14 Ağustos 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Diyarbakır’da değişimin günü gelmiş. Sorunların önceliği değişmiş...
‘Kimlik tamam sıra geçimde!’

Daha önce ‘cop, dipçik baskısından, dil yarasından’ yakınan Diyarbakır, bugün kimlik derdini çözmüş görünüyor. Şimdi herkesin asıl derdi ‘geçim’

     Diyarbakır Sipahi Çarşısı’nda bir esnaf gördüm; kırmızı - yeşil - sarı renklerden poşular satıyordu, "Nasıl işler" diye sordum, şükretmeyi bilenlere özgü bir refleksle "Allah’a şükür" dedi, "...hiç siftahımız yoktur" diye ekledi. Bir yıl önce (siyaseten) o poşuları satmak mümkün değildi; şimdi (iktisaden) almak mümkün değil.
     Bakırcılar kahvesinde 60 yaşında 7 çocuklu bir hamal gördüm; dermansız dizleri... 1964’ten beri hamal... "Gün oluyor, hiç iş çıkmıyor, çıktığında cebime kalan 5 milyon" dedi. "Nasıl geçiniyorsun peki" diye sordum, "Ekmek, suyla" dedi. Etin tadını unutmuşlar.
     Ben’u - sen Mahallesi’nde gecekondular içinde Sosyal Hizmetler’in çocuk yuvasını gördüm; 40 çocuğun 40’ının da elbiselerine inat ışıldıyor gözleri... Handan, ilk 2’ye geçmiş, 50 kişilik sınıfta öğrenememiş henüz okumayı... "Ama mutlak öğreneceğim" diye söz verdi. 6 yaşında bir oğlan gördüm; Adı Rohat... Manasını sordum: "Gün geldi" dediler.
     
     ‘HADEP Kürt partisi olmamalı’
     Diyarbakır’da değişimin günü gelmiş. Sorunların önceliği değişmiş. Evvelden hep "cop, dipçik baskısından, dil yarasından" yakınan Diyarbakır bugün o konuda "Çok şükür daha iyi" diye gülümsüyor. Kimlik derdi çözülmüş gibi... Gaffar Okkan’dan beri polisle barışılmış, baskılar azalmış. Etrafta fazla panzer, asker görünmüyor.
     Şimdi asıl dert geçim. Yolaçlı Kıraathanesi’nde serbest çalışan bir HADEP’li çevredekilerin onayı arasında ihtiyacı çok net ortaya koydu: "10 yıl önce Meclis’e yolladığımız milletvekillerinden beklentimiz kimliğimizi ortaya koymalarıydı. Onlar da onu yaptılar. Artık kazın ayağı öyle değil. Şimdi benim bir Türk’le, Çerkez’le, Laz’la aynı çözümler üzerinde anlaşabilmem lazım. HADEP’in de buna göre açılması, Türkiye’nin partisi olması lazım".
     
     ‘Dar anlamda Kürtlük aşıldı’
     10 yıl önce Meclis’e gönderilenlerden, eski DEP milletvekili, yeni avukat Sedat Yurttaş katılıyor bu yoruma: "10 yıl önce deneyimsizdik. Şimdi yeni bir Türkiye kuruluyor. Kürtlerin de buna ayak uydurması lazım. Artık savaş koşullarında değiliz. Dar anlamda Kürtlüğü aştık. ‘Kürt olsun da isterse mafya olsun’ yok artık; ‘Kürt olmasa da evrensel değerlere bağlı olsun’ diyoruz. HADEP de, Türkiye’yi kucaklayan bir proje partisi olmalı".
     
     İttifaka sıcak bakıyorlar
     Bunlar hem HADEP’e, hem devlete mesaj: HADEP "Kürt partisi" imajını yıkmalı, devlet de eski yaklaşımdan çıkmalı; bölgeyle kucaklaşmalı.
     "HADEP yüzde 5’te de kalsa bizim partimiz olsun" demiyor insanlar; "Görüşümüze yakın partilerle ittifak yapsın, mutlak Meclis’e girip bizi temsil etsin" diyor.
     Belediye Başkanı Feridun Çelik de aynı görüşte: "Özeleştirimizi yaptık. Şimdi bu yeni süreçte ortak noktalarda buluşmak lazım."
     HADEP, belediyede bir yerel iktidar deneyimi yaşadı. Bu deneyimi Meclis’e taşımak istiyor. Diyarbakırlıların çoğu belediyeden memnun görünüyor. Memnun olmayan da "Yaptırmadılar ki" diye savunuyor. Çelik, altyapı gibi, sonucu uzun vadede alınacak zorlu bir işe girişmiş. Şehre su getirmiş, sur diplerini temizlemiş; ancak anlaşılan halkla ilişkileri ihmal etmiş. Önümüzdeki dönem yeniden aday. Şimdi bir tanıtım atağıyla Diyarbakır’ı turizm kenti yapmak istiyor. Diyarbakır’da işsizlik yılgınlığı, Irak’la savaş korkusu, Derviş’e ve HADEP dışındaki partilere öfke, ama AB’ye inanç ve destek var. Rohat’ların kentinin, rahata kavuşma günü gelmedi mi?
     
     candundar@superonline.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
‘Kürdüm demekle karın doymaz’

Çetin ALTAN
Böyle sıcak görülmemiştir

Melih AŞIK
Liderler kaçtı..!

Fikret BİLA
Cem ve Bayar

Güneri CIVAOĞLU
AKP panik atağı

Can DÜNDAR
‘Kimlik tamam sıra geçimde!’

Abbas GÜÇLÜ
Katrilyonluk eğitim pastası

Hurşit GÜNEŞ
Büyümede işaretler dikkat çekiyor!

Nail GÜRELİ
Tarih mirası nasıl korunacak?

Sami KOHEN
K. Irak’ta tam olarak ne oluyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Birinci Knidos Kriterleri

Meliha OKUR
Oğul Cem siyasete ısınıyor

Hasan PULUR
Artık elimizde kapı gibi "başyazı" var...

Derya SAZAK
İşsiz ordusu Irak’a!

Meral TAMER
Devlet, yine devlet, hep devlet!

Ece TEMELKURAN
Artık bir kişi fazlayız!

Güngör URAS
Doğu’da ‘manzara-i umumi’ geçen yıllara göre çok iyi

Serpil YILMAZ
Elini uzatan oyu alır

© 2002 Milliyet