25 Temmuz 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



TEAŞ’ın zararı, Demirel - Çiller döneminden...

Pahalı elektriği TEAŞ’a satanlar arasında Enron ve Çolakoğlu var

     İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 500 Büyük Firma araştırması, her yıl olduğu gibi bu yıl da çok çarpıcı gerçeklerle yüz yüze getirdi bizi.
     Örneğin Türkiye Elektrik Üretim - İletim Kurumu TEAŞ’ın 1.8 katrilyonluk zararı! Hacer Gemici, dünkü Sabah’ta konuyu enine boyuna işlemiş. Zaten bu zarar, birkaç yıldan beri "Geliyorum" diye haykıra haykıra geldi. Ve maalesef önümüzdeki birkaç yıl da aynen devam edecek.
     Gelecek yıl da TEAŞ’ın 1.5 milyar dolarlık bir zararını sineye çekmeye mahkumsunuz, çünkü Türk hükümeti anlaşmalar imzalayıp, taahhütlerde bulunmuş.
     İSO’nun geçmiş yıllardaki 500 Büyük Firma araştırmalarını önüme koyduğumda, aşağıdaki tabloda da görebileceğiniz gibi TEAŞ’ın kârdan zarara geçişinin acıklı öyküsü gözlerinizin önüne seriliyor. Rakamları dolara çevirecek olsak, durum daha da net ortaya çıkar.
     Çok yazılıp çizildi, artık sizler de ezbere biliyorsunuz herhalde: TEAŞ’ın kilovatsaatini 1 - 3 cente üretebildiği elektrik, yap - işlet - devret modeliyle, üstelik de ihalesiz olarak birilerine ikram edilip, 12 centten satın alınması taahhüt edildiğinden dolayı, bugün bu dev zararlar karşımıza çıkıyor.
     Kim bu ihalesiz olarak müzakere yoluyla işi kapıp pahalı fiyattan elektrik satan diye soracak olursanız?
     
TEAŞ 8 yılda nasıl çöktü? (Trilyon TL)
Yıllar Kar/Zarar
2001 -1 854
2000 -409
1999 -61
1998 -25
1997 1
1996 8
1995 0.9
1994 2.5
1993 1.9
     
     
     Enron, Çolakoğlu
•   Birecik (hidrolik) 572 megavat
•   Unimar (Unite - Marubeni) (doğalgaz) 504 megavat
•   Enron - Trakya Elektrik (doğalgaz) 499 megavat
•   Çolakoğlu Metalurji (doğalgaz) 268 megavat
•   Ova Elektrik (doğalgaz) 258 megavat     
     İşin içinde Enron da olunca, yöntem konusunda insan hemen fikir sahibi olabiliyor. Tabii asıl önemlisi, masanın öbür tarafında devletin adına kimlerin oturduğu?
     
     Ersümer’e yaptırmadılar
     İlk aklıma gelen isim, ANAP lideri Mesut Yılmaz’ın yanından ayırmadığı has dostu müstafi Enerji Bakanı Cumhur Ersümer oldu. Zira Ersümer’i 3 yıl kadar önce gazetemizin yazı işlerinde Türkiye’nin yakında nasıl karanlıkta kalacağını, enerji açığımızın ancak yap - işlet - devretlerle kapatılabileceğini, DPT’nin Türkiye’nin enerji gereksinmesini kasti olarak çok düşük gösterdiğini anlatışı hala kulaklarımda.
     Türkiye’nin enerji gereksinmesinin Ersümer’in iddia ettiği boyutlarda olmadığı, ekonomik krizlerden çok önce belli olmuştu. Zaten yeni Enerji Bakanı Zeki Çakan da, Türkiye’nin bugünkü mevcut kapasiteyle 2006’ya kadar herhangi bir enerji sorunu yaşamayacağını son dönemde sık sık tekrarlıyor.
     TEAŞ’ın zararına dönersek, Ersümer’in boşuna günahını almışım. Gerçi kendileri bu faturanın daha da kabarması için epey uğraşıp didinmişler, ancak Ankara’da bir yandan Dünya Bankası, diğer yandan Hazine ve DPT direnince, girişimleri akim kalmıştı. Hatırlayacaksınız çok sözü edilen 17 enerji projesi sonunda rafa kaldırıldı. 20 - 25 megavatlık birkaç küçük santral aradan sıyrılmışsa, onun da fazla önemi yok.
     
     Demirel - Çiller
     Enerji işinin göbeğindeki uzmanlara sorduğumda, masanın devlet tarafındaki sorumluları olarak karşıma Amcamız Süleyman Demirel ve kızı Tansu Çiller çıkıyor. TEAŞ’ın Türk vergi mükellefinin sırtına yüklediği bu ağır faturanın sorumlularını ararken karşıma Amca’mızın da çıkacağını düşünmemiştim, ama durum bu!
     İhalesiz ikramlar için ısınma turları, Demirel’in başbakan olduğu dönemde başlıyor, Çankaya’ya çıktıktan sonra da Çiller’in Başbakanlığında işlere son nokta konuyor. İhaleye çıkılmadan, davet usulüyle ve müzakereler sonucunda satın alma garantisiyle iş veriliyor.
     
     Hüsnü Doğan el koyuyor
     1996’da Çiller gidip de Mesut Yılmaz Başbakan olduğunda Enerji Bakanı olan Hüsnü Doğan, yap - işlet - devret yerine yap - işlet’e ve müzakere yerine ihale yöntemine geçiyor. Ve bu ihalelerde fiyatlar aniden 5 cent düzeyine düşüveriyor. Yine satın alma garantisi var, ancak fiyat yarı yarıyadan da daha düşük. Başbakan Erbakan’ın Enerji Bakanı Recai Kutan da aynı yolda devam ediyor. Yap - işlet yöntemiyle ihale edilen bu santrallar, daha yeni yeni deneme üretimine başlıyorlar.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
HADEP

Çetin ALTAN
Yahu sıkmayın canınızı...

Fikret BİLA
İdamsız AB yasaları

Hasan CEMAL
Kabus senaryosu ne anlama geliyor?

Yılmaz ÇETİNER
Bir ihtilalin oluşumundan anılar!..

Güneri CIVAOĞLU
Midye siyaseti

Can DÜNDAR
Posof İnternet Cafe

Hurşit GÜNEŞ
Nereye gidiyoruz?

Mehmet Y. YILMAZ
Erdoğan’ı beğenenler askere güveniyor!

Hasan PULUR
İsmail Cem’in pastırma sorunu!

Derya SAZAK
Paşabahçe kapanmasın

Meral TAMER
TEAŞ’ın zararı, Demirel - Çiller döneminden...

Güngör URAS
Ayşe Teyze: ABD’nin batıklarından bana ne?

Serpil YILMAZ
Oğullar Cola’da yetişiyor

M. Ali BİRAND
Ecevit kızgın, intikam alıyor

© 2002 Milliyet