
|

Perdeci adamın perdesiz çizgileri
Zeytinburnu’ndaki Perdeciler Çarşısı esnafından olan ve daha önce LeMan’da çizgileri yayımlanan Kemal Siyahhan’ın "Öylesine Yaşandı" adlı albümü çıktı.
ENDER ÖZKAHRAMAN
Mizah dergisi meraklıları 1992’de yayımlanmaya başlanan ve ömrü iki sene süren Deli Dergisi’ni iyi hatırlayacaklardır. Erdal Atabek, Hulki Aktunç ve Küçük İskender ile birlikte bu dergide, Metin Üstündağ, Can Barslan, Gani Müjde gibi Gırgır ekolünden gelen isimler bir arada, birçok karikatüristle birlikte yer alıyordu. Yeni yetme çizerlerinden biri olduğum dergiye her pazartesi, takım elbise ve kravatıyla sarışın bir adam gelir, yüzünden hiç eksik etmediği gülümsemesiyle bir köşe bulup oturur ve yazı işleri müdürümüzün çizimleriyle ilgileneceği ana kadar hepimizi mahçup bir ifadeyle seyrederdi. Editörlerin kayda değer bulmayarak önceleri pek ilgilenmediği bu sıradışı çizerin işleri, bir müddet sonra yeni ve değişik diye dergide yayımlandı. Konuşma balonları zayıfmış gibi dursa da benzerlerine daha önce rastlamadığımız bir anlatım tarzı deniyordu. Türkiye’deki meseleleri soyutlama biçimi hepimizden farklıydı. Anlaşılamamanın övünç değil şikayet sayıldığı bir dönemde o, ısrarla kendine ait bir dünya ve o dünyaya ait bir dil yaratmaya çalışıyordu. Sıradışı bir çizgi dili oluşturma gayretindeki bu adam birçoğumuzun içine sinmiş gerçekçi kaygılardan tamamen uzaktaydı ve Latin Amerikalı çizgi romancıların stilini andıran atmosferler yaratıyordu. Türkiye’den hikayeleri bu atmosferlerde anlatmayı deniyordu. Adının Kemal Siyahhan olduğunu öğrendiğimiz bu ilginç adam, editörler tarafından bir sonraki sayı için sabahlamak üzere dergiye çağrıldığında, nazik bir şekilde bu daveti reddetti ve hepimizi bir kez daha şaşırttı. Çünkü kendisinin, sabahları erkenden açmak zorunda bir perdeci dükkânı vardı ve ticaret yaşamı, zamanını mizah dergisi temposuna ayarlamaya müsait değildi. Bu çağrıyla birlikte o da artık işin daha ciddi bir boyut aldığını anladı ve yavaş yavaş ayağını dergiden kesti.
Zaman onun tercihini haklı çıkarırcasına davranmış, Deli Dergisi mali sıkıntılar yüzünden kapanmıştı. Kadro dağıldı. Bir grup çizerle LeMan’da devam etmeye başladık maceramıza. Aradan epeyce bir zaman geçmişti. LeMan’daki rutin sabahlamalardan birinde telefon çaldı. Arayan Kemal Siyahhan’dı. "Hâlâ çiziyorum" diyordu: "Hayat devam ettikçe de çizeceğim."
80’li yılların başında Yeşilköy 50. Yıl Lisesi’nde Levent Tarhan, Kemal Gökhan Gürses ve Ramize Erer ile aynı dönemde okumuş. Çizgiyle macerası büyük bir gizlilik içinde sürmüş.
Kemal Siyyahhan’ı ve çizimlerini toparlayıp Zeytinburnu’ndan Beyoğlu’na, dergi binasına geldik. Devreye giren Metin Üstündağ. Önce ona Öküz’ün arka kapağında yer verildi ve bu mahçup çizer, Öküz kapanana değin bu safyada çizdi. Sonra yine Metin Üstündağ’ın editörlüğünde Kemal Siyahhan’ın çizgilerinden bir seçki hazırlandı ve Sel Yayıncılık bunu kuşe kağıda basılı bir albüm olarak "Öylesine Yaşandı" adıyla yayımladı. Albümünün arka kapağına, son niyetine şunları yazmış Siyyahhan: "Yaşamlar, bir değirmenin öğütüsünde kaybolup gidiyor. Farklı bakış ve akışlarla, yarınlara sadece hayal taşınıyor. Birilerinin üzüntüleri birilerinin sevinci olurken, şu gerçek unutuluyor. Ya sonra? Hikâyelerde sonraları aradım."
Evet... Ya sonra? Sonra bir sokak köpeğinin cesedini taşıyan çöp kamyonundan yayılan garip enerjinin çevreye ettiklerini görüyoruz albümde. Sonra gezegenimizin nasıl etme - bulma dünyası haline geldiğini... Sonra bir kedi araya giriyor ve patisini sahibinin başına dayayıp anlatıyor Siyahhan’ın bir başka hikâyesini... Ve sonra hayat devam ediyor. Perdeci genç adam geceyi, o sessiz zamanı bekliyor. "Çünkü" diyor, "Biz perdeciler, günden kalan hayalleri gece yansıtan birer perde olarak yaşama devam ediyoruz."
Öylesine Yaşandı
Kemal Siyahhan
Sel Yayıncılık
80 s.
Fiyatı: 12.000.000 TL.
KÜLTÜR & SANAT


Çıtır, balkabağı ve Cami
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Bayan rengârenk"in matrak kitabı
Yaz için bir figür karması
Eyvah! Tuvaletim evin kariyer bölümünde!
Faytonuyla ağıp gitti
Kahraman Türk küçükleri
Dört koldan sanat
Zamane cadısından şahane melankoli
Nerede kalmıştık?
Akılsa akıl, hüzünse hüzün
Michael Radford’dan doğaçlama dersi
Ekranda PC var
Yazar dediğin şovmen midir?
Perdeci adamın perdesiz çizgileri
Sıcak sıcak sanat
Muslukları ‘açuk’ koyanların sonu
Saltanat sürmek için doğmuş
Eklektik ve mütevazı hip - hopçu
‘Tatlı’ kızlar eğleniyor
Çocuklar heves etmiş
Gezici sinema şenliği
Psikoloji, gizem, korku
Feminen dokunuş
Kaş’da festival vakti
Siyah - beyazın aynalardaki kimliği
Caza veda
Pasaport verilirse çalıyor
Ankara’ya yazlık sinema
Olanaksız olan nedir?
Hacker hazretleri
Ozanın ölümü
Hayat atölyesi
Karabuda, Tekin ve Gümüşlük Akademisi
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|