
|

Sufist elektronik
Arkın Ilıcalı projesi Mercan Dede, drum’n’base’den trip hop’a kadar bir çok türü sentezleyen yeni albüm "Nar"ın konserlerine devam ediyor.
Nar, nasıl bir metafor sizin için?
Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane! Hızla çoğalan bir ailemiz var ve o aile çok farklı insanlardan kurulu. Canlı performanslarımızda dans etmek için gelenler, punk müzik dinleyen küpeli çocuklar, caz dinleyenler buluşuyor. Bu insanlar aralarında hiçbir gerilim olmaksızın bir mekânı paylaşabiliyorlar. Nar da böyle bir şey. Yani çok farklı taneleriz ama hepimizin özünde aşk, sevgi ve hoşgörü olduğundan birleşebiliyoruz. Nar tanesi aynı zamanda göz yaşı demek. Nasıl bir nar, içinde küçük küçük 1000 taneyi biraraya getirebiliyorsa, Mercan Dede de farklı olmasına rağmen birçok kesimden insanı bir araya getirebilen bir projenin adı oldu.
Konserleriniz performans havasında geçiyor.
Bunu söylemiş olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Çünkü ben de çoğu zaman kendimi öncelikle bir müzisyen, bir dj olarak görmüyorum. Yaptığım işler performansa yönelik, mekânla, ışıkla, iletişimle, sanatın diğer dallarıyla ilgili.
Sufi yaşamını kendi felsefeniz haline getirmişsiniz. Sürekli bir olumluluk hali var, yoksa yok mu?
Var galiba. Geçenlerde çok samimi bir arkadaşım "Ya sen beni çok sinir ediyorsun, sürekli olumlu musundur böyle," dedi. Aslında tasavvuf, sufizm hayata bir bakış. Benim anladığım kadarıyla hayatı anlamlı kılan şeyin aşk olduğu, ancak hoşgörü ve sevgiyle insanlara ulaşılabileceğini anlatmaya çalışan bir öğreti. Mevlâna ve söyledikleri beni hâlâ çok etkiliyor. Müziğime, sahne performansıma yansıması kaçınılmaz.
Albüm kartonetindeki metninizde her şeyi ilahi bir aşk olarak tanımlıyorsunuz.
Benim anladığım anlamda tasavvuf diyor ki, bütün sorular ve cevaplar senin kalbinde, kimsenin sana öğreteceği bir şey yok. Eğer kalbine dönmeyi başarabilirsen, kalbinde seni bekleyen bir sevgili bulacaksın. Aslında hayatın hiçbir anını bana ait olmayan, inanmadığım bir yaşam biçimi için harcamak istemiyorum.
Hüneriniz, felsefenizi müzikle, tekstle, videoyla birleştirişinizde olsa gerek.
Sahnede performans yaparken sahne için özel birşey yaratmamaya çalışıyorum. Bir yerde dj’lik yaparken ne giyeceğini, ne çalacağını, nasıl bir ışık olacağını hiçbir zaman düşünmem. Mesela dün akşam arkadaşlarla aramızda çok güzel bir sohbet vardı. O sohbetin içeriğini, o samimiyeti sahneye taşımaya çalışıyorum.
Dışarıda size oryantalist mi yaklaşıyorlar?
Çok farklı kitlelerde, değişik ilgiler oluyor. Genel olarak yaptığımız müziğin içinde elektronik olan müzikle bir köprü daha önce kurulmuştu zaten. Daha önce Talvin Singh yapmıştı mesela benzerini. Elektronik müzikte drum’n base çok tutuldu. Benim avantajlarımdan bir tanesi bu sound’un içine neyi sokuşum. Sufizm ve elektronik müzikle organik bir bağ kurabiliyor oluşum.
Mercan Dede, 26 Temmuz’da Çeşme Seaside Alaçatı, 27 Temmuz’da Bodrum Karada Marina, 2 - 3 Ağustos’ta Bodrum Zeze’de, 6 Ağustos’ta Yedikule Zindanları’nda olacak.
KÜLTÜR & SANAT


Kimi okusak, ne okusak?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Sofranın hası ve muhabbet
Delilik taşından son biyolojik akıma
Söz uçar yazı kalır
Venedik, düşler ve çelişkiler
Türk resim geleneğinden özetle
Bruce bir halk adamıdır!
Kentlerin yabancı sesi
"Yakalarsam suratını dağıtacağım!"
Beyoğlu’nda yaz şarkıları
Dünyayı kurtaran adamlar
Aç martıların laneti...
Puzzle'ın halkaları
Bir ömür boyu Jules Verne...
"Bizans’ın son âşıkları"
Modern felsefede Sade
Nemrut Tanrıları koruma altında
Duygusal soyutlamalar
Canı aşk çekiyor bu gece
Sufist elektronik
Uzakdoğunun Cüneyt abisi
Doların yüzü sıcak...
Sinemanın kötü kızı
"Hayatı uçlarından tutmaya çalışıyorum"
Türkiye tarihi yeniden yazılıyor
Festival adası
Küçük, kırmızı balığın resimli öyküsü
Replikas’tan "Dadaruhi"
"Balcan" delisi
Hayat atölyesi
"Şöyle ser de, laf kucağımıza düşsün..."
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|