
|

Bruce bir halk adamıdır!
Bruce Springsteen, on yıl sonraki ilk büyük stüdyo albümü olan ve 11 Eylül travmasını yaşarken yazdığı 15 şarkıdan oluşan "The Rising" ile yine iyi iş çıkarmış. Üstelik yanında E Street Band var!
ILGIN SÖNMEZ
52 yaşındaki Bruce Springsteen, ‘politik tarzı’ndan ödün vermeden tam olarak halkın içinden, tam olarak halkın diliyle müzik yapan bir müzisyen. John Lennon’un "Working Class Hero"sundaki insanın sol tarafını sızlatan coşku, Springsteen balladlarında ritmin dionizyak büyüsünü de kendine katarak baştan çıkarıcı bir hal alıyor. En az Bob Dylan kadar dişe tırnağa dokunur bir müzik yapmasına rağmen, karşısındakilere değil de tam yanındakilere, dolaysız anlatmayı tercih ettiği için, lirizm ve simgesel anlatımı Dylan ölçeğinde kullanmıyor. Eleştirmenlerce kabul görmesi içinse 70’lerin ortasına kadar, 10 yıl sabretmesi gerekmiş.
1972’de, sonradan "E Street Band" olarak nam salan New Jerseyli müzisyen arkadaşlarıyla Columbia Records stüdyolarına ilk adımı atıyor Springsteen. 84’e kadar, tam kadro olarak aralıksız birlikte çalıyorlar. 1973’te çıkan ilk iki albümleri, "Greetings From Ashbury Park" ve "The Wild, the Innocent and the E Street Shuffle" fark edilmiyor. Ancak sonradan değere binerek platin satıyorlar tabii! Plak şirketinin kendisine tanıdığı üçüncü ve son şans olan "Born To Run" (1975), Springsteen ve arkadaşlarının kirişi kırdığı albüm oluyor. Rock müziğin heavy metal, punk, art, soft gibi yeni formlara büründüğü o günlerde rock & roll’un özüne sadık kalarak ‘coşku’ya abanan Springsteen, sadeliği ve cüretkârlığıyla bir fenomene dönüşüyor. 78’deki "Darkness at the Edge of Town" ise tam olarak punk yükselişinin ortasına düşüyor ve Springsteen’in müziği listeler için ‘sönük’ kalıyor. Fakat işe bakın ki yine de yerini buluyor. İşçi sınıfı albüme sahip çıkıyor! Bu arada Patti Smith’in hit olmuş tek parçası olan "Because The Night"ın da aslen 70’ler orijinli bir Springsteen mahsülü olduğunun altını çizmekte yarar görüyoruz.
80’de yaptığı iki kasetlik "The River", "Hungry Heart" denen, hâlâ ilk akla gelen Springsteen şarkılarından birini hitleştiriyor. Sanatçının ‘meselesi ve ünü saklı’ albümü, ki artık kült olmuştur, evde demo olarak kaydedilen "Nebraska", 82’de yayımlanıyor. Aklımıza da hemen "Mension On The Hill" geliyor tabii. "Nebraska" ile birlikte E Street Band’deki dağılma alametleri de başlıyor. Ve takvimler 1984’ü gösterdiğinde, "Born In The USA" büyük sükse yapıyor. Yedi hit çıkaran albüm, on milyonun üzerinde satıyor ve E Street Band ile tam kadro yapılan son stüdyo albümü oluyor. Grup 1989’da resmen dağılıyor.
87’de "Tunnel Of Love" yayımlanıyor ve Springsteen mevcut karısından boşanıp, şarkıcı Patti Scialfa ile evleniyor. Ki Scialfa halen bir E Street Band üyesi ve o günden bu yana Springsteen’e vokallerde eşlik ediyor.
92’de aynı anda iki albüm birden çıkarıyor Springsteen. "Human Touch" ve "Lucky Town", sanatçının "The Rising"e kadar yaptığı son büyük stüdyo albümleri oluyor. AIDS’li bir avukatın hikâyesini anlatan ve "Philadelphia" filmi için yapılan bir soundtrack olan "Streets of Philadelphia", 1994’te Springsteen’e bir En İyi Şarkı Oscar’ını getiriyor ve Grammy’leri de silip süpürüyor. 95’te, "Nebraska"dan sonraki ikinci küçük bütçeli, ‘saklı şöhret’, kült albüm olan "The Ghost Of Tom Joad" devreye giriyor.
Sanatçının kariyeri boyunca aralıklarla çıkardığı duble best of ve konser albümlerine en son 2001’de "Live In New York City" eklendi. New York polisinin 41 el ateş ederek öldürdüğü bir göçmen için yazdığı "41 Shots" albüme giren 0 kilometre bir sağlam şarkıydı.
"The Rising", on yıllık bir açlıkla sekiz haftada kaydedilmiş 15 parçalık bir albüm. Şarkılardan ikisi hariç hepsi 11 Eylül sonrası yazılmış. Springsteen, sound’undan vazgeçmemesine rağmen farklı ve yoğun bir Springsteen albümü daha yapmayı başarmış. Müzisyen, Amerika’nın hassas durumunu göz önüne alarak, Amerika’yı pek eleştirmeyen, acı aktaran, teşhis eden bir albüm yapmayı tercih etmiş. Favori şarkımız "Paradise".
Türkçe düşünecek olursak, Bruce Springsteen bizde halka doğru şarkı söyleyen Haluk Levent tarzı adamlara denk düşebilir. Bu tip adamların tüm tarafları anlayan ve anlatan müzikleri aynı zamanda bir paradoks da yaratıyor tabii. "41 Shots" ve "The Rising"in kapanış şarkısı "My City Of Ruinsöde somutlaşan bir tavır şizofrenisi bu. Hatta her daim halkın sesi olmak ve müzikten kazandığı milyonlarca doları devletle bağlantısı olmayan sendika tarzı kuruluşlara aktarmak bile zaman zaman bir çelişkiye dönüşebiliyor Springsteen için...
The Rising /
Bruce Springsteen /
Sony Müzik
KÜLTÜR & SANAT


Kimi okusak, ne okusak?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Sofranın hası ve muhabbet
Delilik taşından son biyolojik akıma
Söz uçar yazı kalır
Venedik, düşler ve çelişkiler
Türk resim geleneğinden özetle
Bruce bir halk adamıdır!
Kentlerin yabancı sesi
"Yakalarsam suratını dağıtacağım!"
Beyoğlu’nda yaz şarkıları
Dünyayı kurtaran adamlar
Aç martıların laneti...
Puzzle'ın halkaları
Bir ömür boyu Jules Verne...
"Bizans’ın son âşıkları"
Modern felsefede Sade
Nemrut Tanrıları koruma altında
Duygusal soyutlamalar
Canı aşk çekiyor bu gece
Sufist elektronik
Uzakdoğunun Cüneyt abisi
Doların yüzü sıcak...
Sinemanın kötü kızı
"Hayatı uçlarından tutmaya çalışıyorum"
Türkiye tarihi yeniden yazılıyor
Festival adası
Küçük, kırmızı balığın resimli öyküsü
Replikas’tan "Dadaruhi"
"Balcan" delisi
Hayat atölyesi
"Şöyle ser de, laf kucağımıza düşsün..."
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|