11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Dilimizde tam 98.861 sözcük var

Siz kaç sözcükle konuşuyorsunuz?
7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER

     Kahverengi konusunu kapattığımızı düşünürken, bazı okurlar kahverenginin adı "kongur" da olsa, artık onun unutulan sözcükler içinde yer aldığını, yeniden dilimize kazanılmasının da zor olduğunu yazmışlar. Ben buna katılmıyorum. Yazarlarımız kullandığı sürece yeniden "kongur" dilimize girecektir. Kahverengi de, "kahvenin renginde bir renk olarak" renk dilimi içinde yerini alacaktır.
     * * *
     Bir öğretmenim ve bir renk uzmanı (kolorist), "Kestane rengindeki saçlar için ‘konur’ sözcüğünün bugün Anadolu’da kullanıldığını; boya üreticileri uyduruk ‘cehennem yeşili’, ‘rüya mavisi’ gibi zorlama renk adları üreteceklerine, bin yıldır kullanılanları araştırıp çıkarırlarsa hem dilimize katkıda bulunmuş, hem de kendi işlerini doğru yapmış olurlar," diyor. Yıllardan beri insanlar pembe rüyalar görürler, dünyadaki bütün dini inançlarda yeşil cenneti, ateş kırmızıyı, sarı cehennemi simgeler: Yeşil cehennem, insan düşüncesinin algılayamayacağı bir benzetmedir.
     * * *
     Ünlü folklor araştırmacımız, masal derlemecimiz, yazar dede Cevdet Kudret’in, Türkçemizin Öztürkçeleştirilmesiyle ilgili çalışmalar yapıldığı zamanlarda kahverengiyi örnek vererek yaptığı bir eleştiri var:
     "Kahve’yi atamayız, renk’i atamayız; bunları atsak bile kahverengi’yi atamayız. Ya herkes ne olacak? Buyrun bakalım: Her de Farsça, kes (kimse) de Farsça. Hele her sözünü atarsak her’le başlaması gereken hiçbir cümleyi kuramayız."
     * * *
     Cevdet Kudret’in söylediklerine tümüyle katılmasam da, dünyada dillerin zenginleşmesinde, yabancı dillerden alınan sözcüklerin önemi büyüktür. Bu İngilizce için de, Fransızca için de, Türkçe için de böyle.
     * * *
     Şimdi gelin, dil konusunda yapılmış araştırmalardan sizlere bazı sayısal dokümler vereyim: Türk Dil Kurumu’nun (TDK) dijital ortamda hazırladığı sözlüğe göre, bugün dilimizdeki sözcük sayısı 98.861’dir. Yine TDK’nın 1998’de yaptığı bir araştırmaya göre, dilimizdeki yabancı kökenli sözcük sayısı tam 46.301’dir. Bize düşen, bu doksan sekiz bin sözcüğü elden geldiğinde kullanarak konuşup yazmak ve karşımızdakine kendimizi daha iyi anlatabilmektir.
     Eğitildikleri zaman "jako papağanları"nın bile 83-120 arasında bir sözcük dağarcığına sahip olduklarını düşünürsek; bir insan olarak 150 sözcükle konuşurken, kendimize ve dilimize ne denli kötülük ettiğimizi daha iyi anlayabiliriz.
     * * *
     Bence şimdi sizlerin en çok merak ettiği şey, yabancı dillerden dilimize giren sözcüklerin hangileri olduğu. Size önce dilimize Moğolcadan girmiş on beş sözcükten bazı örnekler vereceğim. Siz de benim gibi şaşırıp kalacaksınız. Ama önemli bir şey de, Türkçeden Moğolcaya geçmiş çok sözcük olması.
     İşte Moğolcadan dilimize giren sözcükler: Abla, ardıç (ağaç ve kuşu), balta, buğday, bunak (yaşlanmış, düşünce yetisini yitirmiş kimse), ceylan, çanta, çamur, çerçi, kaburga, ordu, narin, sicim, şakak, tavuk gibi...
     Bunun dışında Türkçeden Moğolcaya geçenlere de birkaç örnek verelim: Deniz -"tengiz", pars -"bars", kaplan-"kablan", katır-"kaçır", al-"al" (kırmızı), kara-"kara" (siyah), arı-"arıg" (saf), değirmen-"tegirmet", sirke-"şirge", yalvaç-"yalavaç/yalavaçı" (peygamber) gibi...
     



 CUMARTESİ


Eğlencenin tarihi yazıldı
Gece yarısına kadar açık nöbetçi kuaför
Türk Hıristiyanlarının ruhani lideri alaturka ilahi besteledi
Özgür Kız’dan çok Bridget Jones’a yakınım
Dinamit patlayacak
"Rock’ın geleceği"
Megadeth son kez çalıyor
Amigolar geri geliyor
Ne var, ne yok?
"Seviyeli bir beraberlik"
Aşk olmayınca nabız değişmez
Dilimizde tam 98.861 sözcük var


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet