16 Ağustos 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



New York nefret tarihini sevmedi

Kendilerini alaya alan Austin Powers filmi "Altın Organ"a kahkahalarla gülen New Yorklular ırkçılığın kökenini Aydınlanma’ya bağlayan "Irkçılık: Kısa Tarihi" adlı, George Fredrickson imzalı kitaba aynı toleransı gösteremedi.

     ŞEBNEM ŞENYENER/New York

     İki tipten nefret ederim, biri başka kültürleri küçümseyen, kabullenemeyen ırkçılar. İkincisi Hollandalılar!" diye bağırıyor "Altın Organ" adlı yeni Austin Powers filminde Mike Myers. Her fırsatta ırkçılıktan dem vuran New Yorklular, kendilerini alaya alan bu şakayı sinema koltuklarında kahkahalarla gülerek karşıladılar. Ama ırkçılığın kökenini Aydınlanma’ya bağlayan "Irkçılık: Kısa Tarihi" adlı, George Fredrickson’un yazdığı Princeton Üniversitesi’nden yayımlanan kitaba aynı toleransı göstermediler. Nazi ideolojisinin, Afrika’nın Beyaz rejimleri ve Ku Klux Klan’ın ırkçı olduğuna itiraz eden yok ancak bugün Amerika’nın ne kadar ırkçı olduğu, kimlerin ırkçılık yaptığı sorularında iş çığrından çıktı.
     Amerikan Tarihçileri Örgütü eski başkanı olan George Fredrickson, "Irkçılık: Kısa Tarihi" adlı kitabında yaptığı tarihi araştırmayla, "bir ırkçılık kuramı ve teorisi" tanımlamayı hedefledi. Fredrickson, 1971’de "Beyazların Siyah İmajı", 1981’de "Beyaz Irkçılık" kitaplarını yazdı. Yeni kitabında Fredrickson, ırkçılık kelimesinin 1930’larda Nazilerin Yahudilere uyguladıklarını tanımlamak amacıyla ortaya çıkan modern bir kavram olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle çoğu kimse ırkçılığı tarihi geçmişi olmayan "modern bir fikir" olarak yorumladı. Kimileri de bunun tam tersini yapıp, ırkçılığı kabileciliğe ya da eski çağların yabancı nefretine bağladı. Fredrickson, ırkçılığı "bir yaklaşım veya bir dizi inanca dayanan uygulamalar, kurumlar ve yapılar" olarak tanımlama yanlısı. Bu tür bir yaklaşımda, etnik ve kültürel farklılıklar içten gelen, insanın organik yapısına dayanan değişmez nitelikler. Buna dayanan uygulamalar, resmi olmayan sosyal dışlamadan katliama, yok etmeye, hükümet tarafından uygulanan ayrımcılığa, sömürgeci sınıflandırmaya, zorla sınır dışı etmeye, etnik temizliğe ya da köleleştirmeye kadar varan geniş bir yelpaze.
     Fredrickson ırkçılığın teorik çerçevesini tam anlamıyla Batı uygarlığında kazandığını vurgularken, "İdeoloji geliştikçe, buna karşı direnç ve yerme de gelişti," tespitini Batı ırkçılığının iki önemli "tabanı"na dayandırıyor: Birincisi anti - semitizm, ikincisi beyaz ırkçılık. Fredrickson’ın tarihsel olarak vardığı yer ise Aydınlanma Dönemi. İnsanı tanrının yarattığı özel bir yaratık olmaktan çıkarıp, tarihi doğanın diğer organizmalarıyla birlikte incelenebilecek bir varlığa dönüştüren Aydınlanma’da ırkçı sınıflandırmanın ilk modern adımlarını attığı görüşünde Fredrickson. Bu sınıflandırma, sonradan sistematik bir ideolojiye, kurumsallaşma ve tavra dönüştü. Amerika’da aydınlanmaya inanan ve güvenen ateist, bilimci çevrelerde bu iddia ister istemez büyük bir tepkiye neden oldu. Özellikle de her gün dünyayı psikoanalize yatkın bir bakış açısıyla açıklayan New Yorklularda. Irkçılığı tepki, nefret, tiksinme türünden derin duygulara bağlayan bu inanç, felsefeci Jorge L.A. Garcia’nın sözleriyle güç kazandı: "Irkçılık kafadan çok insanın kalbinde yaşar."
     
     Racism: A Short History
     George M. Fredrickson
     Princeton Univ. Press
     216 s.
     Fiyatı: $ 22.95
     









 KÜLTÜR & SANAT


Melül bakışlı öfkeli adam
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Dişiliğin kitapları
"Her seyahatim bir aşk macerası"
Barbar Kherae!
Tekrar merhaba
Soyut ve gerçek karması
Edinburgh’da olmak vardı...
"Hepimize yetecek kadar alkış var!"
Bari biz bağrımıza basalım!
Türk popu onunla gurur duyuyor!
"Medyatik şımarıklardan sıkılmadınız mı?"
Pentagon’un sansürlediği film
Post - televole zamanları
New York nefret tarihini sevmedi
İnsanın derin çaresizliği
Naylonun perde arkası
Sanatçılar "Kooperatif"i
Fren balatasından heykel
Son durak İstanbul
Foça’da 4 gün 4 gece
"Neşeli yazıyorum kasvetli oynuyorlar"
Şeytanın avukatı
Duyduk duymadık demeyin!
Korku adasında şenlik
Çağdaş Külkedisi masalı
Hadi gülümse
Hayat atölyesi
İranlı kadınların Internet günlükleri
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet