26 Temmuz 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Chirac’ın 16 yıllık kini

Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, 1986’da Lübnan’daki rehine krizi sırasında çevirdiği dolapları basına sızdırdığına inandığı dış istihbarat örgütü şefi Cousseran’ı azletti

     DIŞ HABERLER SERVİSİ

     Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, 1986’dan bu yana içten içe kin beslediği iç ve dış istihbarat örgütlerini hallaç pamuğu gibi atıyor.
     Haziran ayındaki parlamento seçimlerinde, cumhurbaşkan-lığından sonra hükümetin de sağın eline geçmesiyle Fransa’da iktidarda sağ ve sol arasında yıllardır süren iki başlılığın sona ermesi, Chirac’ın elini güçlendirdi ve Cumhurbaşkanı eski defterleri açmaya başladı. Bu ay başında Paris Belediyesi’ndeki yolsuzluklarını gizlice soruşturan iç istihbarat örgütü DST’nin Başkanı Jean Jacques Pascal’ı azleden Chirac, önceki gün de dış istihbarat örgütü DGSE’nin başındaki Jean Claude Cousseran’ı görevinden aldı. Cousseran’ın yerine deneyimli bir diplomat olan Pierre Brochand getirildi.
     Chirac’ın DST ve DGSE’ye karşı olan öfkesinin kökleri, 1986’da Lübnan’da İran yanlısı terör örgütlerinin 9 Fransız diplomat ve gazeteciyi rehin alması olayına uzanıyor.
     
3 milyon dolar fidye
     Sosyalist Mitterrand’ın cumhurbaşkanı olduğu o yıllarda başbakan olan Chirac’ın İranlı yetkililerle rehinelerin serbest bırakılması için pazarlık yapan sosyalistlerin girişimlerini bozduğu, İran’a 3 milyon dolar fidye verdiği, bu fidyenin bir bölümünün de zamanın İçişleri Bakanı Charles Pasqua tarafından çalındığı yolundaki iddialar basına yansımış, Chirac’ın ismi çevresinde yoğun şüphe bulutları yaratılmıştı.
     Ayrıca Le Monde gibi saygın gazeteler, rehine pazarlığı ile ilgili olarak gizli servislerin bir soruşturma yürüttüklerini belirterek, fidye yolsuzluğunu kanıtlayan belgeler yayımlamıştı.
     Şimdi Chirac’ın rehine pazarlığının perde arkasını basına sızdırdığına inandığı DST ve DGSE başkanlarının kafalarını kopardığı söyleniyor.
     
Reagan’ı örnek almış
     Chirac’ın Lübnan’daki Fransız rehinelerin serbest bırakılması için yapılan gizli görüşme ve pazarlıklardaki rolü, ABD eski başkanlarından Ronald Reagan’ın, ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’nin 444 gün kuşatılması olayındaki rolüyle büyük benzerlik gösteriyor.
     Basına yansıyan iddialara göre, 1980 ABD seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Başkan adayı olan Reagan, İranlı yetkililerle temasa geçerek, Demokrat Başkan Jimmy Carter’ın elçilikteki Amerikalı rehineleri kurtarmak için planladığı helikopter baskınının fiyaskoyla sonuçlanmasını sağladı. İranlılara başkan seçildiğinde daha büyük tavizler vereceği vaadinde bulunan Reagan, operasyonun başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Kasım seçiminde Carter’ı yenerek başkan seçildi.
     Geçtiğimiz Haziran’daki Fransız seçimleri sırasında da, 1986’daki Lübnan rehine pazarlığında yer alan Sosyalist görüşmecilerden biri, basına yaptığı açıklamada, Tahran’da İranlılarla görüşürken binanın bekleme salonunda Chirac’ın temsilcilerinin bulunduğunu söyledi. Görüşmeciye göre, dönemin Sosyalist iktidarının rehinelerin serbest bırakılması için İran’la yaptığı pazarlıkları Chirac daha fazla taviz vaat ederek bozdu.
     



 DÜNYA


Chirac’ın 16 yıllık kini
17 Kasım’ın Türk’ü infaz kurbanı mı?
Kongre’nin ‘soytarısı’ ihraç edildi
Putin güven verdi
Dünya turu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet