11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Pire berber iken, deve tellal iken...

     Seçim rüzgarları hızlanınca, partilerin Ankara’ya akın etmeye başlayan taşra örgütleri, kendi liderleriyle de konuşma olanağını buldukça, tüy kabartıyor; önce bulundukları yerlerde nasıl güçlü olduklarını ballandıra ballandıra anlattıktan sonra; daha şimdiden iktidara gelmişçesine, başkentin kendi il ve bölgelerinin adını taşıyan otellerinde babalana babalana, akşam rakısı içiyorlar.
     Her ne kadar kimse, partisinin programını bilmese ve üyelik aidatını ödemese de; egemen bir siyasetçinin nasıl olması gerektiğini biliyor.
     * * *
     Yine böyle taşra örgütlerinden biri, Ankara’ya gelirken; yolda bir trafik kazası geçirmiş. Otobüsleri devrilmiş ve ilçe başkanlarından birinin kardeşi ölmüş.
     Her gün yüzlerce kişiyle, hepsini sanki tek tek tanıyormuşçasına, dudaklarına içten bir gülücük kondurarak konuşmak zorunda kalan parti lideri, sonunda sapı samanı birbirine karıştırmaya başlamış ve kabul ettiği heyetteki ilçe başkanına sormuş:
     - Affedersiniz yolda gelirken kazada ölen siz miydiniz, yoksa kardeşiniz miydi?
     * * *
     Söylentilere göre Kemal Derviş de, Ankara’ya yeni geldiğinde, aynı lidere şöyle bir soru sormuş:
     - Ülkeyi kurtaracak olan siz miydiniz, yoksa başka bir partinin lideri miydi?
     * * *
     Başkentin hergele gazetecilerinden biri de, Kemal Derviş’e şöyle bir soru yöneltmiş:
     - Sayın Derviş, dedikoduları canlandırmakta gösterdiğiniz üstün başarıyı, ekonomiyi canlandırmakta da göstermiş olduğunuzu söyleyebilir misiniz?
     Derviş de şu yanıtı vermiş:
     - Birincisinin canlanmasında ittifak vardı; ikincisinin canlanması için gerekli ittifakı henüz tam bulamadım.
     * * *
     Yine söylentilere göre Kemal Derviş, partilerle yaptığı temaslardan edindiği izlenimleri anlatırken, sık sık şu fıkrayı tekrarlıyormuş:
     Adamın biri, gidip bir ceket ısmarlamış bir terziye.
     Üç - beş gün sonra ceketi almaya gittiğinde, bakmış ki ceket 3 kollu...
     - Yahu bu ne, neden bu ceket 3 kollu, demiş.
     Terzi:
     - Siz, demiş, bana 3 kollu olmasın demediniz ki...
     * * *
     Önce ayağa kalkın. İki avucunuzu kulaklarınızın üstüne sıkıca bastırın. Ağırlığınızı bir ayağınızın üstüne vererek; öteki ayağınızla öne, yana, arkaya doğru adım atar gibi yapıp, sonra tabanınızı hızlıca yere bastırın. Arkasından tabanını yere bastırdığınız ayağın üstüne ağırlığınızı verin; öteki ayağınızla aynı şeyleri yapın. Bir adım öne gidince, tekrarlayın aynı hareketleri...
     Tamam mı?
     Şimdi soruyoruz:
     - Bu kimin taklididir?
     - Karanlıkta mayın tarlasına düşmüş bir köylünün.
     - Hayır.
     - Zeybek oynamaya çalışan bir aceminin.
     - Hayır.
     - Peki kimin?
     - İttifak sağlamak için partiler arasında dolaşan Kemal Derviş’in...
     * * *
     Ankara’da, hanım öğretmenlerden biri, kekeme bir hıçkırıkla:
     - Sandık... Sandık... Sandık, deyip duruyormuş.
     Yanına yaklaşan öğretmen bir arkadaşı:
     - Boşuna üzme kendini, sandık... sandık diye, demiş. Sandık 84 gün sonra gelecek önümüze...
     Hanım öğretmen:
     - Yok, demiş, seçimlerden sonra söyleyeceğimi, şimdiden söylüyorum. Çünkü seçimlerden sonra hepimiz, "kurtulacağız sandık, kalkınacağız sandık, mutlu olacağız sandık. Ama yine düpedüz kazıklandık" demeyecek miyiz? Ben daha çabuk davranmak istedim.
     Gerçekten de böyledir bu...
     Seçimlerden önce politikacılar kekeler durur:
     - Sandık, sandık...
     Seçimlerden sonra da, seçmenler:
     - Sandık, sandık...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Pire berber iken, deve tellal iken...

Melih AŞIK
Erkeklere ders

Fikret BİLA
Derviş ve solda birlik

Güneri CIVAOĞLU
Orkestra

Can DÜNDAR
Menderes’in son sözleriyle veda etti

Abbas GÜÇLÜ
Gençler neden bu kadar mutsuz?

Mehmet Y. YILMAZ
İster döv, ister aldat, yeter ki boşanma!

Hasan PULUR
"Temel’leröle helalleştik...

Derya SAZAK
4 Kasım sabahı

Meral TAMER
Mehmetçik sağ olsun

Ece TEMELKURAN
Narin nefesli adamlar ve saydam sevgilileri

Osman ULAGAY
Derviş’in istifası sonrasında umut ve kâbus senaryoları

Güngör URAS
Erzincan güzel ama...

Serpil YILMAZ
Kemal Derviş AKP’ye ekonomiyi anlatacaktı

© 2002 Milliyet