
|

Bay Ses’i takdimimizdir
Tarz adamı Frank Sinatra’nın Hollywood filmlerinde seslendirdiği 160 şarkı, "Sinatra In Hollywood" adıyla, altı albümlük özel bir kutuda toplandı.
AYBALA ALAÇAM
Francis Albert Sinatra, 1915’te, New Jersey Hoboken’da, her türlü ırkçılığın göbeğinde, ikinci kuşak bir İtalyan göçmeni olarak doğdu. Kendisi baba tarafından Sicilya, ana tarafından Cenovalı oluyor. Okul cenderesine liseye kadar dayanabildi. Sonradan yaptığı bir açıklamada hayattaki birkaç büyük pişmanlığından biri olarak okulu terk edişini gösteriyor, "Hiç kullanmayacak olsam bile resmi bir müzik eğitimi almak isterdim," diyordu. Tabii şunun da farkındaydı. Seyircisi onu çıkamadığı notaları, çekinmeden detoneleşen yorumlarıyla severdi.
The Jersey Observer adlı yerel gazetenin elden dağıtımını yaparak haftada 11 dolar kazandığı bir dönemde, Bing Crosby’i ziyaret etti ve çıkışta şarkıcı olmaya yemin etti. Öyle de oldu. 1939’da Harry James Orchestra’yla çalışmaya başladı. 1940’da, sıska Sinatra’nın durağı Tommy Dorsey’nin grubu. Ki burada kendisine ilk kez profesyonel müzisyen olarak davranılıyor ve haftada 250 dolar kazanmaya başlıyor. 40’ların başında, bugünün deyişiyle pop ikonu mertebesine ulaşan Bay Mavi Gözler, her ne yaparsa hayranları da aynısını yapıyor, sevdiklerini seviyor, giydiklerini giyiyor, onun gibi davranmaya çalışıyorlardı. Fan kulüpleri tüm dünyaya yayılmıştı. Basın ona "The Voice / Ses" diyordu. Yarattığı çılgınlıkla ilgili şahsi fikri şuydu: "Savaş yıllarıydı. Her anlamda yalnızlık kaplamıştı insanları ve ben de her eczaneden alabilecekleri bir ağrı kesici gibiydim. Savaşa giden oğulların, sevgililerin, kocaların, arkadaşların yerine koydular beni. Hepsi bu!"
Travmatik bir aşk şoku yaşadıktan sonra, üç çocuğunun annesi Nancy’den özür dileyerek boşandı ve Ava Gardner ile 1951’de evlendi. Bu boşanma Sinatra’nın daha sonra bir iki kere daha yaşayacağı düşüşlerden ilkinin başlangıcı oldu. Amerikan ahlakı üç çocuklu dulunu arkasında bırakmasını kaldıramamıştı. Sinatra, kariyerine aradığı çıkış noktasını o sırada okuduğu bir kitapta, bir karakterde buldu. James Jones’un yarattığı, bir yığın sorunu olan İtalyo - Amerikan Maggio onu kurtaracak, 1953’te "İnsanlar Yaşadıkça"yla bir de Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ı sahibi yapacaktı. Bir dönüm noktasıydı. Zira Ses’in düşmesine ramak kalmıştı!
1954’te, en önemli albümlerinden sayılan "Swing Easy", "The Morning" ve "Songs For Swinging Lovers"ı kaydetti. 1957’de Ava’dan boşanınca Amerikan halkının sevgisi iyice perçinlendi. Zira Ava onlar için evli erkeği baştan çıkaran kötü kadın olarak kalmıştı. Boşanma Sinatra’ya da iyi geldi. 1958’de Dean Martin ve Shirley Maclaine ile ilk filmi olan "Some Come Running"i yaptı. 60’ların başında da Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Dean Martin’den oluşan Rat Pack / Desert Mafia filmleri başladı ve 71’de ilk emekliliğini ilan edinceye kadar da böyle sürdü gitti. Bu arada kızı yaşındaki Mia Farrow ile evlendi. Bu evlilik çabuk bitti. Alzheimer olduğu, son yıllarında en bildik şarkılarının sözlerini bile prompterlardan okuduğu söyleniyordu. Bir iki kere sesini kaybetti. Yine de 80 yaşına kadar bilfiil eğlence dünyasının içindeydi. 1997’de, 82 yaşındayken kalp krizi geçirip öldü.
İpin ucunu kaçırmadan yeni yayımlanan "Sinatra In Hollywood" adlı altı albümlük paketle devam edelim. 1940 "Las Vegas Nights" - 1964 "Robin and the 7 Hoods" arasında çekilen filmlerde Sinatra’nın seslendirdiği şarkılardan oluşan, tam 160 parçalık bir kolleksiyon, altı albümlük bir kutuda sizi bekliyor. Albümün hazırlık çalışmaları tam yedi yıl sürmüş. Halihazırdaki en iyi Sinatra toplaması olduğunu, sıkı bir mühendislik faaliyetinden geçtiğini, dijital olarak yeniden masterlandığını söylemeye gerek bile yok. 1954’te Doris Day ile birlikte rol aldığı ve bir piyanisti canlandırdığı "Young At Heartötan aynı adlı parça ve "You, My Love"; 1955 tarihli "Guys and Dollsödan "Sue Me"; 1957 yapımı "High Societyöden "Who Wants To Be A Millionaire?" ve "Mind If I Make Love To You"; yine 57 yapımı "Pal Joeyöden "The Lady Is A Tramp", "Bewitched"; "From Here To Eternityönin tema şarkısı, o , bu, şu... Akla hayale gelebilecek tüm klasikler kutuda mevcut. Hatta çekildiği halde vizyona girmeyen "Finian’s Rainbow" ve "Soliloguyödaki performansları gibi daha önce yayımlanmamış parçalar toplamanın içinde yer alıyor. Eğer alırsanız tarihi bir paketiniz olacak. Geçen zamanla birlikte bir Crooner’a dönüşen Sinatra’nın küllerinin konduğu bir kavonoz gibi...
KÜLTÜR & SANAT


Bakıyorum! Görüyor muyum?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Kendime ilham periliği vehmetmiyorum!"
İstekli kadınlar erotizmi
40 eserli karma sergi
Plastiğin rock’la flörtü
Cunningham ile 50 yıl
Gelecek onların!
Bay Ses’i takdimimizdir
Yakıcı güneşe buz gibi Sophie
Her yerde kar var
Sait Faik kolajı
Müzik ve teknoloji
Herkesin hayalindeki cennet ayrı!
Aşk ve ütopya
Resim ve ikona cerrahı
Japonya’dan Amerika’ya
Halılarda Balıkesir motifleri
Susturma ve sindirme mi?
Oidipus bulundu!
Havadar konserler dizisi
Uzun İngiliz’den üçüncü solo
Bildik, eski dostlar
Mutlu yıllar sert adam
Üç senaryo, tekmili birden, kitapçılarda!
Şimdi onun sırası
Avrupa treni
Hayat atölyesi
Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin 12. üyesi kim dersiniz?
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|