16 Ağustos 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Naylonun perde arkası

Nedim Şener, "Naylon Holding" isimli kitabında Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları tarafından hazırlanan 2 bin 500 sayfalık raporun ışığında "naylon"u anlattı.

     Nedim Şener, 1980’lerin başında tanıştığımız "naylon fatura" gerçeğinin boyutlarını anlattığı kitabında Orhan Aslıtürk ve Muhammet Ciğer tarafından kurulan paravan şirketleri ortaya çıkarıyor. Fakat önce "naylon fatura" kavramının ülkemizdeki genel kabulunün (!) altını çiziyor. Zira bu konuda Büyük Larousse Ansiklopedisi’ne bile katkımız var. "Naylon" (nylon) kelimesinin kaynağı olan İngiltere’de dahi "naylon fatura" tanımının bulunmadığını belirten Şener, fatura sahteciliğinin ansiklopedideki karşılığının pratikteki karşılığının yanında hafif kaldığını da özellikle belirtiyor.
     Yurt dışındaki bankalarda bulunan yüklü hesaplar, paravan şirketler, karmaşık ilişkiler ağı, haksız kazanç vs. son yirmi yılda Türkiye’nin gündeminden hiç düşmedi. Özellikle, sağladığı vergi kaçakçılığı yoluyla ülke ekonomisine önemli ölçüde zarar veren "naylon fatura"yı kimler kullanıyor? Şener, sahtecilik yapanların üç grup altında toplanabileceğinden söz ediyor: İlk grupta organize biçimde sahte fatura düzenleyenler yer alıyor ki bunlar ticaret hukuku konusunda bilgili, eğitimli kişilerden oluşuyor. Fakat eğitimin sonu yok! Söz konusu olan sahtecilik bile olsa... Organize çalışanlar, tıkandıkları noktalarda eski Maliye Bakanlığı’nın çeşitli birimlerinde çalışmış olanların yardımlarıyla ilerliyorlar. Daha az eğitimli olan bireysel çalışanlar, eğitimsizliklerinin bedelini daha az kar ederek ödüyorlar. Son grupta bulunanlar, paravan olarak kullanılanlar ki bu gruptakiler fiilen sahte fatura ticaretine katılmıyorlar. Faturacı profili kadar fatura çeşidi de mevcut. Duvar tipi fatura mı istersiniz, tahvil tipi fatura mı?
     Hayali ihracatın altyapısını oluşturan naylon fatura, Nedim Şener’in verdiği bilgilere göre, özellikle İstanbul’da çok yaygın olarak kullanılıyor. İstanbul’da, adı sahte belge olayına karışan yaklaşık 30 bin şirket olduğunu belirten Şener, "Naylon Holding"in kurucusu Orhan Aslıtürk’e haksızlık etmiyor ve farkını belirtiyor: "Orhan Aslıtürk’ün özelliği, naylon fatura organizasyonunu holding görüntüsüne sokabilecek bilgi, tecrübe ve cesarete sahip olmasıdır." 1.7 milyar dolarlık hayali ihracat yapan Orhan Aslıtürk’ün yaşamı sürprizlerle, olmayacak tesadüfler çıkıyor karşımıza.
     "Naylon Holding" kitabına konu olan diğer isim Muhammet Ciğer. Kitapta daha çok yan karakter olarak çıkıyor karışımıza. 1994 yılında yaşanan devalüasyon, Aslıtürk ve Ciğer’in yollarını birleştiriyor. Bu ilişki, yeni şirketler, yeni ilişkiler anlamına geliyor pek tabii ki. Orhan Aslıtürk bu arada dönemin Şişli Belediye Başkanı Gülay Çokay ile evlendi. Nedim Şener’in "Duşta şarkı söyleten evlilik" adını verdiği bölüm, kitabın en ilginç bölümlerinden. 1997’deki bu izdivaca kadar pek çok "başarılı organizasyon"a imza atan Orhan Aslıtürk’ün kamuoyunca tanınması, yazık ki ancak bu evlilikle mümkün oldu. Şöhretin de bedeli(!) ağır. Gecikmiş şöhret, yakın tarihte çiftin, yolsuzluklarının ortaya çıkması nedeniyle yurt dışına kapağı atmaları ve akabinde de boşanmalarıyla ödetti bedelini. Devam eden hukuki süreci daha iyi anlayabilmek ve olayların perde arkasını öğrenebilmek için önemli bir kaynak "Naylon Holding".
     
     Naylon Holding
     Nedim Şener
     Om Yayınları
     261 s.
     Fiyatı: 8.500.000 TL.
     









 KÜLTÜR & SANAT


Melül bakışlı öfkeli adam
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Dişiliğin kitapları
"Her seyahatim bir aşk macerası"
Barbar Kherae!
Tekrar merhaba
Soyut ve gerçek karması
Edinburgh’da olmak vardı...
"Hepimize yetecek kadar alkış var!"
Bari biz bağrımıza basalım!
Türk popu onunla gurur duyuyor!
"Medyatik şımarıklardan sıkılmadınız mı?"
Pentagon’un sansürlediği film
Post - televole zamanları
New York nefret tarihini sevmedi
İnsanın derin çaresizliği
Naylonun perde arkası
Sanatçılar "Kooperatif"i
Fren balatasından heykel
Son durak İstanbul
Foça’da 4 gün 4 gece
"Neşeli yazıyorum kasvetli oynuyorlar"
Şeytanın avukatı
Duyduk duymadık demeyin!
Korku adasında şenlik
Çağdaş Külkedisi masalı
Hadi gülümse
Hayat atölyesi
İranlı kadınların Internet günlükleri
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet