14 Ağustos 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Resim ve ikona cerrahı

Hadice Nalçabasmaz, bir restoratör ve konservasyon uzmanı. Maçka’daki atölyesinde daha doğrusu hastanesinde eski yağlıboya tabloları ameliyat ediyor.

     AYŞE SU SEL

     Dede ipek uzmanıymış. İpeği dokur ve eksperliğini yaparmış. Dokuduğu ipekler İpek Yolu’yla Venedik’e gidermiş. Antakyalı Hadice Nalçabasmaz, Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümü mezunu. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi Restorasyon ve Boya Kimya Enstitüsü’nde boya kimyası ve fiziği, renklerin fiziği, fotoğraf, radyografi, boya kimya analizleri, çözücü ve yapıştırıcı kimyaları, eski fotoğraf teknikleri ve dokümantasyonunu öğrenmiş. Daha sonra eğitimine İtalya’da devam etmiş. İstanbul Ticaret Odası Koleksiyonu’nu, bir yıldan fazla bir çalışma sonucu restore eden ve konservasyonunu yapan, yağlıboya resim ve ahşap üzerine resim konusunda gerçek bir uzman olan Nalçabasmaz, her ne kadar "Romantik bir iş yapmıyorum" dese de, ciddi bir hastaneyi andıran atölyesinde onca özel kameranın, boyanın, bağlayıcının ve sakızın içinde çok tutkulu bir cerrahı andırıyor.
     Onu tanıyıp tekniklerini, metodlarını görünce akla ister istemez Beşiktaş Resim ve Heykel Müzesi’nde, müzenin rutubetli depolarında bekleyen geçmişimizin çoktan ölmüş olabileceği ihtimali geliyor.
     
     Bir restoratör ve konservasyon uzmanı tam olarak ne yapar?
     Konservasyon, eseri saklamanın başarılması için uygulanan teknoloji. Restorasyon ise eserdeki mevcut hasarı gidermek, daha ilerde oluşacak bozulmaları önlemek ya da objenin tekrar kullanılabilmesi için gerekli olan tüm bakım çalışmaları.
     
     Sanat eserlerinin konservasyonu için ne yapmalı?
     Aşırı ısı ve nem oranının değişmesi resimler için çok zararlı. İdeal ısı 20 - 21 derece arasında, sabit nem ise yüzde 45 olmalı. Genel ve fotosel lambalardan çıkan ısı resimler için tehlikeli. Bu ısı, verniğin yumuşamasına, dolayısıyla tozu içine çekmesine, biçiminin bozulmasına, ufak kabarcıkların daha da büyümesine neden olur. Bu nedenle resimler pencere ve radyatör yakınına asılmamalı. Aydınlatma ultraviyole ışığı yaymayan lambalarla yapılmalı, resim direkt güneş ışığına asla asılmamalı. Zarar görmüş tual ve kırılgan boya katmanlarına sahip 20. yy. resimleri saklarken asitsiz glasin gibi düz bir kağıtla kaplanmalı. Boyalı yüzeyin korunması için saklama rafındaki her bir resim arasına asitsiz blok kağıtları konmalı.
     
     Eğer resim kabarır ya da çerçevenin bir parçası ayrılırsa, ne yapabiliriz?
     Hemen yapılacak restorasyon için saklayın. Bir restoratörün dışında kimse boyalı yüzeye ya da tualin arkasına, toz temizlemek için dahi dokunmamalı. Resimler yağ, alkol, benzin gibi çözücüler, ticari temizlik malzemeleri, sabun, su, silgi, ekmek kırıntısı, çiğ patates ya da deterjanlar tarafından bir işlemden geçirilmemeli. Eğer eser, yanlışlıkla hasar görmüşse, bir restoratör inceleyene kadar resim ellenmemeli. Eseri ihmal etmek, acemi tedaviden daha az tehlikeli.
     
     Peki Türkiye’de bu konuyla yakından ilgililer de öyle değiller mi, acemi, bu işin eğitimini almamış...
     Her şeyden önce Türkiye’nin uzun süren tecrübelere ve bu konuya gönül veren sponsorlara ihtiyacı var. Tam teşekküllü laboratuvarlar, yurt dışında çeşitli konularda ve değişik malzemelerde eğitim almış restoratör ve konservatörler, iyi eğitim almış müzeciler gerekiyor. Bu alanda çok ciddi, sizin deyiminizle acemice geri dönülmez hatalar yapıldı. Çok geç kalındı ama bir an önce kalanları sağlıklarına kavuşturmalıyız. Bir de tabii, Türkiye’de maalesef, yağlıboya ve ikona gibi eserlerin, yapılış teknikleri, hasarlarının tespiti ve onarımlarının nasıl yapıldığına ait bir rapor ve kimlikleri yok. Bu eserlere de kimlik kazandırmalıyız.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Bakıyorum! Görüyor muyum?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Kendime ilham periliği vehmetmiyorum!"
İstekli kadınlar erotizmi
40 eserli karma sergi
Plastiğin rock’la flörtü
Cunningham ile 50 yıl
Gelecek onların!
Bay Ses’i takdimimizdir
Yakıcı güneşe buz gibi Sophie
Her yerde kar var
Sait Faik kolajı
Müzik ve teknoloji
Herkesin hayalindeki cennet ayrı!
Aşk ve ütopya
Resim ve ikona cerrahı
Japonya’dan Amerika’ya
Halılarda Balıkesir motifleri
Susturma ve sindirme mi?
Oidipus bulundu!
Havadar konserler dizisi
Uzun İngiliz’den üçüncü solo
Bildik, eski dostlar
Mutlu yıllar sert adam
Üç senaryo, tekmili birden, kitapçılarda!
Şimdi onun sırası
Avrupa treni
Hayat atölyesi
Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin 12. üyesi kim dersiniz?
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet