11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




English Fast dil kursu sahibi Nazif Ülgen, Kürtçe öğretmek için resmi başvuruda bulundu
‘Telefonlar kilitlenir sandım 15-20 kişi aradı’

"Tıpkı müzikteki gibi, yasak kalkınca Kürtçe öğrenmenin cazibesi kalmadı"

     İLKE GÜRSOY

     TBMM’nin geçen hafta kabul ettiği, Avrupa Birliği’ne uyum paketinde özel kurumlarda Kürtçe öğretilmesini serbest bırakan bir kanun da yer alıyordu.
     Türkiye’nin dil eğitimi konusunda en köklü kurumlarından biri olan English Fast’in sahibi Nazif Ülgen de pazartesi günü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurdu ve Kürtçe dil kursu açmak için izin istedi. Adıyaman’ın Kahta ilçesinde doğan ve anadili Kürtçe olan Ülgen "30 yıl önce izin verselerdi terörün önemli bir dayanağını yok ederlerdi" diyor.
     Ülgen’in şu anda iki temel eksiği var: Ne Kürtçe öğretecek yeterli sayıda öğretmen bulabiliyor ne de Kürtçe öğrenmek isteyen yeterli sayıda öğrenci...
     
     Şimdi, Kürtçe kursu nasıl olacak? Mesela kaç sınıf açacaksınız? Haftada kaç saat ders vereceksiniz? Öğretmen var mı?
     Bizim burada en büyük sorunumuz öğretmen bulamamak. Bugüne kadar Türkiye’deki üniversitelerde Kürdoloji kürsüleri kurulmuş olsaydı, yetişmiş bir öğretmen kadrosu olsaydı biz de bu konuda sıkıntı çekmezdik. Ama şimdi nerede bulacağız öğretmeni? İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nden, Fransa’dan, Romanya’dan insanlar çağıracağız. Bunlar ideolojik sebeplerden, siyasi sebeplerden dolayı Türkiye’yi terk etmiş insanlar. Orada Kürt dili ve edebiyatı üzerine eğitim almışlar. Sayıları da bir elin parmağını geçmez. Bir yöntem bu. Ama tabii bunun maliyeti yüksek olacaktır.
     
‘Bu iş devlete yüklenemez’
     Onun yerine yapılacak bir şey yok mu?
     Esas olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın ne yapacağıdır ama benim pratik önerim şudur: Anadili Kürtçe olan, Türk dili ve edebiyatı tahsili yapmış, devlet okullarında edebiyat öğretmeni sıfatını taşıyanlara ekstra kurs ve bir ilave formasyon verilir. Böylece devlet güven duyduğu, daha önce soruşturmadan geçirdiği, devlet okullarındaki çocukları emanet ettiği insanları kullanma imkanı elde eder. Hem de "Bu kurslar terör yuvası haline gelecek" korkusunu kendi personeli sayesinde ortadan kaldırır. Çünkü ben kurs sahibi olarak bütün gün dershanede olamam. Sınıfta neler olduğunu öğretmen bilir. Benim kursumda İngilizce de öğretiliyor. İngilizce öğretmeni bölücülük yaparsa elimden ne gelir?
     
     Bir öneri de bu eğitimi devletin vermesiydi. Siz ne düşünüyorsunuz?
     "Kontrol altında olsun" diye MGK böyle bir karar aldı. Ama Türkiye ekonomik sıkıntı içinde. Devlet okullarına yeteri kadar bütçe ayıramıyoruz, İngilizce bile öğretilemiyor. Bir de bunu yüklemek yanlıştır. Devletin sırtından bu işi almak lazım diye düşünüyorum.
     
     Kürtçe kursunuzun bir adı olacak mı?
     Hayır, English Fast’in Kürtçe kursu olacak.
     
     "Kurdish Fast" gibi esprili isimler çıktı da gazetelerde...
     (Gülüyor) Basının bir buluşu o. Basın böyle şeyleri güzel bulur. Bilmiyorum, bizden başka açan olursa onlar kullanır belki.
     
"Çocuğumun Kürtçeden önce İngilizce öğrenmesi gerek"
     Çok başvuru aldınız mı?
     Zaten şu anda başvuru almak, kayıt yapmak söz konusu değil. Sadece biz başvurduk, sonucunu bekliyoruz. İzin çıkarsa ilanlarımıza "Kürtçe dil kursumuz başlamıştır" diye ekleyeceğiz. Ama telefonlar gelmeye devam ediyor.
     
     Kaç telefon geldi?
     Vallahi, açıkçası biz telefonlar kilitlenir zannediyorduk ama 15-20 telefon geldi. Bunların yarısı da meraktan arıyorlardı.
     
     Ticari bir iş için biraz yetersiz değil mi bu sayı?
     Elbette az. Ben size bir şey söyleyeyim. Yasağın cazibesi çeker insanları. Bir zamanlar Kürtçe kasetler de yasaktı. Biz o zamanlar ne yapar eder bulurduk, evimizde gizli yerlere koyup saklardık. Bütün gün de onları dinlerdik. Ne zaman serbest bıraktılar, bizim de hevesimiz gitti. Şimdi arada bir duyduğumda nostaljik bir şey olarak hoşuma gidiyor, o kadar. Ne evimde Kürtçe kaset var ne arabamda.
     
     Sizce kimler Kürtçe öğrenmek ister?
     Anne-baba Kürttür, çocuk Kürtçe bilmiyordur, onun için olabilir... Ya da anne-baba ideolojik veya politik nedenlerle çocuğunun öğrenmesini ister... Bir de benim gibi dile meraklı olan insanların ilgisini çekebilir. Ama sonuçta gerçek talebin bir süre sonra düşeceğini, minimize olacağını tahmin ediyorum. Eğer bunu kültürümüzde bir renk olarak kabul edebilirsek o zaman rahatlarız.
     
     Bunu sordum çünkü Kürtçe, edebiyatta ya da bilimde kendine yer edinmiş bir dil değil.
     Doğru. Bir dilin geçerli olabilmesi için onun bilimsel, edebi bir dil olması gerekir. Bana "Çocuğuna Kürtçe öğretmek ister misin?" diye sorsalar hayır derim. Çünkü çocuğumun İngilizce öğrenmesi lazım. İstikbal İngilizcededir. Ama İngilizceyi öğrendikten sonra babamın, dedemin konuştuğu şu dili öğreneyim derse ve biz ona bir yer gösteremezsek o zaman isyan eder. Dolayısıyla bu karar bizim nesil için değil ama bizden sonraki nesil için çok önemli.
     
"Kürtçe dünya mirasıdır"
•  "Dünyada 5 bin civarı dil var. Dünya nüfusunun yüzde 95’i bunların 30’unu kullanıyor. Kürtçe bu diller arasında 29’uncu dildir. Yani bu değerli bir dildir, bir dünya mirasıdır. Nasıl Nemrut Dağı’na sahip çıkıyorsak Kürtçe de öyle."
•   "ABD’de yurtdışına gönderilecek diplomatlar için hazırlanan bir kursa gitmiştim misafir olarak. Atanacak diplomatlara, gittikleri bölgede işe yarayacak dilleri öğretiyorlar ve kursun kapsamında 60 dil var. Bunlardan biri de Kürtçe. Yani Kürdistan diye bir devlet olmadığı için oraya diplomat atamıyor tabii ama Kürtçeyi öğretiyor."
•   "Katil diller vardır. Bunların başında İngilizce geliyor. Alanını genişletip diğer dilleri yok ediyor. Türkçeyi katletmek yolunda, Hintçeyi katletti. Bu açıdan bakıldığında Türkçe buna benzer. Kürtçeyi yasakladığı, serbest bırakmadığı için benzer."
     



 PAZAR


"Tatil bitince sahtekar dünyaya geri dönüyorum"
Atlantik’i sörfle geçecek
‘Telefonlar kilitlenir sandım 15-20 kişi aradı’
"Erkekler kendini mesih sanıyor"
Süper modellerden kurulu ilk pop grubu: Models
"İtalyan çardağı"nda bol lezzet seçeneği
Şarapta Türk-Fransız sentezi
Aşk mektupları
Bodrum’da sanat da var
Lezzetli etin gürültüden uzak adresi
Kapalıçarşı’da "Abdulla"
Mucizelere inanın
Avrupa yolunda (1)
"Yararlı olma" sanatı
Ajda Pekkan’ın muhteşem konseri ve şaşırtıcı şarkı arası sözleri
Karanlıkta üç ışık
"Zekeriyaköy’ün papağanı"nı kim çaldı?
Keçi başkanı hadım ettiler


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet