürüst gazete olma yolundan uzaklaşacaktır.."
     Levent Kağan’ın notunda da benzer yakınma var: "Rüştü ile ilgili haber ile içerik birbiri ile alakası olmayan şeylerden bahsediyor. Futbolcular eşleri ile boşansın mı isteniyor? Düzeltmeniz gerekir.."
     Yorum: "Bir tek Rüştü cinsel ilişkiye girmedi" ifadesi sadece soruda var. Ama yanıtta net bir ifade yok. İfade bulanık ve başlık bu ifadenin hayli "esnek" yorumuna dayandırılmış. Ancak Rüştü’nün konuyla ilgili açıklaması da bir sonraki gün yayımlanmış.
     Mehmet Güner’in eleştirisi, 15 Temmuz tarihli Milliyet ile ilgili.
     "14 Temmuz Pazar günü finali oynanan Balkan Gençler Voleybol Şampiyonası’nda bayan takımımız Yugoslavya’yı 3-2 yenerek şampiyon oldu. Ancak 15 Temmuz tarihli gazetemde konu ile ilgili tek satır bile yoktu. Aynı gün 4-5 sayfa spor haberi olduğu halde.."
     Yorum: Okurumuz Çanakkale’den yazmış. Sonuç geç geldiği için ne yazık ki taşra baskısına yetişmemiş. İstanbul baskısında yer almış.
     Turgut Eren, 15 Temmuz tarihli gazetede bir eksiklik gördüğünü yazmış.
     "Fener Gol Olup Yağdı başlıklı haberde her şeyden bahsedilmiş, ama bu bol gollü maçın skoru niye yok? Ben mi göremiyorum diye tekrar okudum ama nafile..." diyor.
     Yorum: Skoru nasıl göremedi, bilemiyorum. Metinde geçmiyor, ama maçtan bir iri fotoğrafın üzerinde koca rakamlarla 16 - 1 yazılı.
     Burcu Bayraktar, bir bilgi hatasına dikkat çekiyor. 15 Temmuz tarihli Milliyet’te yer alan Gizem Ölümden Döndü başlıklı haberde manken Gizem Özdilli’nin Eskişehir’den Ankara’ya 140 km. hızla gelirken TEM yolunda ineğe çarptığı" belirtilmekteydi.
     "Haberlerinize kesin doğrudur mantığıyla inanıyoruz. Ama öyle basit hatalar yapılıyor ki şaşıyorum. Eskişehir -Ankara yolunu bilenler var ama ya bilmeyenler! O yol hiçbir zaman otoyol olmadı. Belki küçük bir hata ama daha dikkatli olmakta fayda olduğunu düşünüyorum" diye yazmış Bayraktar.
     Yorum: Kazayla ilgili yanlış bilgi verilmiş. Kaza Düzce yakınlarında olmuş. Yani TEM üzerinde. Ama Eskişehir - Ankara değil, Istanbul - Ankara yolunda.
     




 SAYFA BAŞI 






Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi Madde 19




Okur Temsilcisi, Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır. Görüşleri kendisine aittir. Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor. Tel: (90) 212 505 68 40 fax: (90) 212 505 68 09 posta: Yavuz Baydar, Milliyet, Doğan Medya Center, Mahmutbey, 34554 Istanbul

© 2002 Milliyet