06 Ağustos 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Hâlâ ‘en güzel sarı’

Efsanevi sarışın Marilyn Monroe 5 Ağustos 1962’de öldü. Ama ölümünden 40 yıl sonra bugün hâlâ yapılan açık artırmalarda özel eşyaları milyarlarca liraya el değiştiriyor

     Yarın Marilyn Monroe’nun 40. ölüm yıldönümü. Geçen hafta Londra’da Monroe’nun özel eşyalarının satıldığı bir müzayede yapıldı. Öldüğünden beri kim bilir kaçıncı kez eşyaları satışa çıkarılıp el değiştiriyor?
     Müzayedede özel eşyaların satışından toplam 16 bin pound (43 milyar TL.) elde edildi. En pahalı parça, üzerinde taşlarla "M" harfi işlenmiş bir yüzüktü. Bu yüzük Monroe’nun çocukken kendisine bakan Grace Goddard’a hediyesiydi. Tam beş bin pound’a (13 milyar TL) satıldı. Aktrisin süt kardeşine verdiği bir çift sallanan küpe 2 bin pound
     (5 milyar 300 milyon TL.), iki bilezik de 1000’er pound (2 milyar 600 milyon) civarında alıcı buldu. İmzalı bir kartpostalı ve giydiği bir Pucci elbise de 3 bin 500’er (9 milyar 200 milyon) pound’a satıldı. Kartpostalı "Judy’ye sevgiler ve öpücükler, Marilyn Monroe" diye imzalamıştı.
     Müzayedede bulunan, Monroe’ya ait tüm eşyalar tahmini değerlerinin üstünde bir fiyata "gitti". Bu onun, ölümünün üzerinden 40 yıl geçtikten sonra bile bir efsane olduğunu ispatlıyor. Ama en çok "sarışınlığıyla" tanınan bir sinema oyuncusu daha ne kadar ticari emele alet edilebilir?
     
     Monroe endüstrisi
     Hakkında yazılmış 300’den fazla biyografi, pek çok deneme, sayısız doküman, Monroe dövmeleri, Monroe kılığında şov yapan travestiler, Andy Warhol’unki gibi sanat eserleri, koleksiyoncular için hazırlanan porselen Marilyn Monroe bebekleri... Daha onlarca şey... Marilyn daha yaşarken hızla bir aktristen bir ikona ve tescilli bir markaya dönüştü. Tarihte yalnızca Kral Elvis ve James Dean onun piyasa değeriyle rekabet edebildi. Bir avuç filmde oynadıktan sonra 36 yaşında intihar ederek ölen bir çocuk-kadın nasıl böyle bir efsaneye dönüştü?
     Hayat hikayesi çok konuşuldu, hakkında çok şey yazıldı. Yetimhanelerde geçen çocukluk, şöhreti bir türlü taşıyamayarak Hollywood’da geçirdiği zor günler, mutsuz evlilikler, içki ve hap bağımlılığı, kürtajlar, rehabilitasyonlar, çılgın basın toplantıları... Marilyn’in ünlü olduktan sonra beysbol efsanesi Joe DiMaggio ve ünlü yazar Arthur Miller’la yaptığı evlilikler tüm dünyada gazetelere manşet oldu. Skandalları da hiç eksik olmadı. Frank Sinatra ve Kennedy ailesinin iki ferdiyle aşk yaşadığı söylendi. 5 Ağustos 1962’deki ölümü bile ölümlerin en çok konuşulanı oldu. İntihar, kaza, aşırı doz, politik cinayet ve mafya suikasti... Teoriler sonsuzdu.
     Marilyn seks, yetenek ve zamanın yeni görsel teknolojisi Technicolor’ın bir mucizesiydi. Büyük bir aktris değildi ve hatta onunla çalışmanın kabus olduğu söylenir. Yapımcılar ve yönetmenler onun şımarık ve her zaman kararsız olduğu, çok az sahneyi sinir krizi geçirmeden tamamladığı konusunda hemfikir. Gerçek hayatta ise her konuda "politik doğru" ne ise Marilyn Monroe tam tersiydi. Belki de "efsaneliğin sırrı" buradan geçiyordur!
     
     Yeniden evlenecekti
     Monroe’nun aktrislik kariyeri 16 yıl sürdü. 29 film yaptı. Ve bu filmlerin ilk 24’ünü kariyerinin ilk 8 yılında çevirdi. 1950’lerin sonlarıyla 60’ların başında Monroe’nun hap ve alkol bağımlılığı arttı. Oynadığı filmlerde repliklerini aklında tutamıyordu. 20th Century Fox şirketi sözleşmesini iptal etti. John F. Kennedy ve Bobby Kennedy ile aşk yaşadığı söylentileri de kariyerini iyice yıprattı.
     1962’de ilk kocası Joe DiMaggio’yla yeniden görüşmeye başladı. Sonunda yeniden evlenmeye karar verdiler. 8 Ağustos 1962’de evleneceklerdi. Bu arada kovulduğu Fox şirketi onu geri istedi. Ama nikahtan üç gün önce, 36 yaşındayken evinde ölü bulundu. Cenaze törenini yıkılan DiMaggio düzenledi. Ve kendi ölümüne dek, 20 yıl boyunca her hafta eski karısının mezarına çiçek gönderdi. Bu Marilyn’in hayaliydi. Hayalin arkasında onun pek de bilinmeyen bir özelliği yatıyor. Hayatı boyunca "Jean Harlow olmak" istemişti. Her zaman onun gibi genç öleceğini, onun gibi hayatındaki erkeklerin birer felaket olacağını, annesiyle olan ilişkisinin Harlow’unki gibi karmaşık olduğunu söylemişti. Harlow’un büyük aşkı Willam Powell ölmekte olan sevgilisine, mezarına her hafta çiçek bırakacağına söz vermişti. Monroe işte bu aşka da imrenmişti. Yaşasaydı bu yıl 76 yaşında olacaktı. Ölümünden sonra yazar ve eleştirmen Edward Wagenknecht şöyle dedi: "Görebileceğiniz en kötü elle en iyi oyunu oynadı."
     
     "Parayla ilgilenmiyorum. Yalnızca muhteşem olmak istiyorum"
     Marilyn Monroe "aptal sarışın" rolleriyle üne kavuştu ama hayatına giren herkes onun ne kadar zeki olduğundan bahsetti. Monroe’nun düzenlediği her basın toplantısı onun gazetecilerle zeka yarıştırması -ve genellikle onları yenmesi- sayesinde çok eğlenceli geçerdi. Aşağıdaki sözler çeşitli yıllarda verdiği röportaj ve demeçlerden:
•   Yatakta üzerimde ne mi oluyor? Niye? Tabii ki yalnızca Chanel No. 5!
•   Sarı saç ve göğüsler! İşte bu işe böyle başladım.
•   Dünyada yalnızca bir çeşit doğal sarışın var: Albinolar!
•   "Bir oyuncu kırılgan bir enstrüman olmalıdır. Mesela Isaac Stern kemanına çok iyi bakıyor. Ya herkes onun kemanının üstüne atlasaydı!"
•   "Küçükken yürümeyi öğrendim ve o günden beri hiç ders almadım."
•   Eğer bir şeyin sembolü olacaksam, seksi tercih ederim."
•   "Aptal bir sarışın olmasaydım benimle asla evlenmezdi (Arthur Miller’dan bahsediyor).
•   "İnsanlara ve tüm dünyaya ait olduğumu biliyordum. Bu yetenekli ya da güzel olduğum için değildi. Asla birine ya da bir yere ait olmadığımdandı."
•   "Kariyer harika bir şey ama soğuk bir gecede ona sarılıp yatamazsınız."
•   "Bir gün mutlaka büyük bir film yıldızı olacağım!ö     
     



 PAZAR


Ödev için başladı, aranılan bir doğum fotoğrafçısı oldu
"Shakira sultanımız değil, eşitimizdir"
Türk mimardan yeni ikiz kuleler
Anadolu keçesi British Museum’da
Hâlâ ‘en güzel sarı’
New York’ta pişer, New Yorker’a düşer
Land Rover’dan robot, BMW’den baykuş yaptılar
Bürokrasi şarabın tadını kaçırıyor
‘Testus unus testus nullus’
Datça’daki Mare bir aile oteli gibi...
Bazıları Paris sever
Sevgi, şeref ve ihanet
Adliye sarayından izlenimler
Aşk istemi
Parti yapmaktan spor yapmaya zaman kalmıyor
"Papirüs, Mürekkep, Tüy"
Sır küpü sözcükler
Sıradan bir müzik, sıra dışı şarkılar...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet