11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Mehmetçik sağ olsun

İl sınırlarındaki 3. Ordu Komutanlığı’nın ekonomiye sağladığı katkıyla ayakta duran Erzincanlılar, ‘tercihlerini’ AKP’den yana kullanacak gibi görünüyor...

     Erzincan, Milliyet TIR’ındaki 7. durağım. İzmit, Bolu, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Kars’tan sonra ilk kez bu kentte erkekler benimle el sıkışmadı, elim havada kalakaldı. Sonra da ben hiçbirine elimi uzatmadım.
     Kentin en büyük ana caddesinde ilk gözüme çarpan, sadece gözleri görünen kara çarşaflı kadınlar. Belediye Yeraltı Çarşısı’nda alışverişe çıkan kadınlar da genelde başörtüleriyle sımsıkı kapanmışlar. Başı açık gezenler de genelde Alevi. Burası tutucu bir kent. Son seçimlerde Fazilet 1, MHP 1, DYP 1 milletvekili çıkartmış. Kentin yüzde 35’lere varan Alevi nüfusunun CHP’de toplanan oyları baraşın altında heba olmuş.
     
     Tepki değil tercih AKP
     Belediye Başkanlığı 15 yıldır MHP’de. Gerek Belediye Yeraltı Çarşısı’nda çaylarını içtiğimiz esnaf, gerek Belediye Parkı’nda görüştüğümüz işsizler, gerekse Milliyet TIR’ına gelen kamu görevlileri, gençler ve işsizlerle sohbetimizden edindiğim izlenim, AKP bu seçimlerde Erzincan’dan 2 milletvekili çıkartır, üstelik de bunlar diğer dolaştığımız illerin aksine tepki oylarından çok tercih oyları olacaktır. Üçüncü milletvekilliği Alevilerin oylarıyla CHP’ye gider.
     
     Erzincan ve kriz
     Erzincan’da kapısını çaldığımız ilk esnaf, Yeraltı Çarşısı’ndaki kuyumcu Necati Demiriz. "İşler nasıl?" sorumuza "gayet iyi" cevabıyla ilk sürpirizi yapıyor. Hemen karşısında bakır hediyelik eşya ve saat satan Dergah mağazasının sahibi de güler yüzle satışların iyi olduğunu söylüyor. Neyse ki aynı çarşıda daha sonra hal hatır sorduğumuz perdeci Bekir Uçer ve kunduracı Hakan Hatipoğlu, TL olarak geçen yılki cirolarının ancak yarısını yapabildiklerini, konfeksiyoncu İbrahim Yapar ise TL bazında 1985’ten beri en düşük ciroyu yaptığını söylüyor da Erzincan da Türkiye’nin genel havasına uyum sağlıyor! Yoksa neredeyse kriz Erzincan’a uğramamış diyeceğiz.
     Zaten 1992 depreminden sonra Dünya Bankası kredisiyle yeniden inşa edilen kentin caddelerini, kamu binalarını, modern camilerini, 1100 lojmanı, Jandarma Komutanlığı binasını falan görseniz, bu kenti krizden koruyan bir takım supapların varlığını hemen farkedersiniz. Supaplardan en önemlisi, 3. Ordu Komutanlığı. Askerin ekonomiye sağladığı düzenli katkı, esnafı ayakta tutuyor. İkinci etken Almancılar. Hem yazları gelerek ekonomiyi canlandırıyorlar, hem de Erzincan’da yaşayan işsiz yakınlarına düzenli para göndererek onların bu krizi daha kolay atlatmalarını sağlıyorlar.
     
     Yeni gelenler istenmiyor
     İlk kez göç alan bir kentteyiz. 1992 depreminden sonra kenti terkedenler, ekonomik krizin ardından geri dönüyor. Terörden kaçan Tuncelililer yıllardır buradalar. Erzincan, Gümüşhane ve Bayburt’tan da göç alıyor. Ama onlar yeni gelenleri istemiyor.
     Zaten kentte çok sayıda işsiz olduğunu, açılacak işlere de göç edenlerin ortak olmasını istemediklerini söylüyorlar. Erzincan’da ekonomik kriz göreceli olarak daha tahammül edilebilir olsa da, siyasetçiye güven burada da sıfır, öfke dizboyu. "Dünya Bankası’ndan gelen (kimine göre 30 milyon dolar) deprem kredisiyle caddeler kaldırımlar göletler, kamu binaları ve oteller yerine fabrikalar yapılsaydı, şimdi işsizimiz daha az olurdu" diyorlar.
     
     Deprem yardımları uçtu
     Yurt dışından gelen deprem yardımlarının önce Ankara’da, ardından da Erzincan’ın yüksek tepelerinde iç edildiğini, bu yardımlar kentin önde gelenlerine Kemaliye’de ve Akdeniz - Ege’de villa olarak geri dönerken, orta hasarlı binaların hasar ödemelerinin hala yapılmadığını iddia ediyorlar.
     Bir zamanlar var olan et, süt, Sümerbank İplik gibi fabrikaların özelleştirilip içleri boşaltıldıktan sonra kapatılmasından da siyasileri sorumlu tutuyorlar. Son kalan şeker fabrikası da kapatılacak diye ödleri kopuyor.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Pire berber iken, deve tellal iken...

Melih AŞIK
Erkeklere ders

Fikret BİLA
Derviş ve solda birlik

Güneri CIVAOĞLU
Orkestra

Can DÜNDAR
Menderes’in son sözleriyle veda etti

Abbas GÜÇLÜ
Gençler neden bu kadar mutsuz?

Mehmet Y. YILMAZ
İster döv, ister aldat, yeter ki boşanma!

Hasan PULUR
"Temel’leröle helalleştik...

Derya SAZAK
4 Kasım sabahı

Meral TAMER
Mehmetçik sağ olsun

Ece TEMELKURAN
Narin nefesli adamlar ve saydam sevgilileri

Osman ULAGAY
Derviş’in istifası sonrasında umut ve kâbus senaryoları

Güngör URAS
Erzincan güzel ama...

Serpil YILMAZ
Kemal Derviş AKP’ye ekonomiyi anlatacaktı

© 2002 Milliyet