25 Temmuz 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Almanya başbakanının "aslan annesi"

     MEHMET AKTAN

     İspanya’nın Mayorka Adası’nda çalışan küçük oğlu Lothar ve eşi Gisela’yı ziyaret eden Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’in annesi Erika Vosseler (ikinci eşinin soyadını kullanıyor), büyük sıkıntı ve eziyetlerle geçen yaşamını, başbakan oğluyla ilişkilerini ve 38 yıl önce kaldığı evdeki Türk komşusuyla olan ilişkilerini Türk basınında ilk kez Milliyet’e anlattı.
     Erika Vosseler sade bir başbakan annesi. İnsanlara açık, içinden geldiği gibi konuşan, meraklı, samimi, 88 yaşından beklenmeyecek kadar hareketli ve hep gülümseyen birisi.
     Magdeburg kenti yakınlarındaki Burgstall kasabasında 2 Ekim 1913’te
     doğan Erika Vosseler, bir yıl sonra çıkan
     I. Dünya Savaşı sonucu ailesi dağılınca başka aileye evlatlık veriliyor. O henüz çocukken üvey anne ve babasını kaybedip büyükannenin yanında kalıyor.
     Anlattığına göre, Gerhard Schröder’in babası Fritz, sirklerde gösteri yapan atlara seyislik yapıyormuş. 1939’da ilk kızları Gunhild doğuyor. Gerhard Schröder’e hamile kaldığında, eşi II. Dünya Savaşı’nda asker olarak cepheye gönderiliyor. Erika Vosseler "1944’te Gerd doğdu, cephedeki eşime müjdeyi mektupla bildirdim. Bir müddet sonra gelen mektubunda çok sevindiğini belirtip ‘Sevgili Erika’cığım, ailemizin devamını sağlayacak küçük oğlumuzu bağrıma basmak için yakında geleceğim’ diye yazmıştı. Sonra hiç ses çıkmadı. Öğrendik ki, Gerd daha birkaç haftalıkken o Romanya cephesinde yaşamını yitirmiş. Gerd babasını göremedi."
     Erika Vosseler savaş bitince 1946’da ikinci eşi Paul Vosseler’le evleniyor ve üç çocuğu oluyor. Ancak eşi bir müddet sonra vereme yakalanıp ölüyor. Çocuklara yine hem annelik hem babalık yapan Erika, marangozhanede tahta taşıyor, temizlikçi olarak çalışıyor. Bazen günde beş değişik yere temizliğe gidiyor.
     Erika Vosseler 14 yaşındayken bir züccaciye mağazasında tezgahtar olarak çalışan oğlu Gerhard Schröder’in, ilk harçlığını evin bütçesine katkı olsun diye kendisine getirdiğini anlatıyor:
     "O zamanlar çok çalışıp yorulduğumu, işe bisikletle gidip geldiğimi gören Gerd bana ‘Merak etme, bir gün seni bu evden Mercedes’le almaya geleceğim’ demişti. Sözünü de tuttu. Aşağı Saksonya Eyaleti’nin eyalet başbakanı olunca beni Mercedes’le alıp yemeğe götürdü."
     
"Türk komşularım beni Türkiye’ye çağırdı"
     Schröder akşam lisesini çok iyi notlarla bitirdiğinde, mahalle komşusu bir din adamı üniversiteye gitmesini tavsiye ediyor. "Ama annemin parası yok" deyince, ona öğrencilere burs veren vakıflar konusunda yol gösteriyor ve Schröder, Bielefeld’te hukuk öğrenimi alarak avukat oluyor. Sonra da siyasete atılıyor.
     Erika Vosseler’in Türklerle ilişkisi ise yaklaşık 38 yıl önce başladı. Lemgo kasabasında kaldığı evde Türk komşularıyla yakın ilişkileri varmış. O günleri şöyle anlatıyor:
     "O zamanlar her gün bisikletle sabah erkenden 10 kilometre uzaktaki işime giderdim. Döndüğümde çok yorgun olduğumu gören Türk komşum bisikletimi alıp bodrum katına indirir ve geç saatlerde de bodrumdan çıkarıp bizim oturduğumuz kattaki koridora bırakırdı. Komşumuz iki yıl sonra Türkiye’den karısı ve çocuklarını da getirdi. Ailece yaptıkları yemeklerden bazılarını bana da tattırırlardı. Pideyi ilk kez onlardan öğrendim. İzne giderken ‘Uçak biletini al, gerisi bizden. Seni Türkiye’ye götürelim, bizde kalır yer içersin’ derlerdi. Günün birinde adamın karısı hastalandı. Baktım durumları sıkışık, o zaman onun gömleklerini ben yıkayıp ütüledim."
     



 PAZAR


10 bin köylünün ‘leydi’ hanımağası
"Ekonomik krizi yenmek için parti veriyoruz"
16 yaşında 25 bin plağı vardı
Hangisi daha tatlı?
Biyonik atletler nereye koşuyor?
Gecelerde otopark tartışması
Müzik yazarları DJ kabininde
Almanya başbakanının "aslan annesi"
Türkiye’de mimarlık var midur?
Kalamış Marina’da "bir tatlı" eğlence
Teoman stadyuma çıktı
DVD / Selim BOY
Laila ve Reina "marka" oldu
Bir erkeklik mucizesi: Guiseppe
Zuma, Zuma, Zum!
Yeni etik çerçeveyi oluşturanlar...
Bir varmış, bir yokmuş
Futbol, İstanbul gece kulüplerinin müşteri profilini belirliyor
"Dünya Bir Gölgeliktir"
"Magölardan nefret ediyorum!


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet