
|

Şeytanın avukatı
Her gün saat 15.00 - 18.00 arasında 105.7 Hot Station’a kulak verirseniz, radyoda şeytanın avukatlığını yapan Demet Tuncer ile karşılaşacaksınız.
Bu kadar şıkır şıkır olmanızın sebebini soralım önce.
Harem’in üçüncü albümü çıkıyor ve ben de varım. İki tane şarkı söyledim, biri İspanyolca, biri İngilizce. Gaupo ve Turkish Delight. Onun kapak çekimleri vardı o yüzden böyle boyadılar beni. Yakında konserlerimiz başlayacak.
Hayırlı olsun, radyo programınıza gelelim hemen.
Üç aydır Hot Station’dayım. Ama iki aydır şov yapıyorum. Tesadüf oldu. Hot Station değil de Best TV’de Ayşe Özgün ile tanıştırıldım. Onlar bir şov programı için birilerini arıyorlarmış. Sonra olmadı. Ama buradaki arkadaşlarla görüşüyordum. Amerika’da "Around The World in Two Hours with Turkish Delight" diye bir program yapmıştım. Sonra Mehmet Ali ile sabah programlarını yapmaya başladım. Ardından haftasonu... En son da her gün oldu.
Bu arada bir de diziye başlamışsınız.
Evet, "Çocuklar Duymasın". Müzikal tiyatro background’um var. Dizinin eylül döneminde rol alacağım.
Şu Amerika meselesine girelim. Hayatınızın büyük bir bölümünü Amerika’da geçirmişsiniz. Yeteneğiniz de orada keşfedilmiş.
1990’da Türkiye birincisi olarak gönderildim. Armand Hammer United World Collage sınavını kazandıktan sonra. Dolayısıyla Türkiye’yi temsilen gittim. 15 - 16 yaşında orada profesyonel olarak başladım müzikallerde oynamaya. Şan hocam Sting’in şan hocasıydı. Üniversitede siyasal bilgilere girdim. University of New Mexico’da. Diplomat olmak ve Türkiye’yi temsil etmek çok güzel bir düşünceydi. Ama müzikal tiyatroya da devam ettim. 1993’te tiyatro hocam, Univercity of Oklohoma’da, Broadway’e transfer oldu, Demet dedi bir kişiyi götürüyorum oraya, seni seçtim. Gelmek ister misin? İzin çıkmadı ailemden. Siyasal bilgilere devam ettim ama müzikal tiyatro için kendim para biriktirip bir şeyler yapmaya çalıştım. Böyle böyle okulu bitirdim. Türkiye’ye döndüm.
Niye döndünüz?
Amacım aslında diplomat olmaktı. Geri geldikten sonra bir şeyleri değiştiremeyeceğimi gördüm. Çark devam ediyor, ben o çarkta öğütüleceğim. Müzik, tiyatro bitecekti, erkek arkadaşıma, kocama bile karışacaklardı. Öyle şeylere gelemem! İçimde var biliyorum, benim sahnede olmam gerekiyor. N’apiyim derken, Türk Amerikan İşadamları Derneği’nin Amerikan Ticaret Odası’na müdür oldum.
Buyrun bakalım.
Çok cazipti. İki tarafı birleştirmek. O dönemde bir ödül töreninde ben çıktım şarkı filan söyledim. Sahneye çıktıktan sonra dedim ki hayır ben bunu yapmak istiyorum. Sonra Başbakanlık için GAP Zeugma 2000 projesine girdim. Gaziantep’e gittim ve hayatımın en güzel iki ayını geçirdim.
Ne yapıyordunuz projede?
Diplomatik ilişkiler ve uluslararası medya ilişkilerini götürdüm. Sonra İstanbul’a geri geldim. Şimdi sağlam bir ekip olsun, uzun vadede bir yerlere gelelim istiyorum.
Kurdunuz mu grubunuzu?
Yavaş yavaş oluyor.
Albüm hazırlıkları var mı?
Etnik bir albüm istiyorum ama sadece etnik değil, elektronik müzik clubber tarzı. Etnik müzik bu aralar patlamada, Türk müziği de öyle. Bunu yavaş yavaş işleyip bir şekilde İngilizce de katarak, hem Türkiye hem yurt dışı için bir şeyler yapmak istiyorum. Artı Londra ve New York’taki müzikaller için demoya başladım.
KÜLTÜR & SANAT


Melül bakışlı öfkeli adam
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Dişiliğin kitapları
"Her seyahatim bir aşk macerası"
Barbar Kherae!
Tekrar merhaba
Soyut ve gerçek karması
Edinburgh’da olmak vardı...
"Hepimize yetecek kadar alkış var!"
Bari biz bağrımıza basalım!
Türk popu onunla gurur duyuyor!
"Medyatik şımarıklardan sıkılmadınız mı?"
Pentagon’un sansürlediği film
Post - televole zamanları
New York nefret tarihini sevmedi
İnsanın derin çaresizliği
Naylonun perde arkası
Sanatçılar "Kooperatif"i
Fren balatasından heykel
Son durak İstanbul
Foça’da 4 gün 4 gece
"Neşeli yazıyorum kasvetli oynuyorlar"
Şeytanın avukatı
Duyduk duymadık demeyin!
Korku adasında şenlik
Çağdaş Külkedisi masalı
Hadi gülümse
Hayat atölyesi
İranlı kadınların Internet günlükleri
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|