25 Temmuz 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Ozanın ölümü

     ZEYNEP AVCI

     Ozan yetmişini biraz aşmıştı ki, öldü.
     Zaten her gün, her saat, her an ölümle göz göze duruyor, ölüme karşı, ölüme inat, tüm cihana inat yaşıyordu.
     Ozanın aklı her şeyi kınamaktaydı. Ozanın duyguları dile gelmeye küskündü sanki.
     Ozan yaşamı boyunca kimsenin kimsenin gönlünü almaya yanaşmadı. Kimsenin sevgisine avuç açmadı. Burnu düştü, kaldırmadı. Gövdesi çöktü, sağlığına sahip çıktılar; sahip çıkanlara kızdı, kaderine, çöken gövdesine, tekleyen beynine öfkesini, ne yaptı etti, birilerinden çıkardı.
     Kendi gibi ademoğulları arasında yaşadığını asla kabullenmemişti sanki.
     Sevdi, belki sıradan adem oğlundan daha derin sevdi. Ama sıradan ademoğlu gibi seledip coşturmadı sevgiyi. Onun yerine dizelere başka şeyler döktü. Sözcüklere, imgelere binip şahlandırdı kendini, başka bir evrene gidip gidip geldi. O zaman sevildi. Evet, bir biçimde sevdik onu. Ozanda öyle bir şey vardı ki, hepimizde var gibi geliyordu bize, oysa anlatamıyorduk ne olduğunu. Bizi bize tamamlıyordu.
     Sevgiyi dönüştürdü, dostluğu dönüştürdü, öfkeyi dönüştürdü; insana dair ne varsa, hiçbirini içinde saklamadı, sıradan hiç kimseyle paylaşmadı, hepsini ver yansın etti Türkçeye, benzersiz dizelere dönüştürdü.
     Nice ozanlar gibi, o da bu dünyada kendini başka canlılardan üstün bir canlı sanan insan olmanın acısını taşıyordu belki de. O acıyı da hemcinsleriyle paylaşmaktı niyeti, belki de.
     Belki de yaşamının ta ilk günlerinde kimbilir kaç kez denedi kendini, insanlığını paylaşmayı.
     Besbelli ki, olmadı.
     Sıradan insan gibi davranıldıkça ona öfkesi perçinlendi. Öfkelendikçe koptu gitti başka diyarlara. Ona herhangi bir insan gibi el uzatanlara şaşıp kalmıştır belki de. O yüzden orta ikiden ayrılıp ölen çocuklarla, orospularla, berduşlarla, hayatın kıyısında gezinenlerle, uçların kahramanlarıyla içi daha rahat etti.
     Çoğu ozana yaptığı gibi, ona da yapacağını yapmıştı toplum denen organizma. Isırmış, belki etinden et koparmış, sindiremeyince canını acıtmış, onunkini acıtmasa da çevresine ettiğini o üstüne alınmıştı. Sağlıksız yaşamının sonuna doğru kabullenildi sanki. Kimse bağrına basmasa da, "elden gidecek mi, ne" korkusuna kapılıp biraz olsun gün yüzünü göstermek istediler. Yine de fazla aldırmadı galiba. Bildiğini, kimsenin bilmediği, aklına bile getiremediği dizelerle okumayı sürdürdü.
     Usta ozandı, ama kimseye ustalık etmekten yana değildi.
     Neyse ki usta olduğunu bir çırpıda anlayan ozanlar var gerisinde.
     Şiirinin kaynağı olan, o derin, o karanlık, o duendeli, kimsenin bilmediği evrene gittiğini umalım.
     Umalım ki, orada, karanlığı, insanlığın kara duygularını dile getirecek yeni ozanlara ışık versin.
     Yoksa bu tekdüze ortamda bizi kızdırmayı bile beceremeyenlerle başbaşa...
     Ece Ayhan’sız nasıl da sıkıcı olacak bu dünya...
     
     Yazara e-mail: zavci@hotmail.com
     



 KÜLTÜR & SANAT


Çıtır, balkabağı ve Cami
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Bayan rengârenk"in matrak kitabı
Yaz için bir figür karması
Eyvah! Tuvaletim evin kariyer bölümünde!
Faytonuyla ağıp gitti
Kahraman Türk küçükleri
Dört koldan sanat
Zamane cadısından şahane melankoli
Nerede kalmıştık?
Akılsa akıl, hüzünse hüzün
Michael Radford’dan doğaçlama dersi
Ekranda PC var
Yazar dediğin şovmen midir?
Perdeci adamın perdesiz çizgileri
Sıcak sıcak sanat
Muslukları ‘açuk’ koyanların sonu
Saltanat sürmek için doğmuş
Eklektik ve mütevazı hip - hopçu
‘Tatlı’ kızlar eğleniyor
Çocuklar heves etmiş
Gezici sinema şenliği
Psikoloji, gizem, korku
Feminen dokunuş
Kaş’da festival vakti
Siyah - beyazın aynalardaki kimliği
Caza veda
Pasaport verilirse çalıyor
Ankara’ya yazlık sinema
Olanaksız olan nedir?
Hacker hazretleri
Ozanın ölümü
Hayat atölyesi
Karabuda, Tekin ve Gümüşlük Akademisi
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet