14 Ağustos 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Her yerde kar var

Cuba Gooding Jr ve James Coburn gibi iki farklı kuşaktan Oscarlı oyuncularıyla dikkati çeken film, ailece izlenebilecek eğlenceli bir Disney yapımı.

     FERHAN BARAN

     "Kar Köpekleri / Snow Dogs" - Yönetmen: Brian Levant / Senaryo: Jim Kouf, Tommy Swerdlow, Michael Goldberg, Mark Gibson, Philip Halprin / Görüntü: Thomas Ackerman / Müzik: John Debney / Oyuncular: Cuba Gooding Jr (Ted Brooks), James Coburn (Fırtına Jack), Joanna Bacalso (Barb), Sisqo (Doktor Rupert Brooks), Nichelle Nichols (Amelia Brooks), Graham Greene (Peter Yellowbear) / 2002 ABD yapımı, 99 dakika.
     
     Sevimli köpek Beethoven’ın ilk macerasının yönetmeni Brian Levant, son çalışmasında yine sadık dostlarıyla birlikte. Film sanıldığı üzere köpekler üzerine kurulu değil (yönetmenimiz yine de dayanamayıp, bir düş sahnesinde bile olsa onları konuşturmaktan kendini alamamış). Disney yapımı bu tipik aile filminin esas adamı diş hekimi Ted Brooks, anlatılansa onun değişim öyküsü.
     Miami’de yaşayan ve işleri yolunda giden dostumuz günün birinde bir vasiyetnamede adının geçtiğini öğrenir. Ölen biyolojik annesidir. Küçük yaşta evlat edinildiğini öğrenmenin şokunu yaşayan Ted, mirasını almak üzere Alaska’ya gittiğinde başka bir sürprizle karşılaşır. Payına düşen, birtakım (8 tane) karda kızağa koşulan "husky" cinsi köpektir. Alıştığından çok farklı bir dünyayla karşı karşıya gelen genç adam, yarışlar için köpekleri kapatmaya ve kendisini kısa yoldan Miami’ye postalamaya çalışan kasabanın huysuz ihtiyarı Fırtına Jack’in karşısında işi inada bindirir. Kasaba halkınca soğuk karşılanmasına rağmen Alaska’da kalıp köpeklerine sahip çıkmaya karar veren Ted’i yeni bir yaşam ve başka sürprizler beklemektedir.
     Şu yapış yapış ağustos sıcağında karlar altında geçen (önemli bir bölüm Kanada’da çekilmiş) bir hikâye izlemenin keyfi bir başka olur diyorsanız bu film tam size göre. Üstelik oyuncuları da gayet iyi. Tom Cruise ile karşılıklı oynadığı "Jerry Maguire / Yeni Bir Başlangıç" taki delişmen futbolcu kompozisyonuyla Oscar kazanan Cuba Goding Jr. her zamanki gibi sempatik. İyice yaşlanmış baba oyuncu James Coburn ile karşılaşmak ise ayrı bir keyif.
     Serinletilmiş bir sinema salonunda çocuklarınızla birlikte eğlenceli bir 1,5 saat geçirebileceğiniz bu çalışma, farklı renklerden Amerikalıların aile kurmasını teşvik edici mesajıyla da dikkat çekiyor.
     
Kötü ruhlar şakaya gelmez
     Liseli gençlerin kurbanlık koyun misali katledildiği Hollywood korku filmlerinin izini süren İngiliz yapımı çalışma doyurucu olmaktan uzak.
     "Öldüren Oyun / Long Time Dead" - Yönetmen: Marcus Adams / Senaryo: Eitan Arrusi, Daniel Bronzite, Chris Baker, Andy Day / Görüntü: Nick Morris / Müzik: Don Davis / Oyuncular: Joe Absolom (Rob), Lara Belmont (Stella), Melanie Gutteridge (Annie), Lucas Haas (Webster), Alec Newman (Liam), Mel Raido (Joe) / 2001 İngiltere yapımı, 94 dakika
     Korku filmleri yaz sinemalarının gözde türlerindendir. Ancak film şirketleri bu yaz, derinleşen ekonomik krizin giderek daha fazla bunalttığı şehirde kalmışlara dehşet dolu öyküler yerine hafif güldürüler sunma yolunu seçmiş görünüyor. Bu hafta gösterime giren "Öldüren Oyun" mevsimin nadir korku filmlerinden biri olarak meraklılarının ilgisini toplayacak gibi görünüyor. Ancak hemen baştan belirtelim, Amerikalıların "teen slasher" diye tabir ettiği, liseli gençlerin acımasızca katledildiği türün bu yeni örneği pek parlak bir çalışma değil. Farklı olan filmin bir İngiliz yapımı olması.
     Amerikan örneklerinde olduğu gibi kırsal alanda değil, şehrin (Londra’nın) göbeğinde geçen olaylar şöyle gelişiyor. Gece kulübünde eğlenen bir grup genç bir ara daha da keyiflenmek için ruh çağırma seansı düzenlemeye karar verir. Ancak farklı bir deneyi yaşamak için başlayan oyun kısa zamanda korku dolu bir kâbusa dönüşür.
     Ruh çağırmak için kullanılan ve Ouija adı verilen tahtanın, Fas’ta etkisiz hale getirilişinden yirmi küsur yıl sonra geri getirdiği Djinn’in (kötü ruhlusundan bir cin) "Hepiniz öleceksiniz" mesajıyla birlikte gençlerimiz bir dizi esrarengiz cinayetin kurbanı olmaya başlar, dans pistinde cansız bedeni yanıklar içinde yatan ilk kurbanın cesedini diğerleri takip eder.
     Yönetmen Marcus Adams’ın İngiliz klasik korku filmi geleneğinden nasibini almamış bu ilk yönetmenlik denemesi, örnek aldığı Hollywood "Cuma filmleri"nin (13. Cuma serisi) ikinci sınıf bir kopyası görünümünde. Çalakalem senaryosuyla gerilimini kuramamış (kurgudaki devamlılık hataları da cabası) bu küçük bütçeli çalışma, korkutmak için müzik ya da ses efektlerinden medet ummuş. Tanıdık olarak, Tim Roth’un yönetmen olarak o nefis ilk filmi ("The War Zone" / Savaş Alanı) için seçtiği Lara Belmont’un gözümüze çarptığı genç oyuncu kadrosunun performansı da zayıf. Belki de yalnızca, korku filmi olsun da çamurdan olsun diyenler için..


 KÜLTÜR & SANAT


Bakıyorum! Görüyor muyum?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Kendime ilham periliği vehmetmiyorum!"
İstekli kadınlar erotizmi
40 eserli karma sergi
Plastiğin rock’la flörtü
Cunningham ile 50 yıl
Gelecek onların!
Bay Ses’i takdimimizdir
Yakıcı güneşe buz gibi Sophie
Her yerde kar var
Sait Faik kolajı
Müzik ve teknoloji
Herkesin hayalindeki cennet ayrı!
Aşk ve ütopya
Resim ve ikona cerrahı
Japonya’dan Amerika’ya
Halılarda Balıkesir motifleri
Susturma ve sindirme mi?
Oidipus bulundu!
Havadar konserler dizisi
Uzun İngiliz’den üçüncü solo
Bildik, eski dostlar
Mutlu yıllar sert adam
Üç senaryo, tekmili birden, kitapçılarda!
Şimdi onun sırası
Avrupa treni
Hayat atölyesi
Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin 12. üyesi kim dersiniz?
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet