11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Bir maniniz yoksa...

Milliyet - okur buluşmasına sizleri de bekliyoruz. Gazetenizin TIR’ı yollarda. Yazarlar ekipler halinde yörelerinize geliyor. Dert, eleştiri ve önerileriniz için

     Okur, rastgele ürün alan, "vazgeçilebilir" bir "müşteri" değil. Sürekli değişip dalgalanan bir haber ve fikir ortamının ortak zemininde buluşan ve o ortama kendi katkısını da sunmak isteyen bir birey. Kendisi için gerekli olan bilgileri derleyip ona her gün sunan, kamu adına denetim rolünü üstlenen, hesap soran ve o topluma ait fikirleri tedavülde tutan "ürün", yani gazete, aynı zamanda okur fikriyatı ile beslenmek zorunda. Gazete okur dünyası ile buluşabildiği ve sürekli bir diyalog kurabildiği ölçüde "toplumun aynası".
     Okurla buluşmanın türlü türlü yolları var. Muhabirin ülke sathına yapılan "nabız yoklama" gezileri bunlardan biri. Okura açık "söz halkın" tarzı köşeler bir diğeri.
     Gazeteyi okurun denetimine açan, bağımsız nitelikli Okur Temsilcisi (ombudsman) köşeleri bir üçüncüsü.
     Bu alanda yaratıcılık önemli. ABD’de özellikle eyalet basını, okurla kurduğu bağı "civic journalism" (kamu gazeteciliği) ile pekiştiriyor. Yerel meseleler bu gazeteler tarafından halka açık yerlerde (kafeler, sinemalar, kültür merkezleri vs.) masaya yatırılıyor ve muhabir halkın bu açık forumda dile getirdiği görüşleri olduğu gibi gazetesinde yayınlıyor. Bazı gazeteler ise okura gitmek yerine okuru gazeteye getirip zaman zaman toplamayı deniyorlar. Rastgele seçilmiş sürekli gazete okurlarından oluşan Okur Konseyleri, belirli aralıklarla o gazetenin genel yayın yönetmeni veya yazı işleri ile biraraya gelip fikir, eleştiri ve önerilerini karşılıklı tartışma ortamına aktarıyor.
     Gazete okur diyaloğunun önemini Türkiye’de ilk kavrayanlardan biri, Abdi İpekçi idi. Hasan Pulur’un anlattığına göre Milliyet yurt sathına ilk toplu gazeteci turlarını 1950’ler sonunda düzenlemeye başlamış
     "O zamanki adı Milliyet Kervanı idi" diye anlatıyor Pulur. "O zamanki biraz daha değişik bir şekilde yapılırdı. Yazarlar sahneye çıkıyordu ve halk soru soruyordu. Karşılıklı sohbet imkanı da bulunuyordu."
     İpekçi’nin ölümünden sonra uzunca bir süre ara verilen Milliyet Kervanı, bu kez "Size geliyoruz" sloganı ve kocaman bir TIR ile, bir yıl sonra, yine yollara koyuldu. Ağustos ayı boyunca Türkiye’de toplam 36 il merkezi ziyaret edilecek, okurla yüz yüze görüşülecek.
     Çoğu köşe yazarı, toplam 37 gazeteci dönüşümlü olarak bu geziye katılıyor.
     Peki, böyle bir buluşma öncelikel kime yararlı oluyor? Gazeteye mi, gazeteciye mi?
     Genel görüş, kısa vadede gazeteciye, uzun vadede gazeteye yaradığı şeklinde.
     İlk kervanlara da katılan, kıdemli Milliyet çalışanı Sami Kohen "bu buluşmaların iki yönlü bir işlevi var" diyor. "İlki, insanların ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamak. İkincisi, okurlar Milliyet yazarlarını her zaman merak etmiştir. İşte bu yüzyüze tanışma da çok önemli. Eski okurlarla güven tazeleniyor, yeni okurlar kazanılıyor."
     Kohen’e göre halk içini dökmek istiyor:
     "Geçen yıl turları Mehmet Yılmaz’ın yeniden başlatması bence çok yararlı oldu. Halkın gerçekten de dertleşmeye ihtiyacı var. Derdini dinleyen de çok azdır. Pek çoğu milletvekillerini seçimden seçime gördüğünü anlatmıştır bana. Milliyet halktan gelen bu diyalog ihtiyacını kanalize ediyor. Vatandaş ile resmi makam arasında köprü görevi yapıyor."
     Yazar için önemli olan, gözlemi derinleştirip yeni insan tanımak. Taha Akyol, "Okurun ne düşündüğünü telefonla, faksa öğrenmek yerine onunla yüzyüze konuşarak öğrenmek, ilişki kurma ötesinde sosyolojik bir gözlem fırsatıdır" diyor.
     Meral Tamer’e göre okurla gazetecinin bağının giderek koptuğu bir noktada bu bağın yeniden kurulmasını sağlaması bakımından gezi önemli bir işlev görüyor: "Okurlar kendi ayağına gidilmesinden çok memnun. Ben bu buluşmalardan sonra hayata başka gözle bakıyorum. Bugün dört, beş, altı tane ayrı Türkiye var. İşte bize bu gerçeklikleri görme fırsatını sağlıyor."
     Hasan Pulur, "Buluştuğum insanlarla Kendi fikirlerimi test etme fırsatı da buluyorum. Tabii zaman zaman provokasyona uğrama tehlikesi de var" diye ekliyor.
     Provokasyon ve siyasi amaçlı yönlendirme, bu tür buluşmaların Türkiye’ye özgü riski. Hele ortam iyice seçimle kızışınca, TIR’ın hangi tarihte nerede olacağını öğrenen siyasi şu veya bu grup, diyaloğu lehine etkilemek veya düpediz kışkırtmak için harekete geçebilir. Ama yazarların tümü halkla sahici buluşmayı olumsuz etkileyen bu riskin farkında.
     Samimiyet okur kadar gazetecinin de bu tür buluşmalardan beklentisi. Siyasi ve sosyal konularda okurun yazarla fikir takası kadar, gazetenin içeriğini ve üslubunu da tartışması, sözünü sakınmadan anlatması çok önemli.
     Siz bu satırları okurken, Milliyet - okur buluşması başlamış durumda. Kocaeli, Bolu, Karabük.. derken bugün Giresun, yarın da Trabzon ve Rize’de randevular var. Buluşma derinleşerek ay sonuna dek sürecek.
     Her gün Milliyet’te gezinin programını bulacaksınız. Size gelinen her yerde, vakit ayırıp yazarlarla buluşun. Sadece genel dert ve taleplerinizi sunmakla yetinmeyin. Gazetenin içeriğini nasıl buluyorsunuz, nasıl bir Milliyet istiyorsunuz, bunları da ısrarla anlatın. Ciddiye alınacağınıza inanarak...
     
Piller iyice tükendi. Yeniden enerji depolamak için okurlarımızdan biraz izin rica ediyorum. Eylül ayı başından itibaren yine birlikte olacağız. Ama bu eleştirilerinizi eksik edin anlamına gelmiyor. Hatalarla ilgili uyarılarınızı Haber Müdürü Doğan Akın’a benim yokluğumda iletebilirsiniz.
Tel: 0212 - 505 6973 Faks: 0212 - 505 62 36.
     



 SAYFA BAŞI 






Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi Madde 19




Okur Temsilcisi, Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır. Görüşleri kendisine aittir. Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor. Tel: (90) 212 505 68 40 fax: (90) 212 505 68 09 posta: Yavuz Baydar, Milliyet, Doğan Medya Center, Mahmutbey, 34554 Istanbul

© 2002 Milliyet