
|


Aşk istemi
Ayşe-Ali
Ali tam vaktinde evin önüne gelmiş, perde arkasından kendisini gözetleyen Ayşe’yi bekliyordu.
Onu görür görmez yüzü bir gülümsemeyle aydınlandı. Elinde upuzun, kırmızı bir gül vardı. Nazikçe kapıyı açtı ve arabaya girdi. Ayşe’nin yanağına küçük bir öpücük kondurduktan sonra elindeki, civarın en ünlü parfümeri dükkanının hediye paketine sarılmış parfüm paketini Ayşe’ye uzattı: "Bu parfümün sana yakışacağını düşündüm. Nereye gitmek istersin?" Ayşe’nin cevabını beklemeden atıldı: "Balık restoranında yer ayırttım. Balık sever misin?" Ayşe’nin aklından "Madem her şeyi ayarladı, neden bana soruyor?" sorusu geçti ama geceyi berbat etmemek için en tatlı gülüşünü takınarak "Tabii ki!" diye cevap verdi. Gittikleri yer gerçekten güzeldi ve hilekar, alımlı ay sanki onlar için özellikle yapılmışçasına atmosferi romantikleştiriyordu. Ali sürekli konuşuyor, işini ve arabasını anlatıyor, politikadan bahsediyordu. Bir taraftan da dikkatlice Ayşe’yi izleyerek sigarasını çantasından çıkardığı anda yakmak üzere atılıyordu. Garsonla konuşuyor, özenle balık ve şarabı seçiyor, sonunda da "Sence?" diye sormayı unutmuyordu. Sonra tekrar konuşmaya başlıyor ve Ayşe tuvalete gitmek üzere hamle yaptığında akrobatça bir hareketle yerinden sıçrayarak sandalyeyi yerinden oynatıyordu.
Kahve zamanı geldiğinde, Ali’nin şaraptan ısınmış eli kül tablası, peçete, kırıntı ve bardaklar arasından sürünerek Ayşe’nin eline ulaştı. Ayşe hareketsiz, onu izledi. Ali derin bir nefes alarak Ayşe’nin elini sımsıkı tutup manalı manalı fısıldadı: "Ahh aşık olabilseydim! Bir kadın için kendimi kaybedebilseydim. Ahhhhhh!"
Ali o akşam eve yalnız döndü. Hâlâ yalnız olduğunu söylüyorlar!
Roberta-Marco
Marco randevuya aşağı yukarı 10 dakika geç geldi ve arabada oturup, onun gelişini pencere önünde merakla gözleyen Roberta’yı beklemeye başladı.
Roberta merdivenlerden aşağı koştu ve arabaya bindi. Eğilip kapıyı açan Marco gülümseyerek onu yanağından öptü ve ekledi: "Ahhhhh kokun! O kadar güzel ki nerede olsa tanırım. Bu akşam için herhangi bir tercihin var mı? Ne isteyebileceğini bilmediğim için herhangi bir rezervasyon yapmadım." "Bilmem" diye cevap verdi Roberta: "Balık iyi giderdi." Marco gülümseyerek "Tabii ki! Şehrin en iyi balık restoranını biliyorum" dedi. Aslında yalan söylüyordu, orada hiç yemek yememişti ama çok iyi bir yer olduğunu duymuştu.
Masada uzun bir süre ikisi de mönüyü incelediler, garson geldiğinde aynı seçimi yaptıklarının farkına vardılar. "Sigara içmemin bir sakıncası var mı?" diye sordu Roberta. "Evet, biraz" dedi Marco ve güldü: "Çok güzel bir cildin var. Bozulmasını istemem." Roberta "Amaaan, bir geceden bir şey olmaz" dedi. Kocaman çantasının içinde çakmağını ararken Marco ona bakarak gülüyordu.
Gittikleri yer gerçekten güzeldi ve alımlı ayın altında Marco, Roberta’yı konuşturuyordu: "Haydi biraz işinden bahset... Tebrikler, ne kadar da güzel ve başarılısın... Sen de benim gibi dağ tatillerini çok seviyorsun demek... Aaa! Formula 1 yarışlarına da mı ilgin var?"
Kahve zamanı geldiğinde, şarabın verdiği sıcaklıkla Marco masanın ortasındaki mumun yerini değiştirip yüzünü Roberta’ya yaklaştırdı ve "Bu gece ne kadar güzel olduğunu biliyor musun? Senin bana aşık olman için kim bilir neler verirdim" dedi.
Marco ve Roberta şehvetli bir aşk hikayesi yaşadılar. Ta ki Roberta onun evli ve iki çocuk babası olduğunu anlayana kadar...
Yazara e-mail
PAZAR


Ödev için başladı, aranılan bir doğum fotoğrafçısı oldu
"Shakira sultanımız değil, eşitimizdir"
Türk mimardan yeni ikiz kuleler
Anadolu keçesi British Museum’da
Hâlâ ‘en güzel sarı’
New York’ta pişer, New Yorker’a düşer
Land Rover’dan robot, BMW’den baykuş yaptılar
Bürokrasi şarabın tadını kaçırıyor
‘Testus unus testus nullus’
Datça’daki Mare bir aile oteli gibi...
Bazıları Paris sever
Sevgi, şeref ve ihanet
Adliye sarayından izlenimler
Aşk istemi
Parti yapmaktan spor yapmaya zaman kalmıyor
"Papirüs, Mürekkep, Tüy"
Sır küpü sözcükler
Sıradan bir müzik, sıra dışı şarkılar...
SAYFA BAŞI

|
|

|