06 Ağustos 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Aşırı uç tehlikesi kapıyı çalarsa...

     Keşke seçim sonrası kurulacak hükümetin temeli bugünden atılsa... Keşke Avrupa Birliği projesini gerçekleştirecek bir koalisyon bugünden ilan edilse... Keşke şimdiden bir araya gelip, ittifak ilan edip deseler ki:
     "Bizim ortak hedefimiz AB’dir. Şöyle bir ortak program etrafında birleşiyoruz. Seçim sonrası da reformları kararlılıkla yapacağız. Ortak başbakan adayımız şu kişidir."
     Hayal mi?
     Bu saatten sonra imkansız mı?
     Bu Meclis hiç beklenmedik bir anda Türkiye’yi AB’ye yaklaştıran tarihi bir adım atabildiyse, bu topraklardaki ‘Avrupa hülyası’nın derinliğini gecikmeli de olsa fark edebildiyse, arkası niçin gelmesin? Niye ittifakları mümkün kılacak bir zihniyet ve sistem değişikliği olmasın?
     Olabilir büyük uzlaşma.
     Çünkü bu beklenti halkta yaygın. Hem hangi partiye oy vereceğini henüz kestiremeyen kararsız kitle içinde, hem de adresini bilenler içinde el birliği yapalım duygusu, eğilimi güçlü.
     Birlik... Birleşme...
     Ve bu çerçevede Derviş!
     Mayıs ayının ikinci yarısında olduğu gibi, Kocaeli - Bolu - Karabük - Kastamonu - Sinop - Samsun hattında da siyasetin nabzını tutmaya çalışırken, kulağıma çok sık çalındı bu dilekler.
     Birlik istekleri yalnız solla sınırlı değil. "Sağ - sol artık bitti!" sözünü birçok yerde duydum. Parti bağlılıklarının hızla çözüldüğü dikkati çekiyor.
     Vatandaş, aş ve iş sorununu çözebilecek, Türkiye’yi AB’ye sokabilecek, bu bakımdan sözüyle, kişiliğiyle güven telkin eden yeni kadroları arıyor. Bu nedenle gerçek yarış başladıktan sonra tablo çok değişebilir. 90 gün özellikle bizim siyasette gerçekten uzun bir zaman dilimidir.
     Bir kenara not edin.
     Siyaseti ille sağ - sol diye ayıranların eski etkisi kalmadı. Türkiye’ye, hayata sağ - sol gözlüğünden bakmayanlar gitgide çoğalıyor, ağırlıkları artıyor.
     Son gezimde birşeyi çok sık gözledim:
     "Şu partiye oy vermeyi düşünüyorum ama hala kararsızım" diyenler çok fazla. Bu kitlenin şu sıralar izlediği, yakın markajda tuttuğu bir kişi var:
     Kemal Derviş...
     Yalnız kararsızlar değil, gönlü Yeni Türkiye’yle İsmail Cem’de olanlar da, CHP’ye oy vereceğini söyleyenler de, geçmişte ANAP’a, hatta DYP’ye oy atmış olanlar da Derviş’i yakın markajda tutmaya devam ediyorlar.
     Derviş’in ne yapmak istediği belli. Siyasette merkezi yeniden inşa etme çabasında. Yalnız solu değil, liberalleri de, merkez sağın bir bölümünü de bir ittifak çatısı altında 3 Kasım seçimlerine götürmek istiyor.
     Böyle bir büyük uzlaşmayı Derviş, istikrarlı çoğunluk diye niteliyor. İsmail Cem Türkiye koalisyonu diyor. DTP Genel Başkanı Mehmet Ali Bayar ise makul çoğunluk diyerek sahnede...
     Bu sloganların içerdiği dilekler gerçekleşmezse, yani Türkiye siyasetinde merkez yeniden inşa edilemezse, işte o zaman tehlike var demektir. Aşırı uçların kazanması gündeme gelmiş demektir.
     Nedir bu uçlar?
     Aşırı uçlardan biri ‘İslamcılık’tır, diğeri ‘şoven milliyetçilik’tir. Ve bu uçlardan birinin kökleri AKP’ye, diğeri MHP’ye uzanıyor.
     Aşırı uç tehlikesini etkisiz kılmanın yolu siyasette bir büyük uzlaşmayı gerçekleştirmekten geçiyor. Bu nedenle gerek Derviş’in gerek ANAP lideri Yılmaz’ın çabaları isabetlidir, doğru yöndedir.
     Yılmaz’ın dünkü Manşet programında Mehmet Ali Birand’a dediği gibi, eski kötü alışkanlıkları bırakıp seçim ittifaklarına kapıyı açmak iyi olur.
     Gerçekleşme şansları nedir sorusuna gelince, bu bir başka yazı konusu...
     Bu arada iki not:
     Derviş, kapalı kapılar arkasındaki ittifak arayışlarını bundan böyle kamuoyu önüne taşıyacak. İsmail Cem’le birlikteliği konusundaki kararlılığı da sürüyor Derviş’in...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İttifak çok zor

Melih AŞIK
Uygar yaşam...

Fikret BİLA
Derviş’e istifa daveti

Hasan CEMAL
Aşırı uç tehlikesi kapıyı çalarsa...

Güneri CIVAOĞLU
Yazgı haftası

Can DÜNDAR
EcevitİnönüCemBaykal
DervişKarayalçın
PişkinsütUras


Abbas GÜÇLÜ
Bir dokun bin ah işit

Sami KOHEN
Umutlar tükenmiş

Mehmet Y. YILMAZ
Derviş’in hayalleri ve gerçekler

Derya SAZAK
Fransa solu, Derviş’in yolu

Meral TAMER
Siyasetçi de ‘travesti’ seçmen de...

Güngör URAS
Vatandaşlıkta ‘azınlık’ ayrımı yok ama ‘vakıf’ta var

Serpil YILMAZ
‘Bu iktidara oy yok’

M. Ali BİRAND
Ne mutlu, Türküm diyene...

© 2002 Milliyet