
|


Kahverenginin adı bulundu
7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER
Geçen haftaki yazımla ilgili pek çok telefon, e-posta ve faks aldım. Bunların içinde ilginç olan birkaç tanesini sizinle paylaşmak istiyorum.
Alara Çakır
Kahverengiyle ilgili yazınızı okudum. Ben İngiltere’de yaşayan bir Türk kadınıyım. Türkçeye tam hâkim olamayışımdan dolayı, Türkçede kısıtlı kelimeler içerisinde kaldığımızı, kendimizi yeterince ifade edemediğimizi düşünüyordum. Ama yazınızdan anladım ki, aslında biz anadilimizi yeterince bilmiyoruz. Aynen kahverengide olduğu gibi. Bir kez daha teşekkür ederim.
***
Özdemir Başat
Kahverengiyle ilgili yazınızı okuyunca iki kez sevindim. Sevincimin birinci nedeni renk adlarına ilişkin ender görünen yazılardan biri olmasıydı. İkincisi ise "çok bilmiş tek seçici" türünden bir-iki "renk bilimci"nin peşinden giderek olaya bakmamanızdı. Neyi ne kadar bildiğimi ancak "Renk Evrimi" adındaki kitabımı yazarak ortaya koydum. Ama ne yazık ki, basıma hazır kitabımı basacak bir yayınevi bulamadım. Türkiye’de kullanılan yedi yüze yakın renk adının sözlüğünü yazdım. Ama okura konunun ne denli ilginç olduğunu anlatabilmek için önce "renk psikolojisi"ne, "renk sosyolojisi"ne ve "renk teknolojisi"ne ağırlıklı bir yer verdim. Bu konular Türkiye’de yeterince işlenmiş değil, birkaç akademik unvanlı araştırmacının çalışması dışında. "Kahverengi"ye gelince, renk spektrumunda yer alan "ana" ya da "ara" renklerden değil. Mavi, sarı ve kırmızının karışımından oluşan bir renktir. Buna bağlı olarak üç etkenin eşliğinde değişik tonlarda, saflıkta ve parlaklıkta algılanır. Örneğin; kestane rengi, ceviz rengi gibi.
***
Meral Demiryürek (Lefke Avrupa Üniversitesi Öğr. Görevlisi)
Arkadaşı Türk Lehçeleri uzmanı Dr. Yusuf Azmun’la konuştuktan sonra onun verdiği bilgiler doğrultusunda güzel bir e-posta göndermiş.
Sayın Yalvaç Ural,
Arkadaşım Dr. Yusuf Azmun diyor ki: "Kahverengi"nin eski adı KONGUR’dur. Türkmen dili sözlüğünde "Kongur" şeklinde vardır. (Türkmen Dilinin Sözlüğü, Aşkabad 1962, sf. 179; Kongur: Garantıl gızıl: Karaya çalan kızıl renk.) Derleme Sözlüğü 5. Cilt sf. 2918’de boz ile açık sarı arası. Tarama Sözlüğü 4. Cilt sf. 2648’de "Konur" diye adlandırılır. Anlamı da, "Yanık al, yağızımsı al" diye açıklanmış ve Dede Korkut’tan örnek verilmiş. Kırgız Sözlüğü’nde "Kongur"un karşılığı "Kumral, esmer" diye açıklanmış. Dr. Yusuf Azmun, "kumral" sözcüğünün de "konur alödan "kumral"a dönüştüğünü, "kongur" sözcüğünün Çağataycada koyu kestane renkli atlar için kullanıldığını söylüyor.
Kahvaltı için Azericede "geyinaltı" diye bir sözcüğün bulunduğunu, "geyin" sözcüğünün de Türkçedeki "kayın" sözcüğünden "kayıntı" sözcüğüne dönüştüğünü yazıyor ve "atıştırmak" anlamında kullanılan "kayıntı" sözcüğünün "kahve" sözcüğü Türkçeye girdikten sonra "kayıntı"dan "kahvaltı"ya dönüştüğünü söylüyor.
***
Ama üzgünüm, ben buna katılmıyorum. "Kahvaltı"nın kahve altına yenen, atıştırılan kayıntı olduğuna inanıyorum. Çünkü kahve aç karnına içilen bir içecek değildir. Ayrıca "konur" sözcüğünün "kahverengi"yi karşılamadığını düşünüyorum. Çünkü Anadolu’da yanmak üzere olan yaş bir odunun ya da suyla söndürülmüş bir odunun çıkardığı ekşimsi kokuya "konursu" denir. "Konursu kokusu" diye tanımlanır ve bu renk de griye çalan kömür rengidir.
CUMARTESİ


Muhteşem ikili zindanda
Patronun gözü önünde işten kaytarıyorlar!
"Bizim hayatımız bir bavula sığar"
Bir dönem canlanıyor
Kuşbakışı Dalyan turu...
2002’nin en iyi albümü
Faithless’la tatil yapın
Ne var, ne yok?
Aranıyor
"Yan profilden" Berivan
Merhaba, ben tuzluk
Kahverenginin adı bulundu
SAYFA BAŞI

|
|

|