11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sorun sadece küfür mü?

     Politik ve ekonomik hayatımızda olduğu gibi futbolumuzda da bağımsız irademizle değil, illa birileri istedi veya şart koştu diye düzenlemeler yapmak zorundayız. Büyük ağabeyler FIFA ve UEFA, güvenlik, seyirci davranışları konusunda kurallar koyup ceza uygular, bunları da kitapçık haline dönüştürürse ne ala. Ama onlar da ülke içi hiçbir olaya müdahale etmiyor.
     Biz de gürültüden duyulmayan, yapay sözlerle dolu anonsla küfürü önleyebileceğini zanneden, sosyolojik bir probleme bu kadar yavan ve kaçamak bir çözüm üreten federasyonla başbaşa kalıyoruz.
     Merhabalaşmanın küfürle bezendiği günlük yaşamda, insanların öfkesini katmerlendiren futbol sistemi içinde kötü söz etmeden oturmasını beklemek, toplum gerçeğinden uzak teorikçilerin iddiası olsa gerek.
     Cezalarında hiçbir standardı tutturamamış federasyonun, seyirciyi yatıştırmaktan ziyade infiali artırmaktan öteye geçmeyen anonsla ve saha kapatmayla sonuç alamayacağına inanmakta haksız sayılmayız. Hangi küfüre anons yaptırılacağı, hakemlerin otorite zayıflığı ve maçtan maça değişen yorumları da yanlış yaklaşımın netleştirilmemiş açık noktaları.Yani hala saha içi ve dışındaki olayları önlemek için sistemli bir girişim yok.
     Holiganlık, sadece toplumun eğitim ve ekonomik problemleri olan kesimini değil tüm gelir seviyesindeki taraftarları içine alan, sosyal ve psikolojik incelemeyi gerektirecek bir sorundur. Türkiye’de taraftar profilleri, tribün olaylarının istatistik bilgileri, bunların ülkenin siyasi ve ekonomik çizgisiyle etkileşimi, medyanın rolü gibi konularda yeterli araştırma yapılmamış olması, neyle uğraştığını bilmeden anons gibi etkisiz çözümlerle vakit kaybetmeye yol açıyor.
     Halbuki elde pek çok referans var. Örneğin 70 ve 80’li yıllarda tribün sorunlarının zirveye tırmandığı İngiltere’de, federasyon nezdinde devletin pek çok kurumunu ve kulüpleri içine alan bir çalışma ile taraftar bilgi bankası oluşturmak, statlarda kapalı devre televizyonlar, sivil polislerin tribünlere ve holigan grupların içine sızması gibi tedbirler alındı.
     Sorunların çözümündeki diğer ayak ise medya. Medyanın kışkırtıcı başlıklardan ziyade ılımlı ve pozitif yaklaşımlarla taraftar kimliğini şekillendirici güçlerini iyi yönde kullanması gerekiyor. Dünya Kupası süresince seyircilere övgüler sıralandı, futbolcularımızın zaman zaman çirkinleşen saha içi yüzleri eleştirildi. Bu yorumların boşa olup olmadığını bu sezon göreceğiz.
     
     ekoksaldi@milliyet.com.tr


 SPOR


Bu maya tutar
At yarışları
Potanın tadı yok
Mirsad, Siena’da Mehmet, NBA’e
Filede milli start
Luce'nin iki yüzü
Yıldırım düştü
Rota Uruguay
Trabzon’da horon
Puanlar kardeş payı
Ankara tekledi
Galip gelen yok
Diyarbakır’ın havası bozuk
Haydi Süreyya
Haber Turu
Sevgili hocam!
Biraz sabır gerek
Sorun sadece küfür mü?
Yıldızları bekleyin
Zorlu mücadele


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet