25 Temmuz 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Olanaksız olan nedir?

Sabancı Üniversitesi Yayınları arasından John D. Barrow imzasıyla yayımlanan "Olanaksızlık" adlı kitap, akıl, bilinç, bilgi ve bilim sınırsızlığının sınırları içinde bilinmesi olanaksız şeylerle haşır neşir oluyor.

     Bilgi ve deneyim öyle bir eşiğe dayandı ki artık olası olanın yerini diğer olasılıklar, olanaklı olanın yerini olanaksızlıklar aldı. Karşıtların birbirini tanımlaması uzun zamandır şaşılacak bir şey değil. Bilimler üstü çalışmalar dilimize de çevrilmeye başladı. Bilinmesi olanaksı şeyler, aklın, bilginin, bilincin, bilimin sınırları üzerine kafa yoran John D. Barrow imzalı "Olanaksızlık", cildi ve kağıdı itibariyle nesne anlamında da son derece çekici görünüyor.
     Olanaksızlık, hem bilimin hem de felsefenin ilgi alanı içinde. Bilim adamının maksadı olanaksız addedilenin bir şekilde olanaklı olduğunu ispata çalışmak. Filozof ise akla yatkın görünenin aslında ne kadar da olanaksız olduğunu göstermeye çalışıyor. Yani genelde aksi istikametlere gidiyorlar.
     Tarih boyunca olanaklı ve olanaksızın iki ayrı araştırma konusu olduğuna inanan kültürler bilimsel olarak ilermeye elverişli doğal ortamlar yaratmış. Ancak sadece bilimsel olanaksızlıklardan söz etmek mümkün değil.
     Barrow’un kitabı sanat, edebiyat, politika, ilahiyat ve mantık alanlarındaki olanaksızlıkların, insan aklını nasıl beklenmedik yerlere sürüklediğini örneklerle ele alıyor. Kitabın okuyucuyu getirdiği noktada bilinmesi, yapılması, görülmesi olanaksız olan şeylerin evreni olanaklı olanlardan daha açık, daha tam ve daha kesin olarak tanımladığı ortaya çıkıyor. Başlarda Arthur C. Clarke’dan bir alıntı var: "Eğer yaşlı bir bilimci bir şeyin olanaklı olduğunu söylerse büyük olasılıkla haklıdır; ama eğer olanaklı olmadığını söylerse, büyük olasılıkla yanılmaktadır." Olanaksızlıkların üzerine giden bir zihniyet ilk anda sorun yaratırmış gibi bir intiba bıraksa da, bilakis çözüm üreten bir düşünce sistemini barındırıyor. İnsanın öğrendikçe kendini bilgisiz hissetmesi, yaşlandıkça suskunlaşması olanaksızlık teoremlerinin insan yaşamına yansıyışı gibi.
     W.H. Auden, yirmi ile kırk yaşları arasında keşfetmeye çalıştığımızı söylüyor. Bu süreçte, aşmak zorunda olduğumuz rastlantısal sınırlar ile doğamız gereği var olan ve izin verilmeden ötesine geçemeyeceğimiz sınırlar arasındaki farkı öğreniyoruz. İnsanın araştırdığı derin konuların bir çoğunda, şaşırtıcı bir örüntü göze çarpıyor. Dünya gözlemleniyor, örüntüler gark ediliyor ve bunlar matematiksel formüllerle ifade ediliyor. Uzun süre bu formüllerin her zaman yeterli olacağına inanıyoruz. Ancak bir süre sonra formüllerle öngürülemeyecek şeyler, gerçekleşemeyecek gözlemler ya da yalnış olduğu saptanamayacak ifadeler olduğu çıkıyor ortaya. Farkına varıyoruz ki, teori, yalnızca uygulanabilme bakımından sınırlı değil, kendini de sınırlıyor. Lafın özünü edecek olursak tümüyle bilinecek ölçüde basit olan bir dünya, bunun bilincinde olan bir gözlemciyi içermek için de fazla basit!
     Kitapta negatif düşünmenin gücü, paradokslar, kesinlik sınırları, sınırsız bilgi, negativizm, olanaksız hakkında 19. yy. düşünceleri, karmakarışıklık, öncü ruhlar, sınırların psikolojisi, Godel teoremi, canlanan matematik ve olanı olmayanla anlatmak gibi konuya ilgi duyanların algısına hitap edecek önemli bölümler ve açıklamalar var. Farklı bir okuma deneyiminin sizi beklediği kesin.
     
     Olanaksızlık
     John D. Barrow
     Sabancı Üniversitesi
     390 s.
     Fiyatı: 14.000.000 TL.


 KÜLTÜR & SANAT


Çıtır, balkabağı ve Cami
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Bayan rengârenk"in matrak kitabı
Yaz için bir figür karması
Eyvah! Tuvaletim evin kariyer bölümünde!
Faytonuyla ağıp gitti
Kahraman Türk küçükleri
Dört koldan sanat
Zamane cadısından şahane melankoli
Nerede kalmıştık?
Akılsa akıl, hüzünse hüzün
Michael Radford’dan doğaçlama dersi
Ekranda PC var
Yazar dediğin şovmen midir?
Perdeci adamın perdesiz çizgileri
Sıcak sıcak sanat
Muslukları ‘açuk’ koyanların sonu
Saltanat sürmek için doğmuş
Eklektik ve mütevazı hip - hopçu
‘Tatlı’ kızlar eğleniyor
Çocuklar heves etmiş
Gezici sinema şenliği
Psikoloji, gizem, korku
Feminen dokunuş
Kaş’da festival vakti
Siyah - beyazın aynalardaki kimliği
Caza veda
Pasaport verilirse çalıyor
Ankara’ya yazlık sinema
Olanaksız olan nedir?
Hacker hazretleri
Ozanın ölümü
Hayat atölyesi
Karabuda, Tekin ve Gümüşlük Akademisi
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet