
|


Milliyet yazarları Kocaeli ve Bolu’da nabız tuttu
AKP ile CHP hızlı koşuyor
İzmit’te önde AKP, arkasında CHP var. Üç iktidar ortağı bitik. Bolu’da Tayyip rahat
Kocaeli ve Bolu’da halk Milliyet TIR’ını kucakladı. Hasan Cemal ve yazarlarımıza sorunlarını anlattı.
Nabızlar fena atıyordu Sina KOLOĞLU
Nabız yoklamak uzere yola çıktık. Bu nabız nasıl yoklanır merak ediyordum. Daha doğrusu ben nasıl nabız tutacaktım. Sabahın erken bir saatinde Kocaeli’ne geldik. Önce İskele Meydanı dediler. O sırada çarşıda yeni bir mekan bulunduğu ve daha kalabalık olduğu söylendi. Nabız orada tutulacaktı. Vatandaş hafif çekingen olan biteni izliyordu.
Yazarlar masa etrafına toplanmıştı. "Kim gelmiş?" diye arkalardan bir ses geliyor. Elinde Ziraat Bankası hesap cüzdanı olan yaşlı adam gelenler ile ilgili bilgi verdi: "Dert dinliyorlar, röportaj yapıyorlar, siyaset soruyorlar"... Bir emekli yanıma oturdu. Gün emekli maaşlarını alma günüydü. Doğum tarihlerine göre ödeme yapıyorlarmış. Emekli amcanın doğum tarihi beşinci güne denk geliyor. "Senetlerim var ayın birine. Şimdi ben parayı almak için beş gün bekleyeceğim. Bu zararı kim giderecek?"
Amcam haklı siyaset filan soruyorum. "Şimdi siyaset düşünecek halim yok beş gün benim cebimden alınan hakkımı düşünüyorum". Bir dürüst insan aranıyor o sırada. İdeoloji gibi unsurlardan uzak duruyor vatandaş. "İdeoloji mideoloji yok hiç birinde. Zaten artık bizim için bunların hiç önemi yok" diyor sağlık memuru. "Mesela ben şu Kocaeli’nde beni temsil eden kimdir bilmiyorum" diyen vatandaşımızın nasıl kendisini temsil edecek dürüst insanı bulabileceğini sormak istiyorum ama soramıyorum. Çünkü nabız fena atıyor. Bir umutsuzluk, bir hınç, bir çırpınma...
Kamyoncunun derdi taşıt kullanım ve egzoz gazı bandrol parasında. Kamyoncular kime oy verir diye sorduğumda gülüyor; "Ferdi Tayfur’a ağbi"... Pirelli’de çalışan genç işçi altı ayda bir tazminatı sıfırlatıyormuş. Derince Limanı’nda çalışan arkadaşın işten çıkma ve girme durumu daha bir hızlı. 29 günde bir giriyormuş işe sonra çıkıyormuş. Siyasetçi tanıdığı olmasa bu 29 günlerin birinde hiç dönmemek üzere limana el sallama durumu olduğunu söylüyor. "Ne yapayım torpilim var. Söylüyorum işte. Şimdi ben o partiden başkasına oy veremem ki?" Evet nabızlar fena atıyordu. Vatandaş siyasetçiye güvenmiyor ama güveneceği isimlerin de uzaydan gelmeyeceğini biliyordu. İşte çıkmazda buradaydı.
Buralarda şüphe had safhada Siyasilere zerre kadar güvenmeyen halk, bizi de kuşkuyla karşıladı. Biri ‘Ne amaçla kalkıp buralara geldiniz’ derken, bir diğeri ‘Sakın sizi ANAP göndermiş olmasın?’ diye soruyor
Yavuz BAYDAR
İnce sakallı genç, siyasetten nasıl bıktığını bir müddet anlattıktan sonra arkasına bakıyor, "Bir dakika abi" diyor. İlerde ağacın yanında tek başına dikilen yaşlıca bir adamı getiriyor. Dayısı. Beni göstererek, "Basından neden memnun değilsin, işte buna anlat" diyor. Öteki, sıkıntıyla başını iki yana sallıyor. "Nedir mesele?" diye üsteliyorum. Etrafta hararetle yazarlarımıza söylenen insanları gösteriyor. "Bu halden siz de mesulsünüz" diye başlıyor. Sesi giderek yükseliyor. "Eskiden bu kadar değildi sevgili kardeşim, ama artık basın iyice değişti. Haklının değil, güçlünün tarafında. Menfaat köreltmiş. Gerçekleri yazın, gerçekleri...."
İzmit’in göbeği. Rutubet ve sıcak. Gölgelikte terli, öfkeli, huzursuz yüzler. İnsanlar burnundan soluyor veya susuyor. Sohbetler gergin. Geçim, işsizlik, siyaset derken, herkes şöyle bir basına, medyaya da dokunduruyor. "Buraya senede bir değil, her gün gelin kardeşim!" diye bağırıyor biri. İşaret parmağı uzakları gösteriyor. "Milletvekilinden umudu kestik, bari siz ilgilenin, kim kaldı?" diye soruyor bir diğeri. Bağıran, sakinleşmiyor. Geçim, geçim, geçim. Konuşmaların kilit noktası. Bir emekli. Sinir içinde. "Arjantin gibi olmadıysak, sabırdandır" diyor. Kimileri şüpheci. "Buraya geldiniz ya, arkasında mutlak başka bir hesap var" diye söyleniyor biri."
Gözleri öfke dolu
"Ne hesabı mesela?" diye üsteliyorum. "Yeniden meclise girmek isteyenler göndermiştir sizi" diye yanıtlıyor. Emin. "ANAP olmasın mesela?" Başkaları lafa karışıyor, karşı çıkıyorlar. "Olur mu yahu, konuş işte yazacaklar" diyor kalın camlı gözlüklü, güleç yüzlü bir adam. Böyle bir hesabın olmadığını, turun anlamını uzun uzun anlatıyorum. Gruba yenileri ekleniyor. "Abi bir şey soracağım" diye atılıyor biri. Gözleri kızgınlık ve merak dolu. "Neden Tayyip’i suçlayıp duruyorsunuz?"
"Açılan davaları var, basın onları izliyor.."
"Niye suçluymuş gibi gösteriliyor? Haydi gösterildi, neden ötekilere aynı muamele yapılmadı diye sormazlar mı? Kim kanunsuzluk yaptıysa yazın abi. Ama eşit davranın..."
‘MHP bizim için bitti’
"İki kişi söze karışıyor. "Biz geçen sefer MHP’ye oy verdik. Ama MHP bizim için bitti ve bu seçimde oy kullanmayız derken, geçende bir gazete AKP’lilerin hanımlarının resimlerini çarşaf gibi manşetten bastı. O gazeteyi görür görmez oyumuzu AKP’ye vereceğiz dedik. Maneviyatla bulaşıp bizi eşek yerine koyuyorlar. Şimdi ne oldu, beni ateşlediler.." Lafa başkaları karışıyor. İtirazlar var. "İşsizlik yerine bu başörtüsünü kaşımayın" diyor bir orta yaşlı adam. Öte yandan birkaç genç yolumu kesiyor. Üniversiteli. "Buradaki trafik rezaletini, parasızlıktan elektriği kesilenleri, dilenecek hale gelen insanları yazın. TÜPRAŞ patlamasının ortaya döktüğü pislikleri yazın. Yazın ki siyasetçiler neden bu milletin kendisine küstüğünü anlasın. Peşini bırakmayın."
İzmit’ten bir genç kız, o da üniversiteli, "Neden AB’yi halkın anlayacağı bir dille anlatmıyorsunuz" diye çıkışıyor. İtiraz ediyorum, "Haksızlık etme" diyerek. "İnanın hiç kimse burada AB ile ilgili bir şey bilmiyor. Basın bence tanıtım işini daha iyi yapmalıydı" diyerek uzaklaşıyor.
Bolu daha sakin. TIR’a uğrayanlardan iki memur, iki öğrenci ve orta yaşlı iki esnafın görüşleri ortak: "Halk basında bir partinin aşırı desteklendiğini görünce tepki veriyor. Basın YTP’yi açıkça, AKP’yi de üstü kapalı olarak desteklemekten vazgeçsin..."
BUGÜN 09.30
Karabük
15.30
Kastamonu
GÜNCEL


AKP ile CHP hızlı koşuyor
Ortada 60 trilyon yok ki verelim
Tramvay müjdesi
Türk çiftçisi Rusya deplasmanında
Oğlundan şikayetçi oldu
Çolakoğlu bir üst göreve
Sıfır dosyası nihayet açıldı
Kayıtlar 19 Ağustos’ta başlıyor
Dedeman ‘aklanmak’ istedi
Kutan’ın oğlu da bankamatik memuru
Ölüdeniz’e teleferik
SAYFA BAŞI

|
|

|