09:50

Ve Kemal Derviş sonunda istifa etti...

      Başbakan Bülent Ecevit ile dün yaptığı görüşmeden sonra istifası beklenen Kemal Derviş geceyi düşünerek geçirdikten sonra istifasını bu sabah açıkladı.
      Kemal Derviş Hazine Müsteşarlığından çıkışta bir açıklama yaptı. Bir gazeteci ordusu tarafından karşılanan Kemal Derviş, istifasını müstaşarlık önüne konulan kürsüde yaptığı konuşmada açıkladı.
      Derviş, siyasal geleceği ile ilgili ayrıntıları da Pazartesi günü açıklayacağını belirtti.
      Kemal Derviş, Devlet Bakanlığı görevinden istifasını açıklarken, artık herkesin 4 Kasım'ı düşünmesi gerektiğini belirterek, "Herkesin 4 Kasım gününü düşünmesi lazım. 4 Kasım günü (hata yaptık, yanlış oldu demek) zor olacak, maliyeti büyük olacak" dedi.
      Derviş, Başbakan Bülent Ecevit ile dün yaptığı görüşmeye değindi. Derviş, "Sayın Başbakanla görüştük, kolay olmadı 30 yıldır ilişkimiz devam ediyor, ona saygım, sevgim büyüktür. 22 yıllık bir yurtdışında yaşamdan, çalışmalarımdan sonra Türkiye'ye Sayın Bülent Ecevit çağırdı. O açıdan da kendisine teşekkür borçluyum. Zor ama insanı çok da mutlu eden bir çalışma ortamına kendisi getirdi beni. Dün dertleştik, sohbet ettik"dedi.
      Derviş, Başbakan Ecevit'in kendisine "Biraz daha düşünmesini ima ettiğini, bu nedenle dünakşam bir değerlendirme yaparak en doğru kararı vermeye çalıştığını" kaydetti.
      Artık herkesin 4 Kasım gününü düşünmesi gerektiğini bildiren Derviş, "4 Kasım günü (hata yaptık, yanlış oldu demek) zor olacak, maliyeti büyük olacak. Türkiye'nin önünde çok zor işler var, önemli işler var. Yapılabilir, başarılabilir ama kolay değil. Ve bu işleri başaralabilmek için özellikle mart ayından bu yana başlayan ama yeteri derecede güçlü olmayan ekonomik büyümeyi, istidama, refaha dönüşü sağlayabilmek için fikir ve gönül birliği içinde bir iktidara ihtiyaç var" diye konuştu.
      "Türkiye'nin, sadece bir koalisyona değil, gerçekten bir fikir ve gönül birliği içinde Türkiye'de yapılacak işleri benimseyen, nasıl yapılacağını bilen ve bu konuda anlaşan insanların iktidarına ihtiyaç duyduğunu" vurgulayan Derviş, şu andaki siyasal bölünmüşlüğün ciddi bir sorun olduğunu ve mutlaka aşılması gerektiğini söyledi.
      Kemal Derviş, "Sayın Başbakanımıza bunu anlattım. Tabii ki (bu çabanın içinde merkez solda, DSP'lilerin de olması gerekir) diye düşünüyorum. DSP'liler de bu çabaya katılmalı. Fakat Sayın Başbakanımız bu çabayla hükümetteki konumumun çeliştiğini zaten belirtmişti 2 gün önce, dün yine teyit etti. Hem bu çabayı sürdürmek, hem de hükümette devam etmenin doğru olmayacağını ifade etti. Ben de bu durumda düşüncelerimi tekrar değerlendirdikten sonra, artık bugün istifa ediyorum hükümetten. İstifa mektubumu Başbakanlığa gönderdim. Zaten fazla da bir süpriz olmayacak" dedi.
      Devlet Bakanlığı görevinden istifa eden Kemal Derviş, ''Özellikle merkez soldaki bir el ele vermenin, bir birlikte hareket etmenin imkanlarını zorlamaya çalışacağım'' dedi.
      İstifasını Başbakanlığa gönderdiğini bildiren, bundan sonra, özellikle merkez solda bir el ele vermenin ve birlikte hareket etmenin imkanlarını zorlamaya çalışacağını vurgulayan Derviş, aslında vatandaşlarda da bu arzunun olduğunu söyledi.
      Derviş, şunları kaydetti:
      ''Deniyorki (vatandaş birleştirsin oylarıyla). Ama bu o kadar da kolay değil. Vatandaşın önüne 15-18 tane ayrı parti koyduğunuz zaman vatandaş nasıl birleştirsin, kolay değil. Burada sanıyorum siyasal kadroların yardımına ve liderliğe ihtiyaç var, bu birleştirme o şekilde olsun. Eğer 4 Kasım'da güçlü bir iktidar ve fikir birliği içinde çalışacak bir iktidar oluşmazsa önümüzdeki işleri hızla nasıl yapabileceğiz?
      Kaldı ki şöyle bir tehlike de var, seçim kanunu göz önünde tutarsak. 4 Kasım'da vatandaş oyunun yüzde 40'ı, yüzde 50'si senaryolara göre Meclis'e yansımamış olabilecek. Yani vatandaşlarımız bazı partilere oy vermiş olacak fakat bu partiler Meclis'te temsil edilmeyecek. Meclis oyların ancak yüzde 50'sini, yüzde 45'ni yansıtır bir yapıyla gerçekleşirse o zaman tabii böyle bir Meclis'ten oluşacak iktidarın da bir bakıma meşruiyeti tartışılır hale gelecek. Sanıyorum bunu önlemeye çalışmamız lazım. Ve bu konuda gerçekten ciddi çabalar var, bu çabalar devam edecek, elden geleni yapmaya çalışacağız.'' Daha kesin görüş ve çözümlere dayanan ittifakların birlikteliğinin doğması için çok da geç olmadığının altını çizen Kemal Derviş, ''Benim gönlüm merkez solda, çağdaş, sosyal, liberal anlayışı yansıtan, benimseyen ve gerçekten Türkiye'de tek başına dahi iktidar olabilecek bir seçeneğin doğması. Mevcut seçenekler arasından bu işbirliğinin doğması, bunun için çalışacağım'' konuştu.
     
     ''SİYASET İÇİN SİYASET YAPMAYACAĞIM''

      Kendisinin aslında siyasetçi olmadığını, iktisatçı olduğunu ve 22 yıldır ekonomi politikaları konusunda çalıştığını belirten Derviş, ekonomi bilimiyle uğraştığını, zaman zaman üniversitede ders verdiğini ve siyasetin kendisi için çok yeni bir çaba oludğunu vurguladı.
      Ekonominin düze çıkması için bu çabayı gösterdiğini belirten Derviş, şöyle devam etti:
      ''Bu çabayı göstermemin nedeni de ekonominin düze çıkması... İnsanların gösterdikleri büyük fedakarlıklar, maalesef yıllardır biriken maliyetlerin patlamasıyla ortaya çıkan krizin insanlara yüklediği ağır yükün hafiflemesi lazım ve büyümeye geçmemiz lazım. Siyaset için siyaseti yapmayacağım, ekonomik çözümler üretebilecek bir siyasal tartışma içinde olmak istiyorum. Bu tür siyasal arayış içinde ve siyasal hareket içinde olmak istiyorum.''
     
     ''SİYASETİN SPOR GİBİ OLMASI GEREKİR''

      Siyasetin spor gibi olması gerektiğini de vurgulayan Kemal Derviş, demokrasilerde yarışmanın gayet normal olduğunu ama bunun birbirini gömmek ve birbirine zarar vermek biçiminde olmadığını dile getirdi.
      Bakan Derviş, şöyle devam etti:
      ''Takımlar yarışır ondan sonra da el sıkışılır. Bence insanları suçlamaktan, gömmekten, negatif hisler uyandırmaktan vazgeçmemiz lazım. Çeşitli çözüm önerilerini ortaya koyalım, tartışalım, Türkiye için en güzeli, en iyisi nedir, onu halk önünde tartışalım. Ama sanıyorum birbirine hücum eden, birbirine zarar vermeye çalışan bir siyaset anlayışından vazgeçersek ülkemiz yarar görür. Çünkü siyaset birbirini gömmek, birbirini batırmak üzere kurulursa eninde sonunda bu toplumda da milettimizde de bölünmeler, sıkılmalar, karamsar bir davranışa yol açıyor. Bunu mutlaka önlememiz lazım. Yani siyaset bir yarışmadır. Ama bu yarışma olumlu bir ortamda birbirini batırarak değil, çözüm üzerine, tartışma üzerine kurulmalıdır.
      Ben öyle düşünüyorum, öyle yapacağım. Hiç kimseye kırgınlığım veya kötü hislerim de yok. Daha olumlu, daha yapıcı şekilde tartışırsak sanıyorum daha yararlı olacak. Lütfen bana iyi şanslar dileyin.'' 2001 yılı Mart ayı başında Hazine'den sorumlu Devlet Bakanlığı'na atanan Derviş, Mayıs 2001'de ''Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı''nı açıkladı. Derviş, 17 aydır bu görevi sürdürüyordu.
      •   Derviş İstanbul'a gitti...