
|

Modern felsefede Sade
Marquis de Sade’ın toplatılan kitabı "Yatak Odasında Felsefe", akibeti için adli tatilin bitmesini bekliyor. Bu haksız bekleyiş sırasında kitaba ve yazarına bir göz atalım dedik.
Marquis de Sade, dünyada, felsefe konularında önemli eserler veren yazarların kalemine konu olmuş bir yazardır. Eserlerinin yazıldığı 18. yy. sonu Fransa’sı, dünyaya Aydınlanma ile birlikte devrimi sunan bir ortamı gösterir bize. Onun düşüncesi sadece pornografik bir edebiyat eseriyle sınırlı olarak ele alınamaz ve zaten kitapları okunduğunda - özellikle de "Yatak Odasında Felsefe" - felsefedir en başta söz konusu olan. Diğer yandan, felsefi önermelerinin dışında gibi yer alan pornografik tasvirler ise bir süsleme ve hatta grotesk bir abartı gibi durur; çünkü bu satırların dışında edebi olduğu kadar felsefi bir düşünceye yer verilir. Ancak bu felsefi düşünce Aristotelesci bir catharsis içinde gösterilir; Yunan felsefesinin de modern bir devamı olarak okunabilir: O halde, Sade’ın diyalogları da Sokrates’in diyalogları gibi görülmelidir. Sade konuşturduğu kahramanlarına eğitici bir rol yükler. Bu diyaloglar o anlamda felsefi diyaloglardır; o diyaloglara felsefe dışı bir önermeler dizisi olarak pornografiyi ekleyen Sade, bu şekilde katharsis eylemini yeniden düşünür.
Okuyucuyu şaşırtmayı ve genelgeçer Hıristiyan ahlâk kuralları içinde erdemin yetersizliğini göstermeyi dener. "Erdemle Kırbaçlanan Kadın", bu anlamda, önemli gibi durur ve iki kız kardeşten erdemlinin adına tekabül eder: Justine. Yani Sade, kahramanı için adil, doğru anlamına gelen bir ismi kullanır. Bu zavallı kızın başına gelmeyen kalmaz. Tıpkı "Tanrı mümkün dünyalar arasında en iyisini yaratmıştır," diyen Leibniz’i eleştiren Voltaire’in, "Candide" adlı eserinde olduğu gibi, papaz Pangloss’a inanarak başına gelmeyen kalmayan ve saflık timsali olarak ele alınan Candide gibi bir kadere sahiptir Sade’ın eserindeki Justine de: Papazlar onun ırzına geçerler, onu kandırılar. Erdem kandırılmanın ve zavallılığın bir kaderi olarak gözükür. Halbuki diğer kız kardeş Juliette, erdemsizliğe güvenerek Saray çevresinde önemli yerlere ulaşır. Kız kardeşinin zavallılığı karşısında Juliette’in ihtişamlı ve güçlü yaşamı dikkat çekicidir. Aynı 1960’lı yıllardan hatırlayabileceğimiz Michelle Mercier’nin canlandırdığı Anjelik karakteri gibidir Juliette: Fakir bir kızın libertinaj sayesinde Fransız aristokrasisi içindeki yükselişinin hikayesidir. Bu bakımdan, Sade’ın hikâyelerinin bir gerçekliği de vardır. Fransız toplumunun 18. yy. sonundaki çöküşünün hikayesidir bu. Ve aynı zamanda vatandaşlarına hitap eder: Bu kokuşmuş rejimin ahlak değerlerine rağbet etmeyin! Tek tanrılı dinin yanılmalarına kulak asmayın! Buna karşı pornografiyi kullanır Sade. Bu önermeler Alman filozof Nietzsche’nin de felsefesini oluşturur; başka türlü söylemeye kalkarsak Nietzsche’nin felsefesinde bir Marquis de Sade yatar. Değerlerin aşılması için Batı toplumlarının ahlâk normlarını teşkil eden Hıristiyan felsefesinin erdem fikrinden uzaklaşmak gerekir; bu Nietzsche için erdem değilse de iyiliktir. İyiliğin ve kötülüğün ötesinde düşünmek zorunluluğuna gelinmiştir: Bunu modernlik talep eder. Modern olmanın, öncü olmanın değerleri yerleşmiş normlardan ve yasalardan uzaklaşmakla başarılabilecek bir şeydir. Modernlik yasaların gelenekselleşmesine karşın, yeni değerleri ve bunun üzerinden de yeni yasaları ortaya koymak zorunda kalır. Sade ve Nietzsche’nin ve modern felsefenin değerler dünyası bu normlarla düşünülmelidir. Bütün Batı edebiyatı ve felsefesi açısından önemli bir yere sahip olan Sade’ın metninin Türkçe’de 1795’ten beri ilk defa çevrilmesi bir eksikliği gideriyor. Psikanalitik bir metnin içindeki sapmaları, anomileri ortaya koyan metin, bu sayede eski değerleri aşmayı da öneriyor.
"Yatak Odasında Felsefe"
Marqius de SadeÇeviren: Kerim Sadi
Ayrıntı Yayınları
187 s.
Satış dışı
KÜLTÜR & SANAT


Kimi okusak, ne okusak?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Sofranın hası ve muhabbet
Delilik taşından son biyolojik akıma
Söz uçar yazı kalır
Venedik, düşler ve çelişkiler
Türk resim geleneğinden özetle
Bruce bir halk adamıdır!
Kentlerin yabancı sesi
"Yakalarsam suratını dağıtacağım!"
Beyoğlu’nda yaz şarkıları
Dünyayı kurtaran adamlar
Aç martıların laneti...
Puzzle'ın halkaları
Bir ömür boyu Jules Verne...
"Bizans’ın son âşıkları"
Modern felsefede Sade
Nemrut Tanrıları koruma altında
Duygusal soyutlamalar
Canı aşk çekiyor bu gece
Sufist elektronik
Uzakdoğunun Cüneyt abisi
Doların yüzü sıcak...
Sinemanın kötü kızı
"Hayatı uçlarından tutmaya çalışıyorum"
Türkiye tarihi yeniden yazılıyor
Festival adası
Küçük, kırmızı balığın resimli öyküsü
Replikas’tan "Dadaruhi"
"Balcan" delisi
Hayat atölyesi
"Şöyle ser de, laf kucağımıza düşsün..."
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|